şükela:  tümü | bugün soru sor
  • (bkz: golge)**
  • jung`un arketipleri içinde yer alan arketiptir. kişinin içindeki karanlık ve uzlaşmaz tarafları temsil eder. kişi,içinde sakladığı bu karanlıkla çoğu zaman çatışma halindedir. birçok yerde hayvan motifleriyle ifadeye dökülür.
  • evrimin ilk basamaklarından miras kalan hayvani icgudulerimiz ve varolusun antitezi olarak kisinin kendisini tamamen yok etmek istedigi karanlıgın temsilcisidir golge, insan psisesinde. gunah, seytan, dusman gibi kelime ve bu kelimelerin temsil ettigi olgularla kendine yer bulur. kimselerin onaylamadıgı yonlerimizi saklayan sırdastır. o bizim karanlık kardesimizdir. medeni ve uygar olmak adına golgemizi bastırmak zorundayızdır ve bunun icin de guclu bir maske gerekir fakat golgeyi bastırarak canlılıgı, yaratıcılıgı ve spontanlıgı da bastırmıs oluruz.

    edebiyatta ve filmlerde de sıklıkla cıkar karsımıza golge arketipi cunku iyi yazarlar kendi bilincdıslarında fokurdayan o canlılıgı ve spontanlıgı cekip cıkarır ve bununla okurun bilincdısını uyarırlar. etkileyici eserlerin sırrı burdadır. cirkin bir katil olan mr. hyde, gayet durust bir insan olan dr. jeykll'ın golgesidir. benzer sekilde frankenstein, dracula... her turlu anti-kahraman...

    ve bazen siirlerin icinden bile goz kırpar golge:

    "hangi kökler kavrar, hangi dallar bezer
    buradaki taş yığınını? ey insanoğlu
    bunu bilemez, sezemezsin, çünkü bildiğin yalnız
    bir kırık putlar yığınıdır ki güneşte kavrulur
    ve ona ne ölü ağaç gölge, ne cırcırböceği erinç,
    ne de kuru taş su sesi verir. yalnız
    burası gölge, altı bu kızıl kayanın,
    (sığın gölgesine bu kızıl kayanın) ,
    ve ben öyle bir şey göstereceğim ki sana,
    ne seni durmadan izleyen sabahki gölgendir,
    ne kalkıp seni karşılayan akşamki gölgendir,
    sana korkuyu göstereceğim bir avuç tozda"

    t.s. eliot
  • ahmet hamdi tanpınar 'ın evin sahibi hikayesindeki "yılan" motifi, gölge arketipi ni anlamak ve üstüne düşünmek için iyi bir örnektir.
  • "huzur"da, mümtaz'ın bitevî karşısına çıkartılan, ve 'yılan' motifiyle belirtilen arketiptir.

    bu arketip, sadece "huzur"da değil, "abdullah efendinin rüyaları"nda da sıkça görülür. bunun nedeni, sadece kurgu olarak hikayeye monte edilmiş bir durumdan ziyade, tanpınar'ın kendi yaşamıyla olan ilişkisidir. tanpınar, roman ve hikayelerinde, kendi hayatından yola çıkarak ilerler; eserleri onun bilinçaltının yüzeye çıkan yansımalarıdır.

    konuya dönecek olursak, huzur'daki yılan motifi, mümtaz'ın bastırmak istediği ama başarılı olamadığı karanlık ve şeytanî bilinçaltı kalıntılarının ortaya çıkarılması olup, roman boyunca canlı kılınmak istenen çatışmanın korku ve endişe tarafını temsil etmektedir. motif, kimi yerlerde doğrudan adı verilerek, kimi yerlerde de onun özelliklerine çağrışım yapılarak belirtilir. örnek olarak:

    "yol , güneşin altında harap evleri, açık kapıları, dışarıya sarkmış cumbaları , çamaşır serili balkonlarıyla harap ve bitmeyecek korkusunu verecek kadar uzun, bembeyaz, aydınlıkta adeta derisi soyulmuş gibi uzanıyordu."

    "yol, güneşin altında, onun tarafından hâlâ derisi yüzülerek uzuyordu."

    "(...) bu güneş altında, parlak bir yılan sırtı gibi , bir ucu dikilen sokağa, güneşin yer yer bir cüzam gibi duvarlara, evlere katılmak."
  • “kişi aydınlık figürleri hayal ederek aydınlanmaz ama karanlığı bilinçli yaparak aydınlanabilir.”
    carl gustav jung

    'gölgeyi ' jung' ın nietzsche’ den ödünç aldığı bir kavram olarak nitelendirmek çok yanlış sayılmaz. burada anlaşılması gereken en önemli nokta jung' ın gölge arketipine bakış açısıdır. jung, insanın dünyaya nesnel varlığını kendisinin kazandırdığını düşünür, insan bunu yaparken önce tamamen kendini tanımalı iyi, kötü, zayıf, güçlü, (gölgeli) vs tüm yanlarının farkına varmalıdır, çünkü ona göre kişi kendi eksikliklerini tamamlamadan, çatışmalarını çözümlemeden, zedelenmişliklerinin ızdırabını dindiremez.
  • (bkz: ehrimen)
    (bkz: erlik)
    (bkz: şeytan)
    (bkz: yin)
    (bkz: eris)