hesabın var mı? giriş yap

  • 3 tip ve imam;

    tip: meraba.. biz amatör olarak dinle ilgileniyoruz da.. bir ustadan yardım alalım dedik..
    imam: amatör mü?.. nası amatör?...
    tip: isterseniz önce işlerimizi gösterelim.. bunlar nacizhane benim yazdığım ayetler.
    imam: la yürüyün gidin tövbe tövbee..
    tip: fotokopiyle kutsal kitap da çıkarttık.. adı: incir.. bakmak ister misiniz?
    imam: la havle vela kuvvete illa billa..
    tip: hah.. onun yerine lay lay loy loy gibi birşey düşündük..
    imam: la yürü!!!

  • bir insanın kabiliyetini/yeteneğini/istidatlarını israf etmesi. gelişmemiş ülkelerde özellikle bol görülen bir israftır. iktisatta geçen ''tasarrufların etkin kullanılamaması'' gibi kalıplarda da akıllara gelmesi gerekir. kabiliyetleri yönlendirmemek gibi devletin ve toplumun sorumluluğu varsa da kişisel sorumluluğu da elbette ki yoğundur.

    genelde bu tarz büyük potansiyellerin kaybı hiç yazılamamış ve bilinemeyen hüzünlü öykülerdendir. faydaya dönüşememiş potansiyel de bir anlam ifade etmemektedir. özellikle toplumumuzda bana göre yapılan bir hata da vardır ki iltifat olarak ''çok zeki'' sözünün kullanılmasıdır. bir insan gerçekten zeki olsa dahi bu başlı başına bir iltifat sebebi değildir bana göre. çünkü zeki olmak başarılmış bir şey de değil doğuştan gelen bir durumdur. önemli olan o zekayı işletebilmektir. bu da sabır, irade, zamanla yol, yöntem öğrenme gibi çeşitli yetenekler ister. önemli olan nokta da budur. bunun için çalışkan insan -hemen hemen- her zaman başarılı olabilirken zeki insan için çalışma olmadığı sürece önemli bir atılım yapabilmek mümkün değil. bu da emek olmadan hiçbir şey olmayacağının bir göstergesidir. bu dünyada ciddi manada bedelsiz hiçbir şey yoktur.

    büyük miktarda miras bile kalsa şahsınıza parayı yönetemediğiniz sürece hazıra dağ dayanmayacak ve sermaye yok olup gidecektir. tıpkı akıl ve yetenek sermayeleri gibi. o yüzden bana göre kimse doğuştan çok şanslı değil de sadece farklı koşullarda ve farklı alanlarda bir sınav vermekte. sermayenizin çok olması şanslı olduğunuz anlamına gelmemekte hatta bazen sorumluluğunuzun daha ağır olduğu anlamına gelebilmekte.

    onun için ne istediğine dikkat etmeli insan. bedelsiz olmaz.

  • atanamayanlar boşuna üzülmesin zira benim gibi hakkari şemdinliye 50 km uzaklıkta bir köy okuluna atananlar da var. van'a uçakla gidilecek sonra yaklaşık 6 saatlik karayolu ulaşımı yapılacak. yüksekova'dan şemdinli'ye geçilecek.

    hani o tv'de gördüğünüz mayın döşeli vadi yolları var ya. hah, dolu bir bavulla aval aval etrafa bakarak oradan geçecem.

    o yüzden kötü yer geldi diye zırlayıp durmayın. kötü göreceli bir kavram gördüğünüz gibi.

    edit: mesaj atıp destek olan herkese sonsuz teşekkürler.

  • kısa yolla verilen kilo o yolun bitiminden hemen sonra size geri döner. aylardan şubat şimdi başlasak her ay 4 kilo vererek yaza kadar var ya üf ne biçim oluruz.

    ben şöyle yapıyorum o yüzden;

    abur cuburu kestiğimi, tuz ve şeker kullanmadığımı, hamur işini haftada ikiden çok yemediğimi ve meyveli soda, kola, gazoz vb gazlı içeceklerle bağlarımı koparttığımı, kızartmaların yerini fırın pişirmelerinin aldığını, yağa neredeyse küstüğümü belirteyim önce. neredeyse derken yemekler sıfır yağla olmuyor ayrıca belli bir miktar yağ girmeli bünyeye, olmazsa metabolizma çalışmaz ve kastan kilo kaybedersiniz.

    evde şeker rahatsızlığı olan biri olduğu için yemek saatlerimiz belirli, 10.30'tan önce kahvaltıyı bitirmemiz gerekiyor. o yüzden saat 8.30 gibi kalkıyorum sabah ve kalkar kalkmaz (yüzümü dahi yıkamadan, evet) ılık su içiyorum büyük bardakla.

    sabah nasıl ılık su buluyorum baş ucumda? bardağı peteğin üzerine bırakıyorum, evdeki sıcaklık derecesi düştükçe devreye giren ısınma sistemimiz sağ olsun ben uyanana kadar bir iki kere ısıtıyor o bardağı. soğuk su azıcık daha zor içiliyor o yüzden ılık. gün içinde su içmemek de size zarar verir, su alarmı indirdim günde 7 kere hatırlatıyor bana. su için, su önemli!

    su içtikten sonra kalkıp on-on beş saniyelik esneme hareketleri yapıyorum. maksat kan akışını hızlandırmak, vücuda miskinlik yapma artık uyandık olum! demek.

    sonra iki mandalin yiyip, haşofmanları çekip 1 saat tempolu yürüyüşe çıkıyorum.

    peki neden mandalin, anlatsam ya biraz? spor yaparken susuz kalmamanız için mütüş önemi olan bir meyve kendisi. seviyoz!

    havalar efsane soğuk olduğu için kat kat giyinip ninjalar gibi sadece gözlerim görünecek şekilde çıkıyorum evden ve yürüyorum.

    tempo için motivasyon önemli, güzel bir workout listesi açıyorum.

