hesabın var mı? giriş yap

  • lord eddard stark denen aktrollü ortaya çıkaran kahraman. emeğine sağlık. özel dedektiflik kariyeri üzerine bir düşünsün derim:)

  • 10 gün önce ülke başkentinde ana muhalefet lideri diri diri yakılmak istenen ülkede yaşayan orta dogulularin komiklik yaptığı başlık.
    7 haziran - 1 kasım ülke tarihinin en karanlık dönemlerinden birini yasamamis gibisiniz.
    3 yıl önce kendi elleriyle besledikleri cemaatçi grup tarafından darbe girişimine maruz kalmamış gibi şakalar yapabiliyosunuz.
    seçim sonuçlarını kabul etmeyen bir diktatörün ülkesinde yasamiyormuscasina baskalarinin az gelişmisligiyle alay ediyosunuz.
    sizin bu ağlanacak halinize gülen şımarıkliginizla kim alay etsin acaba?

  • memlekette çürümüşlüğün bir başka şekli. kime yaranacağınızı şaşırdınız.
    allah belanızı versin, versinde o çocuktan daha beter olun inşallah.

  • doğru yazılışı archaea olan taksonomik sınıf. gerçi bu da kabul ediliyor olabilir.

    daha önce bakteri sanılan fakat sonraları bakterilerden epeyce farklı olduğu anlaşılan, böylece kabul edilen yeni sınıfandırmaya göre, bacteria, eukaryota ve archaea üçlü sınıflarından biri.

  • bazen de bunca yılı (2,5 yılı) bir anda silip atmaya yönelik olaylardır. hani bazen insan anlar ya, ya da şöyle anlatayım, sizden daha tecrübeliler bir ortam da der ya: "abicim güvenme kimseye, kimse babanın oğlu değil. " siz de kişisellikten, aklınızdan kötü bir şey geçmediğinden güvenirsiniz, umursamazsınız. olay sadece patronla ilişki değil, genel olarak para bazen gerçekten ikinci plandadır.

    ama malasef öyle değil...

    ........................

    -sen heralde bundan sonra yemezsin? yedin yani bi şeyler. istersen de ye ama, neyse...
    -....... (herşey biter, silip atarım o anda ama anlarım durumu)

    ........................

    olay bursa'da geçiyor. iş için gitmişiz yine. genelde ben tek giderim de o gün müdürle gitmişiz. bir lokantada öğle yemeğine oturduk. o da yemek öncesi mail atıyor ama ben felaket açım. kafe gibi bi yere oturduk, yemek kısmı diğer yanda. bana dedi "önce burada oturalım 20 dakikaya geçeriz yan tarafa". ama hayvani açım, cidden. sabah 5'te kalkmışım, kahvaltı da edemedim zaten. beynim durmuş toplantılardan. bi de bu adamın 20 dakikası en az 45 dakika demek, net biliyorum.

    +ben alayım buradan bişiler yemek öncesi. siz de ister misiniz? tost falan alayım size. çay?
    -yok ben almayım.
    +çay da mı içmezsiniz.
    -yok sen iç ya.(ters ters bakıyor ama da ben anlamıyorum)

    gittim tost falan aldım. tabii kredi kartımla aldım ben de. o da elimde gördü. ben farketmiyorum. gittim afiyetle yedim. diğer tarafa geçtik.

    malum diyalog.

    -sen heralde bundan sonra yemezsin? yedin yani bi şeyler. istersen de ye ama, neyse...
    -....... (herşey biter, silip atarım o anda ama anlarım durumu)

    benim şarteller attı resmen. "ne diyor bu adam?" diyorum. konuyu da uzatmak istemedim, yemedim bi şey. çıkarken kasaya gittik. ben de arkadayım. bu hesabı ödeyecek bakıyor bana.

