şükela:  tümü | bugün
  • sözlük büyük harflere izin verse bağıra çağıra yazıcam ama, olmuyor işte.

    hümanist, insansever demek değil. değil.

    değil.

    biz bunları internetlerimizde yazdık, entrylerimizde anlattık, humanitarian ile humanist arasındaki farkı bilmeyip yanlış kullanan bazı aklıevveller yüzünden türkçeye yalan yanlış girmek üzere olan bu kelimenin gerçek anlamının ne kadar muhteşem olduğunu uzun uzun açıkladık. ahanda al:

    --- alıntı ---

    "insanperver, hayırsever, şahane insan" anlamına gelmez.

    rönesansla paralel olarak gaza gelen insanlığın en önemli şeyin "insan" olduğu, insanın aslında sanılandan daha güçlü ve kudretli olduğu düşüncelerinin etrafında toplanan bir dünya algısı çeşididir hümanizm. ve o zamana kadar kağnı hızıyla ilerleyen insanlığın bugün ferrariye yetişip thy'yle aşık attırmasını sağlayan bir düşüncedir.

    artık kalkıp "hümanistim ben herkesi severim" diye saçmalamazsınız.

    --- alıntı ---

    kapitalizm nasıl para ne güzeldir çünkü paraya sahip olma itkisi toplumu ileri iter demekse, komünizm nasıl komün ne güzeldir toplumun refahı her bireyin eşitliğiyle sağlanır demekse, kemalizm nasıl atatürk'ün ağzından çıkan her söz kutsaldır ve atatürk mükemmeldir demekse, dadaizm nasıl daaadaa dada işte anlamsız sanat ne güzeldir demekse, hümanizm de insan ve insan beyni ne güzeldir, onun başarıları ne kadar kutludur demektir. aydınlanma çağı ile ortaya çıkan, o günün avrupasında varsayılan meşruiyet kaynağı olarak kullanılan dini ve doğaüstü inançlara karşın, meşruiyetini insanlığından ve onun becerilerinden alan bir düşünce şeklidir, ve daha sonra doğaüstü kavramların yanında toplumüstü kavramlara (ırk, millet vs) da ters bir ideoloji olarak kişiliğini bulmuştur. hümanistim deyince allah yok din yalan demiş olmuyorsun tabii, ama allahın veya milli birliğin filan en kutlu ve en önemli şey olmadığını, insan zekası ve başarısının kendi ayakları üstünde durabilen muhteşem bir şey olduğunu söylüyorsun.

    tabii ki her insan canı önemlidir kafası hümanizme ters değil. ama hümanizm bu değil. değil abi işte allah allah. o dediğiniz, insan hakları ve yaşamı her şeyden önce gelir mantığına anglolar humanitarian diyor, türkçeye de insansever, insanperver, insaniyet yanlısı ve benzeri şekillerde çevrilebiliyor.

    doğru kullanın şunu benim de tepemin tasını attırmayın allah aşkına ya.
  • eleştirdiği kavramın anlamını dahi bilmeyen cahillerin saldırdığı insanlar. hümanizm, insanın diğer türlerden üstün olduğuna inanan, insan çıkarı (ya da zevki) uğruna diğer türlere eziyet edilmesini onaylayan bir duruş değildir.

    "kediciği kesip bundan zevk alan şerefsizleri aklayan" insanlar hümanist değildir. gerçi zaten, sözlükte kedi katili bu şahısı aklayan kimse görmedim. varsa gösterin. ayrıca (bkz: aklamak).

    bir insanın, kediye (insana, ya da başka herhangi bir canlıya) yaptığı eziyetin aynısının ona yapılmasını istemememiz, o insanı akladığımız anlamına gelmez. nasıl idama ya da kısasa karşıysak, bu kedi katilinin de öldürülmesine karşıyız. ceza almasına karşı değiliz. bu kadar basit aslında. anlayamamak için özel çaba sarfetmeniz gerekir.