    1 saatlik yürüyüş sonrası -adım sayar kullanmanız da sizi motive eder hem de ne yaptığınızı takip edebilirsiniz benimki 6 bin küsür adım oluyor- eve gelip nike training club uygulamasından en en en en hafif egzersiz programını açıp 6 - 10 dakika arası yan lungedır yarım şınavdır tekrara dayalı sporumu yapıp duşa giriyorum. uygulama çok güzel ve ücretsiz. azıcık incelerseniz seversiniz, android ve ios'ta mevcut.

    bir dilim tam tahıllı ekmek, bolca salatalık - su oranı yüksek ve sıfıra yakın kaloride olduğu için tıkanana kadar yiyebilirsiniz-, haşlanmış yumurta, iki tatlı kaşığı kadar şekersiz reçel, şekersiz çay, iki üç zeytinden oluşan kahvaltımı yapıyorum. peynir ve domates sevmediğim için yemiyorum ama beslenme uzmanları peynir yağsız olduğu sürece karışmıyor istediğiniz kadar yiyebilirsiniz.

    öğle yemeği 12-1 arası ve protein ağırlıklı, saat 4- 4.30 gibi bir meyve; elma, ayva, portakal, 3 mandalin vs gibi, avucu tam doldurmayacak kadar sade leblebi çünkü meyve ile karnım kazınıyor ve sade kahve, akşam da 7 gibi ve sebze ile protein ağırlıklı. sulu yemek varsa iki öğünden birinde bir dilim ekmek daha yiyorum.

    alakasız saatlerde acıkırsam yoğurt yiyorum. sade yoğurt tadını sevmediğim için içine pul biber ve nane atıyorum. pul biber ve yoğurt yağ yakımına yardımcı. yaban mersini, greyfurt gibi yağ yakımına yardımcı besinleri yeme düzeninizde uygun yerlere yerleştirebilirsiniz.

    bu kısım hatun kişileri ilgilendiriyor; adet dönemi diyet için ıstırap doludur, tatlı krizleri içine meyve doğradığınız yoğurtlarla geçirilimeye çalışılmalı, kuru yemişlerabartmadan yemeli, geçmezse bitter çikolata ile durdurulmalı. sağlıklı abur cubular da yapabilirsiniz kendinize ama ben üşeniyorum, günde bir muz canınızı kurtarır. hem tatlı ihtiyacını giderir hem de sancıların şiddetini azaltır. potasyumu yüksek yiyecekler de sancıları azaltır mesela bulgur pilavı, yanına cacık oh mis!

    hayatımın hiçbir döneminde çok kilolu biri olmadım ama bu en başta yazdığım alışkanlıklarımdan kaynaklanıyor ve yukarıda anlattıklarım da kilo vermemde/ olan kilomu korumamda gerçekten etkili olan şeyler.

    girdiğim en uzun entari bu oldu sanırım. eyyorlamam bu kadar.
    edit medit:@jfpv ve @francescotottix sayesinde öğrendim artık spotify adımlı zımbırtısı yokmuş. ben burdan siliyorum da seni gönlümden silemezler piremses.....

  • öğrendiğiniz zaman ne yapacağınızı şaşırırsınız, eliniz ayağınız birbirine karışır, boğazınıza bir yumru yerleşir, hemen inkar edersiniz, kabul etmezsiniz, edemezsiniz 20 yıl boyunca anne dediğiniz insanın aslında teyzeniz, babanızın da enişteniz olduğu gerceğini. sonra sakinleşir ve düşünmeye başlarsınız fizyolojik ailem beni neden istemedi. sorup soruşturursunuz doğum kontrol yöntemleri siz doğduğunuzda yaygın olsaydı, hayatta olmayacağınız gerceğini öğrenirsiniz. sonra annenizi daha çok seversiniz size bu kadar düşkün olduğu için, üzerinize titrediği için, bir melek olduğu için. ona gerceği bildiğinizi hemen söyleyemezsiniz üzülmesin diye. babanız gözünüzde gercek bir kahramana dönüşür çocukları olmuyor diye annenizi yarı yolda bırakmamıştır sizi her şeye karşı korumuştur. fizyolojik ailenizden nefret edersiniz sizi piç gibi ortada bıraktığı ve aileniz ve sizin durumunuz iyi olduğu için bu size söylemelerini ve bundan maddi menfaat sağlamaya çalıştıkları ve bunu söyleyip sizin dünyanızı nasıl karartıklarını düşünmedikleri için.