şükela:  tümü | bugün
  • uyku ile uyanıklık arası mırıldanmalar. hayatımda gördüğüm en asil kederle yüzleşme. bir insan ancak bu kadar zarif acı çekebilirmiş. şiir okur gibi tekrar tekrar okudum dinlerken tüm sözleri, nick cave'in tüm hüznünü ağır ağır sindirdim. bazı kısımlar çok acıtıyor yalnız.*
    aldous huxley'nin, "belki de bu dünya başka bir gezegenin cehennemidir" sözü var ya hani, ben bunun mümkün olduğuna her gün başka bir sebeple ikna oluyorum. tadılabilecek güzelliklere oranla çekilecek ne çok acı var şu dünyada. bazen kendimi yaralarla dolu insanlar arasında the haunting of hill house'taki baba gibi "i can fix it! i can fix it!" diye diye canhıraş çırpınırken buluyorum. fakat hiç bir şeyi tamir edebildiğim yok. ya kollarım çok kısa kalıyor; herkese sarılamıyorum ya da kalbim çok küçük kalıyor, yetemiyorum. öte yandan evlatları hayattayken değerini bilemeyen, onları sevemeyen, sevmeyi öğrenemeyen babaları düşünüp daha çok kederlendim. evladının kıymetini bildiği halde onu kaybeden bir baba kendi cehennemine böylesine sıkışıp kalmışken, kanlı canlı evladı işte tam orada, hayattayken yüzüne dahi bakmaya tenezzül etmeyen başka bir babanın o evladı hak etmeyişine sinirlendim.
    bu albümde "kabulleniş" huzurlu hissettirse de, huzursuz eden bir "veda" da barındırıyor.
    - early birdy'nin de bir babaya ihtiyacı var, onu babasız bırakma, nick. bu korkunç yerde onu yalnız bırakma.

    --- spoiler ---

    spinning | “... and i love you, and i love you... peace will come in time, a time will come for us.”

    bright horses | “... and everyone is hiding, and no one makes a sound. and i'm by your side and i'm holding your hand. and everyone is hidden, and everyone is cruel.
    ... my baby's coming back now on the next train. the train is coming, and i'm standing here to see. and it's bringing my baby right back to me, my baby's coming home now, on the 5:30 train.”

    waiting for you | “... well, sometimes it's better not to say anything at all... well, sometimes a little bit of faith can go a long long way... your soul is my anchor, never asked to be freed. well sleep now, sleep now, take as long as you need. 'cause i'm just waiting for you to return.”

    night raid | “... they were just a sight released from a dying star. they were runaway flakes of snow.”

    sun forest | “... to be standing here alone with nowhere to be with a man mad grief and on each side a thief. everybody hanging from a tree, from a tree and everybody hanging from a tree.”

    galleon ship | “... the wind of longing in their sails searching for the other side.”

    ghosteen speaks | “... i'm beside you, i'm beside you, look for me... i try to forget to remember that nothing is something where something is meant to be. i'm within you, you're within me. i'm beside you, you're beside me.”

    leviathan | “... i love my baby and my baby loves me. it's vast and wild and it's deep as the sea, the sea. as the sun sinks into the water now. i love my baby, and my baby loves me.”

    ghosteen | “... the three bears watch a tv. mama bear holds the remote. papa bear, he just floats. and baby bear, he has gone to the moon on a boat.”

    fireflies | “... we are photons released from a dying star. we are fireflies a child has trapped in a jar. and everything is distant as the stars. i'm here and you are where you are. we are fireflies trapped in a little boy's hand. and everything is distant as the stars. i'm here and you're where you are. a star is just a memory of a star. we are fireflies pulsing dimly in the dark. we are here and you are where you are now.”

    hollywood | “... kisa had a baby, but the baby died
    goes to the villagers, says "my baby's sick!"
    villagers shake their heads and say to her
    "better bury your baby in the forest quick"
    it's a long way to find peace of mind, peace of mind
    it's a long way to find peace of mind, peace of mind
    kisa went to the mountain and asked the buddha
    "my baby's sick!" buddha said, "don't cry"
    "go to each house and collect a mustard seed
    but only from a house where no one's died"
    kisa went to each house in the village
    "my baby's getting sicker", poor kisa cried
    but kisa never collected one mustard seed
    because every house, someone had died
    kisa sat down in the old village square
    she hugged her baby and cried and cried
    she said everybody is always losing somebody
    then walked into the forest and buried her child.
    everybody's losing someone
    everybody's losing someone
    it's a long way to find peace of mind, peace of mind
    it's a long way to find peace of mind, peace of mind
    and i'm just waiting now, for my time to come. and i'm just waiting now, for peace to come, for peace to come.”