    (bkz: ekşi sözlükçülerin adalet anlayışı/@17 panda gucu)
  • 47. entrysini yazdığıma inanamadığım kavram.
    kimsenin bu taraklarda bezi yok sanırım.
    çakmalar da pek uğramamış galiba buralara. senin hümanin sana, benim hümanim bana galiba bizim topraklarda.
    neyse, sitemden ziyade tanım gerekli kutsal hazineye.
    modernize olmuş ve kendini bulmuş insanlara diyoruz hümanist.
    merkeze kendini değil, insanı koymuştur. popüler bir kavramla inine girmiştir insanın. çöreklenmiştir kalbine.
    sevgi, din, aşk, bütün kutsallıkları oraya gömmüştür.
    ırkın, milletin, rengin, soyun, sopun, kokunun, cinsiyetin bir önemi yoktur.
    her gelen sevgi ile karşılanır, gidenin arkasından saygı dökülür.
    bir hikaye;
    konya/kulu'da yaşayan bir aile isveç'e göç eder 80'lerde. 5-6 yaşlarında olan ailenin küçüğü hasan okula verilir.
    hasan anadolu çocuğu, düşünceli, mutsuz, karamsar.
    hasan içine atar.
    hasan, gel zaman git zaman düşüncelere dalar. bunu fark eden ve bir takibe başlayan öğretmeni merak eder.
    hasan'ı amirine, müdürüne, ailesine sorar ama onun düşünceli duruşuna anlam veremez. sebebini bulamaz.
    iş çığrından çıkar, medyaya yansır. isveç bu küçük hasan'ın ne derdi olduğunu tartışır, programlar yapılır.
    en son isveç hükümetinin oluşturduğu bir komisyon, ailesi ve geldikleri konya/kulu hakkında araştırma yapıp hasan'ın geçmişini bilip çözüm üretmek isterler.
    gazete başıkları: kulu'lu hasan ne düşünüyor.
    evet, bütün ülkede bir dönemin gündemi hasan olmuştur ama ne hasan, ne de ailesi buna anlam verebilmiştir.
    hasan şu an 35 yaşında. düşünceli değil, mutlu. mutluluğunu, hümanist bir ülke, hümanist bir topluluk, hümanist bir öğretmen ile yakalamıştır. şu an, o da bir hümanisttir.

    bir insanın derdini dinlemek değil, çözmektir mesele. kırmak değil yapıştırmaktır. üzüntüsünü, tebessüme çevirmek, sorununa el vermektir belki de.

    maalesef bu ülkenin en çok ihtiyacı olduğu halde, hemen hemen her gün iyice insanlıktan çıkarıldığını gördükçe ve 80'lerde bu konuları düşünen, kafa yoran ülkelerin varlığını, vizyonunu gördükçe, şu an ki bulunduğumuz ve onların bulunduğu mutluluk seviyesini, refahlık düzeyini kendimizle kıyaslayınca utanmamak elde değil.
  • "insanperver, hayırsever, şahane insan" anlamına gelmez.

    rönesansla paralel olarak gaza gelen insanlığın en önemli şeyin "insan" olduğu, insanın aslında sanılandan daha güçlü ve kudretli olduğu düşüncelerinin etrafında toplanan bir dünya algısı çeşididir hümanizm. ve o zamana kadar kağnı hızıyla ilerleyen insanlığın bugün ferrariye yetişip thy'yle aşık attırmasını sağlayan bir düşüncedir.