    +şirket kartı sendeydi? hscb versene bi onu?
    -yok bende değili, hiç bende olmadı ki?
    +az önce elindeydi ya? (jeton sesi geldi benden, düştüresmen jeton)
    -yok o benim kartımdı, kendi kartım.
    +..........

    adam resmen kartı elimde gördüğünde sanmış kafama göre şirket kartınla alacağım (ki alsam ne olacak 2 tost ama yapmam biliyor) ben adama tost ısmarlayım diyorum kendi paramdan. bahsettiğimiz konu o kadar basit ama beni bitirdi. bunca zamandır ne o beni tanıyabilmiş demek ne de ben onu. patron heryerde aynı, küçük hesaplar yaparlar ister istemez. ne düşündü o an, nasıl böyle şeyler düşündü bilemedim. yok, "beklenti meselesi" demeyin. ben bi şey beklemiyorum zaten. aramızda espirili zamanlar geçse de asla ciddiyeti ve o patron-çalışan ilişkisini bozmadım. ama bazı değer yargıları vardır, ve kırılma noktaları vardır. bu da onlardan biriydi.

    koca koca adamların bu tarz küçük hesap yapması, sizin bile bu hesapları yapmıyor olmanız sinir bozucu oluyor hani şu minik sinekler gibi.

  • ilyada'yi anlatmaya ba$lamadan once, $oyle bir neler olmu$ bitmi$ esas konunun oncesinde onu anlatalim. truva sava$i'nin ba$lamasinin nedeni troy kralinin oglu paris'in bir guzellik yari$masinda afrodit'e kiyak gecmesi (ki kar$iliginda afrodit'ten sparta'ya gidip helen'e ula$masi yardimini ve garantisini almi$tir) ve onu bu yari$mada birinci secerek, helen'i kendisi ile birlikte troy'a kacmasina ikna etmesidir. helen, yunanlilarin (akha) krali menelaus'un zevcesidir. bu kacirma/kacma olayinin akabinde menelaus devasa bir ordu kurar, ordunun genelkurmay ba$kanligina da karde$i agamemnon'u getirir. bu orduda buyuk kahraman achilles de vardir. zaten kitabin ba$ karakteri de achilles'dir. ordu truva'ya gider ve sava$ ba$lar. truva'daki bir kasabaya saldiri sirasinda cok guzel iki kiz bulunur ve rehin olarak alinirlar akhalar tarafindan. bunlarin isimleri briseis ve chryseis'dir. achilles ve agamemnon troya sava$inda o ana kadar gosterdikleri ustun ba$arilarindan dolayi bu kizlar kendilerine odul olarak verilir. chryseis, tanri apollo'nun rahipligini yapan chryses'in kizidir. chryses agamemnon'a kizini birakmasi icin yalvarir ama agamemnon bunu kabul etmez. bunun uzerine chryses apollo'dan yardim dilenir. i$te ilyada bu noktada ba$lar.

