şükela:  tümü | bugün
  • beyaz melek' in ardından mahsun kırmızıgül' ün yazıp yönettiği ikinci film projesi.
  • özgürlükten umudunu kesmiş mahkumun tahliye anı repliği.
  • herhangi bir ingiliz vatandaşının beş enlem aşağı yolculuk ettiğinde söyleyeceği olası sözlerden biri.
  • sonradan görme yetisini kazanan insanoğlu cümlesi.
  • cekimlerine onumuzdeki hafta baslanacak. bir kismi kars, bir kismi norvec, bir kismi da istanbul'da cekilecek. 2009 sonuna kadar vizyona girmeyip once festivalleri dolasacak bildigim kadariyla.
    cekildikten sonra ne hale gelir bilmiyorum ama su an senaryo kendi icinde birbirinden farkli onlarca kucuk hikaye barindiriyor, valla bu sefer ben bile umitliyim bu filmden.
  • 12 mart 2009'da çıkacak olan film.

    edit: fragmanı için:

    http://www.youtube.com/watch?v=ngci_keo1-e
  • konusu tam olarak nedir bilemiyorum ama fragmanından anladığım kadarıyla yine türkiye sorunlarından bir tanesini ele alan mahsun filmi.
    filmi izleriz kötü çıkar yada olaganüstü bir yapım olur ama herşeyden önce mahsun'u abidik gubidik filmler çekmediği için, yaşadığı toplumun sorunlarına (yanlı yansız) eleştirisel gözle baktığı için, gerçekten işini emek vererek yaptığı için tebrik etmek gerek. ikinci filmi olmasına rağmen sadece fragmanındaki görüntüler bile iddialı bir proje olduğunu gösteriyor. izlemek için daha 2.5 ay var.
  • sarp apak ın bu kez bir jandarma onbaşı rolünü üstlendiği film.
  • fragmanini izledikten sonra beyaz melekten farkli konusu ve cok daha buyuk paralarla yapılmıs bir yapim olmasina ramen yine beyaz melegin paralelinde olan film.
    once beyaz melegi bir hatirlayalim,
    -konu olarak turk toplumunun sosyetik bir yarası olan huzurevlerine deginmekte,
    -filmde hepimizin bagrina bastigi, opesi ve minciklanasi oyuncularin bulunmasi,
    -filmin mesajlarla dolu olmasi ve bu mesajlari dolayli degil, cok gostere gostere vermesi, her yerden mesaj cikma tehlikesi. (bkz: dolaptan bir anda bes tane ferhat gocer cikmasi)
    -muziklerinin prag filarmoni orkestrasi tarafindan yapilmasi gibi diger kritik hareketlerle filme kaliteliymis imaji kazandirmak. (kalitesiz demedim)...

    gunesi gordum un fragmanindan ve mahsun kırmızıgul un acıklamalarindan su ana kadar anladikarimiz ise,
    -yine konu olarak, kanayan bir yara olan terorun toplumda yarattigi etkiler var,
    -oyuncu kadrosu, beyaz melekten paranin kirilmasi sebebiyle cok daha saglam,
    -fragmanin bile mesajlarla dolu olmasi bu konuda beyaz melegin bile tokatlanabilecegini gosteriyor (bkz: aman yarabbi)
    -filmin bircok ulkede geciyor olmasi da yine goze carpan ilginc noktalar...

    bu film gosterime girdikten sonra olabilecek seyler ise, yine kendi capinda gise rekorlari kiracak, yine anneler babalar salya sumuk aglayacak, mahsun kirmizigul filmi fesativalden festivale gezdirecek ve yeni donem yilmaz guney: mahsun kirmizigul tartismalari baslayacak...
    film hakkinda yorum yapmak henuz cok mumkun olmasada, yazan ve yoneten olarak mahsun kirmizigul un henuz asması gereken cok yol oldugu kesin! tamam teror, turk-kurt kardesligi, bunlar guzel konular ama senin verdigin mesajlarin aynisi zaten hergun haberlerde izlenip, gazetelerde okunmakta. peki yillardir ne degismis?? koca bir hic!!! senin filminin kliselerden arınmıs, ozgun bir tarzi olsun ki etkilesin. mesaji direk vermesin ki izleyicisini dusunmeye sevk etsin. birak bazi seyleri izleyici kendi bulsun!

    not:mahsun kirmizigul le yilmaz guney in ilginc bir benzerligi de filmlerindeki erol gunaydin faktoru. ikiside cikis donemlerinde erol gunaydinla calismislar.tesaduf mudur, degil midir orasini karistirmayalim...

    toparlayacak olursak gunesi gordum 29 mart 2009 da sinemalarda. gidin, izleyin, gorun anacim...