şükela:  tümü | bugün
  • yılmaz erdoğanla mükremin ve lütfiye abla karakterini tekrardan hatırlattıkları kusa süreli oyunda yüzü gülerken ağlıyordu kadın. gözünden yaşlar süzüldü, gidenlere selam olsun derken. kadının acısı her yerinden okunuyordu. bu şekilde devam eden hayata alışmak, insanı sanki yavaş yavaş bitiren bir hastalığa alışmak gibi. ben acı çeken bir kadın gördüm ama sağlam duruşu da takdire şayandı.
  • t: türkiye'nin en yetenekli oyuncusu.

    eşini trafik kazasında kaybetmiş, allah sabır versin.

    uzay heparı'nın konuyla alakasını anlayamadım yalnız. ne yapsın kadın kendini mi kessin ben ne uğursuz bir insanmışım diye?
    tamam belki bu mevzu haber değeri taşıyor da siz haberci değilsiniz. bırakın bunu da söylemeyin ne kaybedersiniz?
    böyle bir karşılaştırmaya maruz kalmak kadını eminim iki kez yıkacaktır.

    allah eşine rahmet eylesin.
  • emniyet kemeri takmamış olabileceğini düşündüm ve evet maalesef öyleymiş. şu emniyet kemeri konusunu ne zaman açsam, dost meclisinde bile linç yiyorum anasını satayım.
    takın arkadaşım takın! yeter artık şunun önemini kavrayalım artık..
    arabalar gelişti, artık 90lı yıllardaki uçan tenekeler, ortadan ikiye bölünen tofaşlar yok, ama ölüm oranları değişmedi..
    allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun..
  • başı sağ olsun. aşkı tatmış olduğuna yürekten sevindiğim kadın. acısı biraz olsun dindiğinde, bu güzellik ısıtır umarım içini: nicelerine nasip olmamış bir sevda, yıllar yılı o güzel kalplerde yaşadı.

    erdal tosun'u uğurlarken "10 saniyelik saçma bi tesadüf, burda toplanma sebebimiz" demiş; videosuna denk geldim şimdi.

    https://www.dailymotion.com/video/x544oos

    zamanın izafiyeti ve hayatın saçma sapanlığı kafayı yedirtiyor bazen. bir karar, bir hata, bir dalgınlık... sonuçları bu kadar keskin olduğunda, insan yaşamı ve anlamını sorguluyor.

    cenazeyi izlerken, sanırım herkes tabuta kendi kocasını, babasını koyup paramparça oluyor.

    ya telefon çalarsa şimdi? annem ararsa beni? belki bir kalp krizi?

    şu ihtimalle yaşıyoruz ya biz bu ömrü, akıl alır şey değil.

    habire ve mutlak suretle, nesilden nesle ölüyoruz fakat ölümle barışamadık gitti. keşke diyorum biraz dini inancım olsaydı. belki daha kolay olurdu.

    her fani ölümü tadacak da geri kalanlar napıcak?
  • sırf müstehcen sahneleri oynayabilmeleri dışında bi halt edemeyen bölüm başı bilmem kaç bin alan yeni yetmeleri görmekten bıkanlara, aldığı her rolün hakkını veren bir sanatçı görmenin mutluluğunu yaşatan usta oyuncu.
  • bu kadına mobil uygulama güncellemesi gibi şive güncellemesi geliyor.
  • oyununu izlemeyenler için "insan değilsiniz" demiş oyuncu... peki.

    haybeden gerçeküstü aşka gidelim dedik, arayıp sordu arkadaş öğrenci 35 milyon demişler, bir yutkunduk biz de. ama ama öğrenci, ama ama indirim dedikse de kendimize dedik, napalım başka bir bahara dedik. 35 milyon vermedik diye insanlıktan oluyormuşuz, tüh işte gençlik, bilemedik. affetsin.
  • bir demet tiyatro'da -ayarı bozuk sekreteri canlandırırken- ''mersi mersi'' deyişi ve hıçkırıkmışçasına kaçan kahkahaları ne zaman aklıma gelse gülmemi sağladığı için bile çok sevdiğim lütfiye abla.
  • bana meryl streep'i çağrıştıran tam anlamıyla, "komple" oyuncu.

    zamanın ötesinden: ne sevmeyeni varmış arkadaş ya. liste başından giriş yaptı. tamam tamam ali lukunku'yu çağrıştırıyor bana.
  • neden uzay heparı'dan ısrarla bahsediyorsunuz? gerçekten çok ağır zihinsel bir engeliniz olmalı. ben başka bir şey düşünemiyorum sizin adınıza çünkü. sanki demet akbağ uzay heparı'yı öldürmüş de yıllar sonra cezasını bulmuş gibi yazmanız yok mu bi de.

    eşini kaybetmiş çok değerli sanatçı. dilerim allah acısını hafifletir ve sabrını bolca verir.