şükela:  tümü | bugün
  • "uçabildiğini kimseye söyleme. öyle bir inanmazlar ki, düşersin..."

    kim söylemiş unuttum ama çok doğru demiş. bir iş sonuçlanmadan, bitmeden anlatma kimseye ki senin yapacağına inanmayıp seni de inandırmasınlar ya da kem gözleri değmesin de işin rast gitsin. çok kıskanç ve basiretsiz insan var!
  • adeta hayat felsefem. kafamda planladığım işi gerekleştireceğim güne kadar yakın arkadaşlarım ve akrabalarım dahil kimse bilmesin diye özel çaba gösteriyorum. sanki dayanamayıp söylersem işin büyüsü bozulacak ya da çomak sokmak isteyen birileri olacakmış gibi geliyor hep. garip tabii...
  • konusu ne ile alakalı olursa olsun kesinleşmemiş hiçbir şey için hiç kimseye bilgi vermeyin, açıklama yapmayın. onun haricinde:

    1. aşk hayatınızın
    2. aile yaşantınızın
    3. iş hayatınızın
    4. maddi durumunuzun ve varlıklarınızın
    5. kariyerinizin ve gelecek hedeflerinizin

    detaylarını ana-babanız, eşiniz/partneriniz ve belki kardeşiniz dışında hiç kimse ile paylaşmayın. bunu bir yaşam felsefesi olarak benimsediğiniz ve uyguladığınızda hayat kalitenizin nasıl arttığına siz bile şaşıracaksınız. çünkü insanların büyük çoğunluğu dışa vurmasa da kıskançtır ve haset eder, bu da sizin hayatınızı öyle ya da böyle etkiler.
  • bunu hayatım boyunca hemen hemen hiç yapamadım. ama yapmayı öğreneceğim.
    sebebi “nazar olması” değil.

    başlıkta da yazıldığı gibi insanların güzel şeyleri gerçekten mahvetme kabiliyeti.

    gözleriniz parlayarak bir hayal anlattığınız kişi hiç bilmiyormuşsunuz gibi sizi kendince çok önemli gördüğü gerçeklerle yüzleştirebilir.

    olumsuz fikirler saçabilir. olumsuz enerji verebilir. tek bakış bile mevcut enerjinizi düşürebilir.

    genelde insanlar; “yap ulan. ne harika bir plan! bence kesinlikle başaracaksın. en kötü denemiş olursun. ve her koşulda yanındayım” demez.

    çürütür de çürütür. uyuşturur. kafanızı karıştırır. kuvvetle muhtemel ben, siz, o çoğumuz böyleyiz.

    çok da lüzumlu değil yani anlatmak.
  • resmen beyninizi kurtarır.
    mesela bir yerle iş görüşmesi mi var? evet işte bunu kimseye söyleme! bir iş mi düşünüyorsun işte bunu söyleme!
    hele sürekli didik didik eden bir annen varsa asla ve asla söyleme. ulan iki günde bir sorar, yorum yapar aman tanrım kabus.
    20 yaşımdan sonra bunu öğrendim ve işe başlayacağım gün girdiğimi, bir şeyi aldığım gün aldığımı vs. şeklinde bir politika ile devam ettiriyorum.

    öneririm.
  • her yolunda giden işine birilerine anlattığında nazar değen kişinin akıllanınca yaptığı şeydir... yine geçen gün bir halt ettim birine anlattım yolunda giden şey allak bullak oldu... kafama sıçayım...
  • tek başına yeterli olmaz. o işten sonuç alıp açıkladığında o vakte kadar söylememiş olduğun da ortaya çıkar çünkü ve bu seni bi anlamda "gizemli" yapar. insanlar meraklıdır ve gizemliyi, gizleyeni fark ettikleri anda daha bir iştahla izlemeye, yengeç yengeç yanaşıp hesapta çaktırmadan daha bi gözlemeye başlarlar. o yüzden önem verdiğin işleri gizlerken önem vermediğin, tırı vırı, fake işler hakkında da hevesliymiş gibi bol bol konuşarak gürültü yapmalısın. herkesin sıradan olmadığını ispatlamak için non stop konuştuğu ve kimsenin kimseyi hakikaten kulak verip dinlemediği bi kakafonide suspus ortada durmak etrafın zombilerle çevriliyken havaya ateş etmek gibidir çünkü. hepsi bi anda hu?? diye sana döner.

    ki sadece giriştiğin, niyetlendiğin işler için değil, her konuda geçerli bu gürültü yapma kuralı. beşeri ilişkilerde en verimli yol hiçbir zaman kaçmak-saklanmak veya yüzleşip dövüşmek değildir çünkü. kamufle olmaktır. burunlarının dibinde, yarılmış bi karpuz kadar apaçık ortada ve bi plastik sandalye kadar sıkıcı olmalısın. sonuçta kamuflajın tüm numarası bakana baktığı yerdeki her şeyi gördüğünü ve orada görmeye değer bir şey olmadığını düşündürtmektir.
  • kehf suresi 23. ayet

    23. ve lâ tekulenne li şey’in inniy faılün zâlike ğadâ;

    hiçbir şey için “onu yarın kesinlikle yapacağım” deme

    24. illa en yeşaallâh* vezkür rabbeke izâ nesiyte ve kul ‘asa en yehdiyeni rabbiy li akrebe
    min hazâ raşeda;

    sadece “inşâ allâh = allâh inşa ederse” kaydıyla demen, müstesna! unuttuğunda rabbini
    zikret (hatırla)! ve de ki: “umarım rabbim beni kurbunda olgunluğa erdirir.”
  • cevrenizdeki insanlarin olumlu ya da olumsuz beklenti olusturmasina engel olmaktir. kisinin ruh sagligi yönünden (hassas bir mizaci varsa) uygulayacagi saglikli bir davranis modelidir.

    hayirlisi be gülüm komikcilerine ya da bunu ciddi ciddi söyleyenlere maruz kalmamaktir. bir sen bil yeter, temiz is. olumlu olursa soylersin, olmazsa diiiit!

    bir de şöyle bir şey var:
    iyi olursa allahtan, kötü olursa senden.

    mahalle baskisi
    arkadan ittiriyorlar
    baskı önizleme
  • nazar meselesini ayrı tutarak söylüyorum, kendi kendine eline yüzüne bulaştırırsın ve biter mesela. bir meselenin ne kadar çok bileni olursa o kadar çok beklenti gelişir. fazla anlam yüklersin falan. söylemeden kimseye halledip olduktan sonra güzel birşeyin haberini vermek de daha tatlidir hem.
hesabın var mı? giriş yap