şükela:  tümü | bugün
  • ilişkiye göre değişen müziktir. zor olduğunu bile bile bir ilişkiye başladıysanız, bitmesini hiç istemeseniz de asla yürümeyeceğini ikiniz de biliyorsanız fonda çalmasını en çok isteyeceğiniz şarkı nev'den zor'dur.

    hadi beyler kapatıyoruz, son yudumları çekelim artık.
  • bir cinnet anında suratına patlatılan tokatların, kıçına atılan tekmelerin çıkardığı seslerin (bkz: utanıyorum) şarkılanmasından doğacak müzik de olabilir.
  • iliskisine gore final of countdown , iliskisine gore roads, e yine iliskisine gore bu ask burada biter
  • kadın çok seven ama aldatılansa ve ayrılığı yaşıyorsa karşısındaki erkeğe kapanış için ancak eski bir 45'lik olan bu şarkıyı söyleyebilir.

    aşkımız ölmüş,başın sağolsun
    sevgilim dönmüş,canım sağolsun
    nerden gördün sen beni
    nasıl sevdim ben seni
    kim yakıştırdı bana,kim tanıştırdı seni
    ömrümün baharında,en güzel günlerimi
    kim harap ettiyse allahtan bulsun
    kim zehir ettiyse allahtan bulsun

    (bkz: allah belani versin ask)
  • hayatın bir fransız filmi olduğu ve bir fon müziği bulunduğu sanrısıyla senelerce yat yuvarlan takılmaktan kaynaklanır. "her telefona sen çık, her kapıya sen koş, bühühüüü" gibi bir haller. açıkçası ben bu triplere giren arkadaşları manevi olarak bir parça hırpalamakta bir zarar görmüyorum, birinin kral çıplak demesi lazım. hadi çıplak olmasını geçtim, bazen o kostümle timsah yürüyüşü yapıyor, kimse de aşka saygısından ağzını açıp bir şey demiyor, rezillik. aşka saygı sanrısına hiç girmeyelim, apayrı bir kolektif pataloji. hayır arkadaşıma "aaayyy, çok üzül-düüüm" diyeceksem, nedir benim fonksiyonum bu hayatta? misal, "ayol kral hem çıplak, geçtim çıplağı adam lap dance yapıyor, delirtme beni kendine gel" diyen arkadaşın kırk yıl kölesi olunmalı bence.

    illa şarkı seçmemiz gerekiyorsa, "ahmet mehmet süreyya, hepsi boş hepsi rüya"ya oynarım kozumu. fakat arkadaş henüz nekahat devresindeyse gül hatrı için "i will always love you" da dinlerim gerekirse. tabii kulak tıkaçları ve anlıyormuş edasıyla başımı onaylar gibi salladığım monalisa gülüşüyle. arkadaşlık dostluk da bir yere kadar.
  • bu tür müziklerin, (ilişki baslangici müzigi, sevisme müzigi, ne bileyim efendim yemek yeme müzigi falan filan) hep holivud gazlamasi ile oldugunu dusunuyorum.. gorsellik ve mevzuda istedigi gazi veremeyen holivud yonetmenleri dayiyorlar müzigi dayiorlar ambiansi.. sonrasinda ise gencler hayatin her noktasinda müzik arar oluyorlar ki yanlis bence bu.. hayatin bazi evreleri hiç müzigin yakisacagi evreler degildir..

    bunlardan bir tanesi de gayet sevgiliden ayrilma şeysi... en son 1992 yilinda sevgilimden ayrildigim için, rahatlikla diyebilirim ki bir erkek icin sevgiliden ayrilma müzigi "sokak sesleriyle birlikte gelen asmali mescit gecesi sesinin arka planda oldugu, ve on tarafta sap arkadaslarin "abi verse sikmessin sanki" dedikleri ambians müzigidir" bir john cash kivaminda, modern senfonik eser gibi gorunse de alenen ortamin sesidir işte bu.. karsilasacaginiz yegane duruş budur bundan sonra.. bir sonraki sevgiliye kadar..

    ama illa ki procastinator'in güzel hatri için bir sarki soylemek, bir eser ihsan etmek gerekirse "duydum ki unutmuşsun gozlerimin rengini" benim favori ilişki sonrasi sarkimdir.. zira gozlerim yeşil ve cok güzeller!