şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: çocuk)
  • evlenmeden önce görme ya da tanışma ihtimali çok düşük olan uzaktan akraba ya da aile tanıdıklarını evlendikten sonra sanki bi bok yapmışcasına ziyaret etme isteğini kendilerinde zorla oluşturmak ilk aylarda bunu bir iş edinmek

    + senin babanın teyzesinin torunlarıyla görmüşmüydük
    - hayır bebegim onlara da bi görünelim evet unuttuk hepten
    + adresi varmı hayatım sende
    - yok çiçeğim babamdan alıyım bi
    - tamam herşeyim
  • yeni evlilerin ve yeni yalniz yasayanlarin bir salakligi olarak, tavugu temizlemeden pisirmek ve eve davet edilen ailelere rezil olmak *
  • yeni evli ve ezelden beri de salak olan şahsın, salaklığını evliliğinin yeniliğine bağlaması olabilir mesela. *

    -ay ne salaksın neriman!
    -öyle deme şükufe abla, aslında salak değilim de yeni evli olduğum için üstümde bir salaklık var bu sıralar.
    -yok yok sen evlenmeden önce de böyleydin.
  • hani karı kocalara özgü olan ciddi bir kol kola yürüyüş vardır ya, kadın erkeğin koluna girer yürürken; görünce anlarsın "hah, bunlar evli" diye...işte yeni evliler bu modu yeni deneyimledikleri ve üzerlerindeki görmemişlik halini henüz atmamış oldukları için apartman merdivenlerinden bile aynı modda inip çıkarlar...görülmüşlüğü vardır.
  • her gelene evi gezdirmek, her eşyanın hikayesini anlatmak ve akabinde kek-çay eşliğinde düğün cd si seyrettirmek...
  • gelinin düğünden sonra takılan altınların hepsini takmak zorunda hissetmesi, yeni evlilerin yaptığı salaklıklardan biri değildir. zira, o altınlar, yalnızca takı niteliği taşımadıkları gibi (yeni ailesinin geline gösterdiği hürmetin, yeni ailenin bereketinin, vb. de ifadesidirler), bu gelenek ne dün icat edilmiştir ne de her zaman gelinin kendi tasarrufudur. ancak, bu eylemin, dibimizde savaş varken, altın son on yılların zirvesindeyken kapkaççıların kol gezdiği metropollerde icra edilmesi, "salaklık" sayılmasa bile, yeni evlilerin yaptığı tedbirsizliklerden sayılabilir pekala.
  • ailelerden birine yakın ev tutmak.. kurtulmuşsunuz işte ailelerden, mümkünse şehir değiştirsenize!!
  • düğün gecesi ertesi (ertesi gün, ertesi hafta) ailelere el öpmeye gitmek.
    en salağı da düğün gecesi ertesi gününe rastlamak zorunda kalan el öpme ziyaretidir.

    hayır insan özellikle babasının yüzüne bakamıyor suç işlemişcesine (evet baba yaptı, ühüühüüü), e baba da kızına bakamıyor, ne demeye bu işkence?

    neymiş, salaklık etmeyecekmişiz, mümkün mertebe araya zaman koyarak olanları unutturacakmışız.

    ya hayır bir de gerek yok, tamam gelenek görenek öpelim tabi, ziyaret edelim çok güzel de niye düğün gecesi ertesi, ya niye yaaa..

    edi:ha düğün yapmak da ayrı bir salaklıktır, o ayrı.
    (bkz: bekarken yapılan son salaklık)
    ..
    şimdi düğün yapanlar salaktır gibi anlamlar çıkarmak isteyen olacaktır, hayır seven yapsın bana ne, ben bireysel salaklığımı sevmediğim halde düğün yapılmasına engel olamamamla yaptım, oldu mu..