    --- spoiler ---
  • beni 10.000 parçaya bölmüş, darmadağın etmiş nick cave albümü. ebeveyn olmayan birine dahi evlat acısı yaşatabilen albüm yapmış nick cave.
    meğer pamuk ipliğine bağlıymışım, kalbim ellerimde dolaşıyormuşum.*
    dünyanın geri kalanından saklanmalı bu albüm. hem tertemiz, hem de çok tehlikeli olduğu için. sadece geceleri yastık altından çıkarılıp, herkesten gizli dinlendikten sonra kimse farketmeden yastığın altına geri koyulmalı.
  • sabah işe giderken dinlemeye başladığım ve bunu yaptığım için aşırı pişman olduğum nick cave and the bad seeds albümü. çünkü bundan çok daha fazlasını hak ediyor.

    ilk şarkı spinning song başladığı anda tüylerim diken diken olmaya başladı. o sırada durakta oturuyordum. trene binince insanlara boş boş bakmayayım diye the guardian'daki albüm incelemesine göz atayım dedim. incelemeyi okudukça, şarkılar arkadan aktıkça bu kez gözlerim dolmaya başladı. zira ölen oğlu için bir cennet yaratmış resmen bu albümde. ebeveynlik teması, albüm kapağı... şu anda ofiste oturmuş bunları yazarken, fonda şarkılar devam ediyor. hiçbir şey yapmak istemiyorum. akşam eve gitmek, hava karardıktan sonra tüm ışıkları kapatıp bir kadeh bir şey alıp ghosteen'i defalarca dinlemek istiyorum.

    teşekkürler nick cave!
  • aşırı tematik bulup beğendiğim, yoğun tinsel tınılı nick cave'in son stüdyo albümü. albümün teması ise "albüm kapağı". evet evet bu albümün teması kesinlikle "albüm kapağı". sanırım nick cave abimiz albüm kapağının koca bir çıktısını stüdyonun duvarına astırıp "haydi beyler , bu resme bakıp albüm yapalım " demiş ve adamlar albüm kapağına ithafen müzik yapmaya girişmişler. albümdeki her bir şarkıda bunu hissediyorsunuz. şu tabloya bakarak tüm parçaları tek tek dinlediğinizde bu tezimi çürütecek tek bir şarkı bulamayacağınıza eminim. albüm; karşısındakini hipnotize edebilecek güçteki kanat detaylarına sahip olan tavus kuşu kadar "zarif", at kadar "asil", "ihtişamlı" ve "estetik", orangutan kadar "karamsar" ve "yanlız", arkasındaki aslana rağmen göğsünü gererek onun önünde bekleyen kuzu kadar "cesur", dağlar kadar "erişilmez" ve "görkemli", kelebeğin aksine çok daha "uzun ömürlü" ve son olarak aslan kadar da “kral” bir albüm olmuş.
    perdelerin meltem esintisiyle dalgalandığı sıcak bir yaz akşamında mehtabı seyrederken veya soğuktan donmuş ağaç dallarının şiddetli rüzgarın etkisiyle pencere camını dövdüğü soğuk bir kış gününde çayınızı veya kahvenizi yudumlayıp lapa lapa karın yağışını izlerken arka fonda çalacak güzellikte bir albüm yapmış reis.
  • daha once ilk dinleyiste beni bu kadar etkileyen bir albumle karsilastigimi sanmiyorum. tum album ipeksi, karanlik, ruhani bi atmosferse yuzuyor: korolar, sozler, konsept inanilmaz, icinize gomuluyor. cok cok gercek, kalbimi kirip acti.
  • sisler içindeki bir gölde kürek çekerek dinlemek istediğim albüm.

    göl iskoçya'da olursa şahane olur.
  • yanışın ihtişamı yine bir kusursuz yaratmış. devası yoktur oğula vedanın, anlamayayım. bu şarkılarla yalnız beslenmek, biraz da beslemek benimkisi.
  • son albümleri skeleton tree çıktıktan 3 sene sonra, hem de hiç beklenmedik bir şekilde, gelen nick cave and the bad seeds albümü. tool'un uzun zamandır beklenen albümü fear inoculum çıkalı henüz bir ay olmuşken şimdi de cave ve avanelerinden yeni albüm geldiğini düşünürsek 2019'u müzik adına daha şimdiden oldukça başarılı sayabiliriz bence.

    cave albümü "double album" olarak adlandırıyor, yani albüm aslında iki bölümden oluşuyor. ilk bölümde 8 şarkı var:

    the spinning song
    bright horses
    waiting for you
    night raid
    sun forest
    galleon ship
    ghosteen speaks
    leviathan

    ikinci bölümde ise 2 uzun şarkı ve onları bağlayan bir konuşma kaydı var:

    ghosteen
    fireflies
    hollywood

    cave ilk albümdeki şarkılara çocuklar, ikincidekilere ise onların ebeveynleri diyor. ghosteen ise cave'e göre "göç eden bir ruh"*. bu da albümün kapağı.

    umarım geçen seneki efsane konserin ardından (bkz: 10 temmuz 2018 nick cave and the bad seeds konseri) bu albümün çıkması ile kendilerini tekrar ülkemiz topraklarında görebiliriz.

    edit: albümün bütün dijital platformlarda 4 ekimde çıkacağı kesinleşti. plak ve cd versiyonları ise 8 kasım'dan itibaren piyasada olacak, ön sipariş için buradan. ayrıca albüm 3 ekimi 4 ekime bağlayan gece türkiye saatiyle 00:00'da youtube'da da erişilebilir olacakmış ve bu saatte dünyanın çeşitli yerlerinde dinleme etkinlikleri düzenlenecekmiş.
  • masalsı bir büyüye sahip olarak acıtan mistik bir albüm ki kapak da öyle... ghosteen-prömiyer
  • zamani, mekani komple silip atan yeni bad seeds albumu. bogazim dugum.

    we are here and you are where you are.