    artık kalkıp "hümanistim ben herkesi severim" diye saçmalamazsınız.
  • bu yaşıma geldim, henüz şöyle "saf bir temsilcisini" göremedim. görsem diyeceğim ki aha bak, bu adam bunu sonuna kadar yaşıyor. demek ki var böyle birşey diyeceğim.
    benim algılarımdaki hümanizm insan sever demek ama. hani ayrım yapmadan sevenler.
    net değil bu kısım.
    kedi köpek severler net mesela.
    her türlü kediyi sever. bu gri, bu tekir, bu alacalı, bu sarı demez. hepsine sahip çıkar, birşey olmasın bunlara diye uğraşır, öldürülen bir tekir kediye de van kedisi'ne de eşit şekilde üzülür. biri daha iyi, daha bizden, daha çok üzülmeliyim demez içinden.
    köpekler için de aynısı. ha barınak köpeği olsun, ha cins köpek olsun, hepsi yaşasın hepsi doysun ister. mücadelesi bu yöndedir.
    bizim insan sevicilere bakarım, mutlak surette bir grubu, bir görüşü kayırır, birinin ölümüne diğerlerinden daha çok üzülür, ismini bayraklaştırır, diğerlerine yanmaz pek içi. e o zaman bu hümanistim ayakları niyedir?
    ben değilim hümanist falan. insancı da değilim hatta. herkese eşit mesafede değilim, herkese aynı seviyede üzülemem. o düğmem doğuştan kapalı gelmiş benim. içim alev alev yanmaz herkese. ama numara da çekmem bir yandan. herkese yandım, herkese aynı üzüldüm diye.
    bu anlamda benim tanıdığım hümanistler, ya da benim tanıdığım kendisini hümanist diye tanımlayanlar sahtekar çıkmış.
    siyasetçisinden yazarına, suserinden arkadaşına hep böyle denk geldi bana. hele bir de kim "yaradılanı severiz yaradandan ötürü.." diye bağırıyorsa fersah fersah kaçasım gelir. bilirim ki kuytuda denk getise ağzıma edecek. aman abi aman. aman beni sevmeyin aman.
    zaten biliyordum da yine gördüm.
  • türkiye'de hep yanlış anlaşıldığını, hatta anlaşılmadığını düşündüğüm kişi. efendiler; hümanistler gereksiz ve abartılı bir sevgi selinin içinde kulaç atan, her an yüzünde aptal bir sırıtışla "insanları seviyorum la la laa" diye dolaşan, ensesine vur ekmeğini al tipler değildir. ben de eskiden böyle zannediyordum. o yüzden "nietzsche bir hümanisttir" cümlesini okuduğumda "ne alaka lan!!" demiştim.
    insanı yücelten, hayatının iplerinin senin kendi ellerinde olduğunu, kendi seçimlerini kendin yapmanı ve hiçbir tabuya/dogmaya aldırmadan kendi yolunda gitmen gerektiğini söyleyen kişidir bence hümanist.
  • küfür niyetine kullanılır, etkisi bir başka küfürle pekiştirilir bir garip kelime (garip olan kelime değil, anlayış aslında) (bkz: bazı hümanist orospu çocukları)
  • kucuk iskender humanist olacak kadar gerizekalı degilim demis.
    oysa humanist olmak insana sırf insan olmasından dolayı deger vermektir once.
    sonra her insanda sevilesi/sayılası bir seyler gorebilme yetisiyle kusatılmaktır.
    karakter meselesi..
    ilerigoruslu olmak, hosgorulu olmak; insanların donusumlerini basına gelen olaylar ekseninde degerlendirecek kadar ileriye gidebilmektir..
    humanist olmak sacma sapan bir iyimserlikle hepimiz kardesiz turkulerine sarmak degildir illa..
    savasa sevgiyle, kavgaya pasifizmle, dalevereye durustlukle karsılık vermektir kendi cephende, onlara ragmen..
    insanları sevgiyle daha guzele donusturebilecegine inanmaktır..
    sevgi dolu olmak, sevgi yogurmak, sevgi turetmek, en cok sevgi dagıtmaktır..
    din, mezhep, dil, ırk, cinsiyet ayrımı yapmadan yaklasmaktır insanlara..
    onları onlara ragmen sevmektir.

    humanist olmak bir secimdir.
    dunyanın boktanlıgına ve insanları donusturmeye calıstıgı seye ragmen bitmeyen bir umut yesertirsin insanlara dair cunku..
    ben sevgimle onları daha iyiye, daha guzele donusturebilirim..
    her daim bunda basarılı olamasam bile ben sevgiyle, sevgi dolulukla kalmayı seciyorum!!

    be love my friend.
    ahah.
  • boyle bir parti olmamasi da tuhaf, humanist parti olabilirdi pekala insan merkezci bir yonetimle herkesi sadece insan oldugu icin kucaklayan boyle, memleketcilik, dincilik, otekicilik yapmayacak bir siyasi parti.