şükela:  tümü | bugün sorunsallar (1)
  • bildiğimiz anlamda optik bir teleskop değildir. yani olağanüstü nebula fotoğrafları falan beklemeyin. o işi zaten emektar hubbleımız çok güzel yaptı, yapıyor. jwst kızılötesi gözleme yönelik bir teleskoptur ve atmosfer içinde birkaç yüz km yukarıda dönen hubble'dan farklı olarak 1.5 milyon km gibi atmosferin her türlü olumsuz etkisinden uzak bir noktaya yerleşecektir.

    jwst bize evrenin erken dönemleriyle ilgili hiç bilmediğimiz şeyleri öğrenme fırsatı verebilir ve bu evrene bakış açımızı tamamen değiştirebilir. ama bence daha önemlisi öte gezegenlerin yaşam içerip içermediğiyle ilgili tartışmasız kanıtları sunabilir. yani birkaç sene sonra sadece 15 ışık yılı ötede varlığı kanıtlanan orta seviyede gelişmiş bir sanayi medeniyetiyle nasıl iletişime geçeceğimizi konuşuyor olabiliriz. bu insanlık tarihini baştan aşağı değiştirecektir. ya da tüm gözlemlere rağmen uzay yine korkunç sessizliğine devam eder. bu da insanlığın ve hayatın varoluşuyla alakalı tartışmaları farklı bir boyuta taşıyacaktır. beni hayatım boyunca en heyecanlandıran bilimsel gelişmedir jwst, umarım her şey yolunda gider.
  • bu paraya milyonlarca aç doyurulabilir, su kuyuları açılabilir, dünyadaki sefalet sorunu kökten çözülebilir ve hepimiz birer ananaslı jelibon gibi sonsuza dek mutlu yaşayabilirdik... çok haklısın kardeşim. ne gerek var bilime? james webb'e harcanan parayla karnı doyurulan açlar, pamuksu bir rahatlamayla karnı doyar doymaz ilk işleri olan üreme faaliyetini daha büyük bir coşkuyla gerçekleştirebilir, böylece gıda, su ve medikal ihtiyacı karşılanması gereken milyonlarca yeni aç, onları bekleyen yepyeni kaynaklar yokken dünyaya gelebilir, yeni bir uzay yatırımına harcanacak parayla onlara da birer sandviç ve cappy meyve suyu dağıtılarak üreme enerjisi kazandırılabilirdi. sürdürülebilir sefalet için haydi sen de çık ve times meydanı'nda "uzay çalışmalarına hayır, millet aç aç" diye bağır.
  • bilimsel çalışmalara başlayacağı zaman yapacağı ilk gözlem hedefi belirlenmiş olan teleskop.

    james webb uzay teleskobu göreve başlayacağı ilk haftalarda 55 canri e ve lhs 3844 b isimli ötegezegenleri inceleyecek.

    55 canri e ötegezegeni:

    - dünyadan uzaklığı 41 ışık yılı
    - 1.9 dünya çapında,
    - yüzey sıcaklığı: güneşe bakan tarafta 1700 derece,
    - güneşine uzaklığı: 0,015 astronomik birim yani merkür'den daha yakın (1 astronomik birim= dünya ile güneş arasındaki mesafe)
    - yörünge süresi: 18 saat

    hızlı yörüngesi ve yüzey sıcaklığı nedeniyle lav denizleri bulunacak bir yapısı var. * bazı teorilere göre yüzeyi aşırı sıcaktan buharlaşıp kalın bir atmosfer oluşturuyor. bu atmosfer ve içindeki bulutlar güneş görmeyen bölgelere geldiğinde soğuyup lav damlacıkları şeklinde yüzeye yağıyor.

    james webb termal frekanstaki kameraları ile gezegenin varsa atmosferini ve ısı dağılımını gözlemleyecek ve üretilen teorilerin doğruluğunu gözlemleri ile destekleyecek ya da çürütüp yeni teorilerin ortaya çıkmasına neden olacak.

    lhs 3844 b ötegezegeni:

    - dünyadan 60 ışık yılı uzakta
    - 1,3 dünya çapında,
    - yüzey sıcaklığı: 525 derece,
    - yıldızına uzaklığı: 0,005 astronomik birim (güneşinden sadece 748 bin km uzakta. yıldızın yüzeyine ay'ın iki katı mesafede yani )
    - yörünge süresi: 11 saat

    bu gezegen astronomik ölçekte yıldızına "dibinin dibi" mesafesinde yakın bir gezegen. gezegenin başka yerde eriyip yıldıza karışması gerekirken etrafında döndüğü yıldız bir kırmızı cüce olduğu için hayatta kalabilmiş. kırmızı cüce yıldızlar güneşimiz gibi yıldızlara göre son derece küçük ve "soğuk" yıldızlardır. bu nedenle yanmadan daha yakınında gezegenler dolanabiliyor.

    bu gezegenin bir atmosferinin olmadığı düşünülüyor. bu sayede webb üzerindeki spektrometre cihazları ile yüzeyinin özellikleri (ne tür kayalar var, yapılar nelerdir ) hakkında bilgi edinilebilecek.

    james webb ile yapılacak olan gözlem programının ilk turunda gözlemlenecek olan bu iki gezegen sayesinde atmosferi olan ve olmayan ötegezegenlerin teleskop ile incelenmesi ile ne tür bilgilerin elde edilebileceği öğrenilecek. elde edilen bilgiler ile gelecekte yapılacak diğer gezegen gözlemlerinde nelere dikkat edilmesi gerektiği öğrenilecek.

    kaynak

    debe editi: beğenilerinize ve favorilerinize teşekkür ederiz efenim. uzay alanında meraklı insanları görmek şahsen beni çok mutlu ediyor*. uzay hakkında meraklı insanlar için şöyle bir türkçe kaynak var. daha önce denk gelmediyseniz bakabilirsiniz.
  • 14 ülke, 300 üniversite ve kuruluş, binlerce bilim insanı, mühendis ve teknisyen tarafından 25 yıldır üzerinde çalışılan tarihin gelmiş geçmiş en güçlü ve en büyük uzay teleskobu.

    nasa, avrupa uzay ajansı ve kanada uzay ajansı tarafından birlikte inşa edildi.