    apollo bir yunan kampina salgin hastalik yollar ve bu yunan ordusunun moralini bozar. peygamber calchus, agamemnon'un chryseis'i serbest birakmasi halinde salginin duracagini aciklar. agamemnon istemeyerek de olsa bunu kabul eder, fakat bu sefer de bu kaybini telafi etmek icin achilles'e verilen kiza (briseis) sulanir ve sahip olur. achilles onurunu kucuk du$urucu bu olaya cok sinirlenir ve askerlerini sava$tan ceker. o gece achilles, annesi denizler kralicesi thetis'e zeus'a rica etmesi icin dua eder ve zeus'tan istedigi yunanlilarin sava$i kaybetmesini saglamasi ve boylelikle yunanlilarin achilles'e muhtac olarak ondan sava$ alanina geri donmesini saglamaktir. bu sayede zedelenmi$ onurunu tekrar saglayacagini du$unur. zeus bunu kabul eder, her ne kadar truvalilardan nefret eden hera (zeus'un karisi) bunu onaylamasa da. zeus agamemnon'u sava$i kazandiklarina ikna eder ve zafer (oyle oldugunu saniyor) sarho$u agamemnon askerlerine sava$i aldiklarini ve eve donme vaktinin geldigini aciklar. bir ba$ka kahraman sava$ci odysseus bu askerleri durdurur ve tekrardan sava$a hazir hale getirir. truva'nin en buyuk sava$cisi hector tarafindan korkaklikla suclanan paris, helen'in babasi menelaus ile teke tek dovu$meyi kabul eder. paris menelaus'a tam yenilmek uzereyken afrodit tarafindan kurtarilir. agamemnon sava$i kazandiklarini aciklarken, sava$ tanrisi athena bir truva sava$cisina menelaus'u yaralattirir. ortalik yine kari$ir. artik tanrilar da sava$a katilmi$tir. yunanli liderlerden diomedes, athena'nin yardimiyla yunanlilari ba$arili bir $ekilde yonetir, truvali kahramanlardan aeneas'i ve ayrica afrodit'i yaralar. diomedes apollo'ya saldirip, ares'i yaraladiktan sonra tanrilar sava$tan cekilir. diomedes glaucus'a saldirirken aslinda atalarinin arkada$ oldugunu ogrenir. bu ikili sava$mama karari alirlar. hector eve geri doner ve karisi andromache ve oglu astyanax'i truva duvarlarindan sava$i seyrederken bulur. sonra hector sava$a geri doner ve bir yunanli ile bire bir dovu$ yapmak ister. cesur bir yunanli sava$ci olan ajax kendisi ile dovu$mek icin secilir. hector tam oldurulecekken tanrilar yine sahne alir ve birden gece oluverir ortalik. bu da sava$i yeniden durdurur. her iki ordu da bu a$amada ate$kesi kabul eder ve olulerini gommeye ba$larlar. yunanlilar bu sirada kamplarinin etrafina bir savunma duvari orerler. tanri zeus ve gizemli bir guc olan "fate" yunanlilarin i$lerini bozarlar. hector komutasindaki truva ordusu yunanlilari endi$eye sokar. truvalilarin ba$arisi uzerine agamemnon hatasini kabul eder ve odysseus'u, ajax'i ve phoenix'i tekrar sava$a geri donmesini ikna icin achilles'in yanina gonderir. phoenix achilles'in eski hocasidir. fakat achilles sava$manin ona hic bir $ey getirmeyecegini soyler ve sava$ alaninda kalacagini ama kendi gemilerine ve bulundugu yere bir saldiri gelmedigi taktirde sava$a girmeyecegini soyler. daha da endi$elenen agamemnon bir sabah erkenden odysseus ve diomedes'i bir casusluk gorevine gonderir ve bu ikisi bir truvali casus ve uykularinda olan bir cok truva muttefikini oldururler. ertesi gun agamemnon tekrar ordusunu sava$a sokar, ilk ba$larda onemli ba$arilar alirlar ve "esrarengiz guc" fate truvalilarin kazanmasina karar verir. kampta bulunan achilles'in en yakin arkada$i patroclus geri donen bir cok yarali asker gorur ve onlara yardim eder. bu sirada denizlar tanrisi poseidon (zeus'un karde$i) yunan ordusuna yardim eder ve ordu tekrar truvalilarin on kisimlarina saldirir. olimpos daginda oturan hera, poseidon'un yunanlilara yardim etmesine sevinir. hera, yunanlilara yardim etmek icin zeus'u ba$tan cikarir ve onu uykuya gonderir. bu noktada yunan ordusu sava$i kazanmaya ba$lar. fakat tam bu sirada zeus uyanir ve poseidon'u evine yollar. zeus'un fikrine itaat edilir ve ona gore sadece apollo hector'u harekete gecirerek tarti$maya girebilirdi. hector ordusunu yunan gemilerine saldirmaya yoneltti. patroclus, achilles'den zirhini istedi ve boylelikle truvalilari yaniltabileceklerini soyledi. achilles istemeye istemeye olsa da bunu kabul etti ama sadece gemileri kurtarmasini, hayatini tehlikeye atarak truvalilara saldirmamasini istedi. patroclus, onun ordusu ile ba$arili bir sekilde truvalilari geri puskurttu ama bununla yetinmeyip zeus'un oglu sarpeton'u ve bir cok askeri oldurdu, truva duvarina saldirdi. apollo tarafindan yardim edilen hector patroclus'u oldurdu. akhalar bunun uzerine truvalilarin patroclus'un vucuduna i$kence yapmamalari icin cabaladilar ancak hector'un achilles'in zirhini ele gecirmesini engelleyemediler. bunun uzerine menelaus achilles'e patroclus'un oldugu haberini iletti. bu haberi alinca hector cok uzuldu ve hektor'dan en iyi arkada$inin intikamini almaya yemin etti. bu yemini kendisinin yakinda olucegini bile bile etti. achilles truvalilara saldirdi, geceleyin truvalilar bu saldiri kar$isinda geri cekildiler ve akhalar patroclus'un olu vucudunu i$kence yapilmaktan kurtardilar. truvalilar yeniliyor olmalarina ragmen hektor truva duvarlari icinde geri cekilmeyi reddetti. olimpos daginda metal, demir i$lerinin tanrisi hephaestus achilles'e kaybettigi zirhini telafi edebilecek bir zirh yapti. yeni zirhi cok guzel i$lendi. ertesi sabah thetis zirhi achilles'e getirdi. agamemnon ondan ozur diledi ama achilles'in aklinda sadece intikam almak vardi, o yuzden bu ozuru pek dikkate almadi.

