şükela:  tümü | bugün
  • uluslararasi sirketlerin sikca basvurdugu bir nevi vergi kacirma ve sirketi kar etmiyo gibi gosterme yontemi. bir cok degisik ulkede yatirimi bulununan sirket, vergi orani yuksek olan ulkedeki sirketin karini vergi orani daha dusuk olan diger bir ulkedeki sirketine aktarir boylece aradaki oran sirketin kasasina devlete atilmis guzel bi kazik olarak girer.
    ayrica sendikakalara valla bak kar etmiyoruz istediginiz parayi veremeyiz demek icin
    ve sirketin bulundugu ulkeden ucuz elektrik,su ve hizmet talep etmek icin kullanilir.
    yasal uckaatcilik
    (bkz: sony) (bkz: microsoft) (bkz: fadil akgunduz)
  • en basit haliyle vergi kacirma yoludur. bircok dunya devi legal olarak bu yola basvurur. bu sekilde vergiden %10-20 kurtarirlar ve ceplerine indirirler. kendi ulkelerine olan bagliliklarini da gosterir bu olay. bu sistemin cok kullanilmasi sonucu ortaya yeni fikirler dogmustur. daha onceleri sirketlerin dogduklari ulkelere cok bagli olduklari sanilirken artik bunun hicde onemli olmadigi ve sirketlerin kendilerine daha fazla yarar saglayabilecekleri herhangi bir ulkeye de gidebileceklerini kanitlamistir. (bkz: mne) (bkz: mnc)
  • safe haven diye tabir edilen bir ülke seçilir... orada bir offshore sirket* kurulur...

    1. ana sirket x ülkesinden aldigi ucuz ürünleri y ülkesindeki aliciya satmadan, kendi kurdugu araci sirkete yine ucuza satar. araci sirket ürünleri gerçek fiyatina y ülkesindeki aliciya satar.
    sonuç = elde edilen kari araci sirket gerçeklestirmis olur, ana sirketin vergi tabani az tutulur...

    2. ana sirket x ülkesinden alacagi ürünleri ucuza kendi kurdugu araci sikete aldirir. sonra bu ürünleri gerçek fiyatindan satin alip daha da pahaliya y ülkesindeki aliciya satar.
    sonuç = ana sirketin kar marji düsük tutulur, asil kari araci sirket gerceklestirir...

    netice itibariyle bu iki yolun da amaci kari verginin düsük oldugu yerde odaklayip, ana sirket için vergi kacirmak eylemini mümkün kilar...

    oecd'in arm s length principle gibi prensiplerle bu yönteme minimum bir etik kazandirmaya çalismis olmakla beraber, ati alan üskudari geçmistir...
  • parmağıma kurdela ettim bunu yarın öbür gün hatırlayayım... sol kolumdaki kıbrıs lekesini çağrıştırdı şerefsizim...
  • aynı ticari organizasyon içinde yer alan bir işletmenin, farklı bölümlerinin mal alış ve satışında piyasa fiyatlarından farklı olarak belirledikleri fiyatlardır.firma, bunu yaparak kazançlarını yüksek vergi oranının uygulandığı ülkeden düşük vergi oranı olan ülkeye çekerek düşük gösterir ve çifte vergilendirmeden kaçar.
  • firmaların aşırı fiyatlarla alım veya satımlar yapamaları sonucu elde ettiği karları vergiden kaçırmamaları için maliyenin getirdiği düzenleme.

    2007 başından beri bu işlemlerin ‘emsal fiyat aralığı’ ile karşılaştırmasını yaparak en büyük cezaları kesmeyi amaçlamaktadır. hedef orta & büyük şirketlerdir.

    yabancı şirketlerin tek kurtulma yolu ise maliyecileri kapıdan sokmamaktır.
  • "ilişkili kişi"lerle mal veya hizmet satışında "emsallere uygunluk ilkesi"ne aykırı bir bedel tespit edilmiş olması halinde ortaya çıkan, kurum kazancının tespiti sırasında indirimine izin verilmeyen kazançlar. kriterlerin ne olacağı konusunun net olmaması söz konusu değildir, bilakis konuyla ilgili yeni kanundaki hükümlerin önceki kanundaki "örtülü kazanç" başlığı altındaki hükümlerden en önemli farkı ortaya çıkabilecek ihtilafları asgariye indirebilmek için anahtar kavramlar olan "ilişkili kişiler" ve "emsallere uygunluk ilkesi"yle ilgili daha objektif kriterlerin belirlenmiş olmasıdır.
  • şöyle açıklayalım: diyelim ki boncuk işi yapan birisiniz. meksika'daki fabrikanızda üretim yapıyorsunuz. ürettiğiniz boncukları dünyanın pek çok ülkesinde satıyorsunuz. bu arada türkiye'de de. boncuğun türkiye'deki piyasa fiyatı 100 usd olsun. meksika'daki maliyeti ise 50 usd olsun. bu durumda

    1- meksika'daki fabrikanız boncuğu türkiye'ye 70 usd'ye satsın. türkiye diğer giderleriyle birlikte 75 usd'ye mal edip 100 usd'ye satsın ve 25 usd kar elde etsin. türkiye'de kurumlar vergisi %20 olduğundan, 25*0,20=5 usd vergi öder. meksika'daki fabrikanız 20 usd kar elde eder ve -diyelim ki vergi oranı %15 olsun- 20*0,15=3 usd vergi öder. toplamda ödenen vergi 5+3=8 usd olur. net karınız ise 45-8=37 usd olur.

    2- şimdi meksika'nın satış fiyatıyla oynayalım bakalım ne olacak. aynı vergi oranlarını esas alalım. ve boncuğumuzu türkiye'ye 70 değil, 90 usd'ye satalım. meksika'nın karı 40 usd, ödeyeceği vergi 40*0,15=6 usd, net karı da 40-6=34 usd olur. türkiye ise, yine 5 usd diğer giderlerle birlikte toplam 95 usd'ye mal ettiği boncuğu 100 usd'ye satar ve 5 usd kar elde eder. ödeyeceği vergi 5*0,2=1 usd, net karı da 5-1=4 usd olur. sizin toplam net karınız 34+4=38 usd, ödeyeceğiniz toplam vergi ise 6+1=7 usd olur.

    küçük bir fiyat ayarlaması ile görüldüğü gibi net karımızı 37 dolardan 38 dolara çıkartırken, vergimizi de 8 dolardan 7 dolara düşürdük.

    ha 37 ha 38, ne fark eder ki demeyin. söz konusu olan milyonlarca, hatta yüzmilyonlarca dolar olunca, elde edilecek vergi avantajının boyutları da dudak uçurtacak cinsten oluyor. (edit: dudak uçurtmak da ne ki? 'dudak uçuklatacak' olacaktı doğal olarak)

    transfer pricing ismi de buradan gelir zaten. bir mal veya hizmet için, ilişkili şirketler arasında transfer edilecek miktarın fiyatlaması yani.

    tabii meksika ve türkiye maliyeleri olaya el atacaktır. meksika devleti 3 yerine 6 dolar vergi alacağından, gayet memnun olur. ama türkiye 5 yerine 1 dolar vergi alacağından, emin olun ki kapınızı çalacak ve "ulan sen ne bok yedin ki, aynı işten aynı cirodan daha az kar elde etmeye başladın? yoksa örtülü kazanç dağıtımı mı yapıyorsun?" diyecektir. kendinizi savunamazsanız, ciddi vergi cezasıyla karşılaşırsınız.