*

şükela:  tümü | bugün
  • tumevarim'in tersi..
  • grup sekste herkesin aynı anda gelmesi... 500 yılda bir yaşanır...
  • teoriden hareket ederek gercege ula$ma chabasidir. (bkz: tumevarim)
  • (bkz: matematik) (bkz: rasyonalizm)
  • (bkz: tikel)
  • doğrusu "tümden gelim" olan kelime öbeği...

    tümel bir önermeden tikel bir önermeye, yasalardan olaylara, etkenden etkiye geçme yolu, talil, dedüksiyon.
  • ülkemiz ilköğretim okullarında okuma yazma eğitiminde kullanılan yöntem.çocuklara harfler değil fiş cümleleri verilir.bu fiş cümlelerinden hareketle okuma yazma öğretilir.yetişkinlere okuma yazma eğitimi verilirken ise tümevarım yöntemi kullanılır.
  • - tum insanlar olumludur.
    - sokrat bir insandir.

    o halde,

    - sokrat olumludur.

    gorundugu gibi boyle bir argumanin sonucu, tumevarimin aksine yeni bir$ey soylemez. onculleri birle$tirerek bir sonuca ula$ir. ancak yukaridaki argumanin dogrulugunu tarti$amazsiniz, boyle bir avantaji vardir tumdengelimin.
  • "tanri" dusuncesi bir tumevarim, insanlardaki "butun"e varma, tek olana ulasma, boylece kurgu, yapi ve dusuncede tutarliligi yakalama ornegi. bu dusunce ise kendisini bir tumdengelim olarak gosteriyor. insanlarin tumevarim cabasi tanrinin bir oldugu fikrinin kesfiyle, herseyin bir'den turedigi sonucunu olusturup bir tumdengelim dinamigine donusuyor. daire'yi tamamlamadikca tutarliligi saglayamazsiniz, dolayisiyla inanilabilirligi de saglayamazsiniz. sorulan butun sorularin cevaplarinin sonsuzda birbirini dogrulayacak sekilde kesismesi gerekir ki dusunce sistemi tutarli olsun. sebep-sonuc iliskisine dayali temel mantigimizin cikmazi, tamamlanamayan bu dairede gizli. (tavuk mu yumurtadan cikar yumurta mi tavuktan? cikmazi gibi) aslinda bu sebep-sonuc iliskisinde oyle bir "pattern" var ki, daireyi tamamliyor. dongusel bir cikarim haline gelip butun sorularimiz kendi cevaplarina referans gosteriyor bir sure sonra. bu zohar'da gecen su sozu cagristiriyor "baslangic sonda gizlidir". dolayisiyla kabbalistik inanc sistemi kendisini dogruluyor, hayir, aslinda butun tek tanrili major inanislar kendi tutarliliklarini baslangic ve sonu birlestirerek boylece sagliyorlar. mukemmel bir tutarlilik. sebep-sonuc iliskisi dahilinde ulasacagimiz sonuz da ayni, olanca bilimselligimizle: sebep sonuc oluyor, sonuc da sebep. cemberimizin son noktasi ayni zamanda baslangic noktamiz da olabilir. cemberin uzerindeki her nokta hatta baslangic noktamiz belki de sonuc noktamiz olabilir. o zaman belki baslangic ve sonuc noktamiz ayni, tek bir nokta. belki baslangic ve son aslinda ayni sey, sebep ve sonuc da. bir'ler, aynilar..dolayisiyla tutarlilar. ve yine dolayisiyla bu ikisinin olusturdugu mantiksal dairemiz de tutarli. cunku daha baslangicta "yapisi" (atomu) tutarli. sonsuza giden bir sarmal olarak dusunemeyiz o zaman sebep sonuc ile iteledigimiz mantiksal arastirmayi. cunku isin icine sonsuz kavramini soktugumuzda, bu sarmalin sonsuzda baslangiciyle birlestigini gosteren bir donguselligin varligini da kabul ediyoruz aslinda. bu dongusellik, sarmalin ya da dairenin "dogasinda", yapi taslarinda var. sayi dogrusu uzerinde fibonacci dizisini ve altin orani dusunun, ya da yine sayi dogrusu uzerinde sonsuza yaklastikca artan duzensizligi, kaosu, donguselligin yitisini. belki bahsttigimiz "doga", "yapi" zaten bu kaotikligin ta kendisi. bu dongusellik, sonun baslangica yonelmesini saglayan, baslangic ile bir olmasini saglayan dinamigin kendisi. ((bkz: entropy)) duz gittigini sandigimiz sayi dogrusu (metaforik olarak) aslinda sonsuzda bir cember halini mi aliyor yoksa. yoksa benim bu yaptigim mi bir tumevarim, ya da belki tumdengelim? bir olani, butunu ispatliyorum derken, yoksa olmadigini mi ispatliyorum? yoksa tumevarim da tumdengelim de, eger bir tumun varligini bastan kabul ettiyseniz, ayni seyler mi? (sonsuzda) tumevarimi metaforik olarak kullanageldigim sayi dogrusunda "arti sonsuz", tumdengelimi ise eksi sonsuz olarak dusunursek, farki sifir mi olur yoksa hiclik mi? bir sonuc elde etmemiz (yani sifir, ya da hiclik) aslinda bir baslangic oldugunu kabul etmemiz anlamina mi geliyor? yoksa cikarmanin sonucu hiclik mi? ama sifir hiclik demekti zaten? (matematikte sifirin kesfi ve tek tanrili inanc sisteminin evrimsel gelisimi) yani, benim bir butune varma ugrasim, aslinda bir tumdengelim de, ben bir butunun varligini onu arayarak bastan kabul ettigim icin mi yine ona ulasiyorum? yani cemberi cizmeye yoktan, hicten degilde bir referans noktasiyla mi basliyorum? bir sebeple ya da belki bir sonucla? (bkz: cogito ergo sum) o zaman hicligin varolmasi icin, hicbirseyin var olmamasi gerektigi dogruysa, hicbirseyin yoktan var olmamasi icin mutlaka birseyin yoktan var olmasi gerekiyor. (mu?) mantik olarak hiclik, "hicbirseyin olma(ma)si" demektir, ise, o zaman en azindan hiclik "vardir". oyleyse, sayi dogrusu uzerindeki ilerleme ozunde sadece bir progress. amacsiz, mantiksiz, duzensiz, kendini dogrulayarak tutarliligini koruyan. hiclikten hiclige, ya da aslinda ayni anlamda olan, varliktan varliga ulasma cabasi. bu cabanin kendisi "progress". gecen her saniye ile icinde olup yasadigimiz. zaman diye bir kavram olur muydu eger hicbirsey olmasaydi?
    (bkz: http://www.insite.com.br/…/images/escher/hands.html)
  • tümden gelip tekevarımdır.