    truvalilar gelecek olan felaketi hissederken, tanrilar da her an sava$a mudahale edecekmi$ gibi bekliyorlardi. ilk saldirida bir ara achilles, aeneas ve hector'u oldurmeye cok yakla$ti ama apollo onlari kurtardi. bunun ardindan achilles truvalilari xanthus nehrine dogru surdu ve siki$tirdi. genc bir truvali kendisine onlari affetmesi icin yalvardi ama onu dinlemeyen achilles burdaki tum truvalilari nehirde bogdu. bu olaya sinirlenen bir nehir tanrisi achilles'i bogmak istedi ve achilles ortadan kayboldu. fakat poseidon, athena ve hephaestus onu kurtardilar. bunun uzerine diger tanrilar da sava$a dahil oldular. tamamen yenilen truvalilar kendi $ehirlerine donduler fakat hector $ehrin duvarlarinin di$inda kaldi. achilles'e kar$ila$maktan korkuyordu ama ba$ka caresi de yoktu. achilles gorununce hector kacmaya ba$ladi. achilles $ehir duvarlarini 3 kez dola$ti hector'u bulabilmek icin. zeus hector'un olmesine karar verdi. bunun uzerine hector achilles ile kar$ila$ti ve dovu$u kaybetti. achilles hektor'un vucudunu kendi at arabasina bagladi ve arkasinda surukledi. hector'u bu halde goren anne ve babasi feryat figan agladilar, andromache hector'un geri gelecegini bekliyordu ama olusunu gorunce izdirabindan bayildi. achilles sonraki gunler de hector'un vucudunu ayni $ekilde suruklemeye devam etti. o ana kadar gomulmemi$ olan patroclus'un vucudu, hayaletinin achilles'e yalvarip kendisini gommesini istemesi uzerine gomuldu. zeus achilles'in yaptigi hatalardan sonra problemi cozmeye karar verdi ve tanrica iris'i priam'a gonderdi. priam achilles ile konu$tu ve achilles hector'un vucudunu serbest birakti. daha sonra truvalilar hector'un vucudunu gomup yas tuttular. yunanlilar tam zafere icinde askerlerin bulundugu dev bir ati $ehir duvarlarindan gecirerek elde ettiler.

    eserin milattan once 750 ile 675 yillari arasinda yazildigi du$unuluyor.