şükela:  tümü | bugün
  • istanbul'da özellikle sonbahar kış aylarında daha da yoğunlaşan sorundur. gencecik bir status epileptikus vakasını 8 kişi ybü yatağı araken 4 saat boyunca ağlaya ağlaya ambulamak zorunda kalabilirsiniz. nöbet boyunca aslında ybü'de takip edilmesi gereken miyastenik krizin yanına sandalye çekip yüreğiniz ağzınızda sabahlayabilirsiniz.
    daha fazla dillendirilmesi gereken sorundur.
  • yoğun bakımların, yoğun bakıma yatırılması gerekmeyen hastalarla doldurulması ve gerçek yoğun bakım hastalarına en başta bu nedenle yer bulunamaması durumudur. bu konuda ciddi standartların getirilmesi ve yoğun bakımların denetlenmesi şarttır. servis hastasını yoğun bakıma yatırana, sen bunu buraya neden yatırdın diye sorulmadıkça bu sıkıntı çözülmez.

    üstüne cemaatle mücadele derken yoğun bakımı olan hastaneleri kapattılar, o illerde sıkıntı en az 2 katına çıktı. cemaat-akp savaşı olayla hiç ilgisiz hastaları bile hayati tehlike oluşturacak seviyede etkiler oldu. siz kendi aranızda ne bok yiyorsanız yiyin de, bari bu işle alakasız insanları hayatları pahasına etkilemeyin.

    bir de üstüne yerel siyasiler olaya müdahil her daim. birisi bu hasta yoğun bakıma yatmalı dedi mi alttan girer üstten çıkar bir yatak ayarlar, hastayı yatırır. kurumlar siyasi baskı altında oldukça ağır durumdaki hastaların ihtiyaç duydukları tedaviye kavuşmasına imkan yoktur.

    gariban, telefonla arayıp iş bitiren siyasetçi yakını olmayan gerçek yoğun bakım hastaları da saatlerce yer boşalmasını riskli ve yetersiz ortamlarda beklemeye mecbur bırakılır. saatler sonra onlar için yoğun bakımda yer bulunmasının da bazen bir anlamı kalmaz. beyaz çarşafı üstüne örter morga doğru götürürler. hasta yer bulamayanın ilk gördüğü hekim olduğunu sanıp ona saldırır, kavga eder, dava açar. bu işin asıl sorumluları sebep oldukları durumdan vicdani sorumluluk duymadığı gibi, karşılarına çıkıp hesap soran da olmaz.
  • insana "n'olur ex olursa haber verin" diye istanbul'un tüm yoğun bakımlarına cep numarasını bıraktıran sorundur. akbabaya döndüm sonunda, vay halimize.