şükela:  tümü | bugün
  • öncelikle: (ara: kitap oku*).
    sonra: (bkz: çok kitap okuyan erkekler)
    (bkz: çok kitap okuyan kızlar)

    mao zedung'un tasvip etmediği bir eylemdir çok kitap okumak. aklımda kaldığı kadarıyla şöyle bir şeyler demişti kültür devrimi sırasında:

    "çok fazla kitap okumamalıyız. çok fazla kitap okursak kitap kurdu, doğmatik, revizyonist olabilir, hatta kendi zıttımıza dönebiliriz *. bir düzine kadar yeter."
  • kitap okumanin kimi ozelliklerinden odun vermeye razi olursaniz cok masrafli olmayabilen eylem. (bkz: ekitap)
  • odanızda artık basacak yer kalmamasına sebebiyet veren bir eylemdir.
  • küçük kitapevleri sayesinde okuduğunuz kitabı gidip başka bir kitapla değiştirme şeklinde de gerçekleşebilen eylemdir.böylece hem maddi külfeti az olacaktır hem de odada basacak yer kalacaktır pek tabi.
  • (bkz: book crossing)
  • türkiyede de epsilon yayinevince başlatılan (bkz: sesli kitap) uygulaması yüzünden orta vadede, çok kitap dinlemek eylemine dönüşebilecek aktivite
  • manası pek muğlak, ölçüsü olmayan dolayısıyla ne ile ve kime göre ölçeceğinizi bilemeyeceğiniz eylemdir. şimdi, çok kitap okumak da ne demek? günde bir kitap bitirmek midir? haftada bir kitap mı yoksa? bu kitap kaç sayfa olmalıdır çok kitap okuyor sayılmamız için? mesela 100 sayfalık bir kitap okuyorsak günde, ama bir diğeri sadece 30 sayfa okuyorsa, 100 sayfa okuduğumuz için çok mu kitap okuyor sayılacağız? peki ya 100 sayfa okuyan pembe dizi roman okuyor da, 30 sayfa okuyan teorik metinler okuyorsa? yani en iyisi "çok kitap okumak" diye bir ifade biçimi olmasın bu dünyada, "kitap okumak" olsun onun adı, rahat edelim. biri bana bilmiş bilmiş "kızım çok kitap okur, gel de kütüphanesine bir göz at" dediğinde, ben de gidip baktığımda, orada dizi dizi pembe dizi gördüğümde, sinir olmayayım. siz bu çocuğa kitap mitap okutmayın, verin bir atölyeye çırak olsun demeyeyim.
  • keşke işten güçten zamanım olsada hergün yapabilsem dediğim eylem.
  • (bkz: kebikec)