şükela:  tümü | bugün
  • memleketteki evlilik kurumunun kısa özeti ve - kanımca - bir çok boşanmanın görünmeyen sebebi.
  • insanların evlilikten korkmasını sağlayan muhatap sorunudur.
  • bizim ülkemize has -herkesin kendini dünyanın en kıymetli insanı saydırma- çabasıdır.
    yeri gelir, her iki tarafın komşuları dahi buna dahil olur. bu ne üstünlük kurma çabası yaa? efendi efendi mutlu olsanıza seven iki kişi adına.
    ama yooook,
    "ben onlara gitmem, onlar bana gelsin"cilik yapılacak illa.

    ellerin aile yapısı öyle mi, "anneeeaa, babaaa, bak bu corrç, biz nişanlandık, evleniyoruz" diyor ve herkes adına seviniyor. batı durumu aşmış azizim.

    (bkz: hayatı romantik komedi sanmak)
  • tek kişiyi ciddiye alıp geri kalan elli kişiye nanik yaparsanız hiç önemi kalmayan hadise.
  • evlilik sürecinin en itici kısmıdır. bu sürece giren kişiler '' nolurdu sevdiceğimi alıp, baskılar olmadan evlenebilseydik'' diye düşünürler tahminimce.
  • evlenip yurtdisina yerlesmeyle cozulebilecek sorun. esiniz de kendi sulalesinden "akrabalari ozledim :(((" muhabbeti yapmayacak kadar bezmisse cok iyi de olur, super de olur.
  • (bkz: #9916364)
  • sürü sepet insanın her şeye burnunu sokmasıyla, bir evlilik klasiği. dertlerine koşmayan insanların, hadsizce ve küstah bir şekilde her şeye karışması. bir derdin olsa, bu kadar konuşup, kafa yormazlar. lazım olduklarrı yerde yoklar, lazım olmadıkları yerde anında biterler.

    dikkat edin, bu daha ilişki safhasında, akrabalardan önce sevgilinin arkadaşlarıyla başlar. adamın ilişkisine bakıyorsun, aksayan bin türlü tarafı var, sen "o ilişkiyi yaşayan ben değilim. demek ki kendisi memnun." diyerek düşünceni kendine saklıyorsun ama o dümbelek susmuyor.

    elalem başkasının yaşantısını, fikirlerini, seçimini değiştirmek istiyor. yahu ben niye senin beyninle yaşayayım? sen bana "al, benim beynimi kullan." diyorsun. kimsin sen? nesin? hangi dar zamanımda yanımda oldun da bana ya da eşime, sevgilime dost ayaklarıyla fesatlık yapıyorsun?
  • bazıları için küçük bazıları için büyük problemdir ama hemen her evlilik vakasında vardır bu durum.

    nice cengaverler gördüm "abi biz karar aldık yengenle. ikimiz karar alıcaz. diğerleri ne derse desin" diyerek sürece başlayan. lakin iş ilerledikçe illa ki insanlar yorum yapmak zorunda hisseder. bir anda kendi ailenizden bile hiç tanımadığınız dezzelerin ninelerin "koltuğun bok rengini alın, duvarı da göt rengine boyayın. kaynım yaptı çok güzel oluyor" yorumlarına maruz kalırsınız. dengeniz sarsılır. sendelersiniz.

    bu durumun iki temel sebebi vardır aslında:
    1 - aileniz için dünyanın en şükela gelini/damadı sizsinizdir. size ne yapılsa azdır.
    2- bazıları gerçekten birilerinin evliliği için yaşar. illa bir yorum yapmak zorunda hisseden tiplerdir bunlar. en iyiyi kendi bildiklerini sanıp, kendi doğrularını hatta kendi gerçekleştiremediği hayalleri size dikte ederler.

    sıfır sorun politikasıyla dengelenmelidir tüm bu coşkulu duygular.