    18 aralık 2021 tarihinde uzaya gönderilmesi hedefleniyor. insanlığın ay'a ayak basmasından sonraki en büyük uzay görevi olduğu kabul ediliyor.

    kısa tarihi şu şekilde:

    -1996: ilk fikirler
    -2002: nasa tarafından ekibin toplanması
    -2004: inşanın başlangıcı
    -2005: fransa’nın güney amerika kıtasındaki topraklarında bulunan guyana uzay merkezi'nin fırlatma sahası olarak seçilmesi
    -2011: 18'li ayna tasarımının tamamlanması
    -2013: amerika’nın maryland eyaletinde, farklı yerlerden gelen diğer aksamlarının birleştirilmeye başlanması
    -2013: güneşliğin tasarlanması
    -2016: teleskobun tüm hassas aletlerinin çeşitli sıcaklık ve titreşim testlerine tabi tutulması
    -2017: houston’da kriyojenik testlerinin yapılması, ardından uzay ortamındaki operasyonlara hazır olduğundan emin olmak için sıkı testlere sokulduğu kaliforniya’daki space park’a getirilmesi
    -2021: kaliforniya'dan güney amerika'daki fırlatma noktasına gemi ile taşınması ve son hazırlıklara başlanması

    peki webb nereye gönderilecek?

    webb, hubble gibi dünya yörüngesinde değil güneş yörüngesinde dönecek. dünya'dan yaklaşık 1.5 milyon kilometre uzakta olacak. böylece hem dünya’nın hem de ay’ın gölgelerinden uzak kalacak ve 7/24 bilim operasyonlarına hazır olacak.

    teknolojisi nasıl?

    webb’in ikonik ana aynası 18 parçadan oluşuyor ve 6.5 metre çapında. çok düşük ışık seviyelerini algılayabilen son derece hassas bir teleskop. bu yüzden çok ama çok uzaktaki gök cisimlerinden bile sinyaller alabilecek. hatta o kadar ki; dünya’dan ay’ın üzerinde bulunan bir yaban arısının ısı izini dahi tespit edebilecek kadar hassas.

    webb’i halihazırda kullanılan hubble ve spitzer uzay teleskoplarının geliştirilmiş bir kombinasyonu olarak düşünebilirsiniz. hubble’ın hassasiyeti ve çözünürlüğü ve spitzer’in kızılötesi evren görüşü.

    neler keşfedecek?

    webb 2022’de görevine başladığında yapacağı ilk işlerden biri cosmos-webb olarak adlandırılan yarım milyon galaksiyi taramak olacak. bu galaksiler üzerindeki karanlık madde dağılımını araştıracak. yani karanlık maddenin galaksilerin ve yıldızların evriminde nasıl bir rol üstlendiğini çok daha iyi anlayabileceğiz webb sayesinde.

    yıldızların doğumu, ölümü, gezegenlerin oluşumu, evrenin genişlemesi gibi henüz hakkında yeterince bilgi sahibi olmadığımız konuları araştıracak.

    samanyolu’nun merkezindeki süper kütleli karadeliği inceleyecek mesela. bunu yaparken yerdeki event horizon teleskobu ile güçlerini birleştirecek. hani şu ilk kara delik fotoğrafını çeken teleskoplar dizgesi vardı ya işte onlarla.

    webb faaliyete geçtiğinde kozmik tarihin tüm aşamaları hakkında bilgi toplayacak. öyle ki büyük patlamadan hemen sonra neler yaşandığını bile öğrenebileceğiz. 13.8 milyar yıl öncesine gideceğiz.

    webb kendi güneş sistemimize de bakacak tabii. gezegenlerin yüzeylerini ve atmosferlerini çok daha detaylı incelememize olanak sağlayacak. yaşamın kökenlerini araştıracak. belki de ilkel yaşam formları bulacak.

    bundan da önemlisi bilim insanlarının bugüne kadar keşfettiği ne kadar öte gezegen varsa bunların hepsini tarayacak ve belki de bunlardan birinde akıllı yaşam formlarına dair kanıtlar bulacak.

    kısacası, insanlık tarihindeki en büyük ve en önemli görevlerden birinin arifesindeyiz.

    ayrıntılı bilgi isteyenler için bir video linki bırakayım: james webb uzay teleskobu

    ayrıca şu linklerden de inceleyebilirsiniz:
    webb nasa
    webb official
  • insanlık tarihinin en önemli uzay görevlerinden birine sayılı saatler kaldı. james webb hakkında şaşırtıcı bilgiler derledim. buyurunuz efenim:

    1- 25 yılda 10 milyar dolar harcanarak yapıldı

    2- yapımı için 40 milyon saat mesai harcandı

    3- lazer göz ameliyatlarında kullanılan lasik yöntemi gibi bazı icatlara katkı sağladı

    4- kaliforniya'dan fransız guyanası'na götürülmesi 16 gün sürdü ve sttars isimli 76 tonluk devasa bir konteynırın içerisinde taşındı

    5- 6200 kg ağırlığında ve bir tenis kortu büyüklüğünde

    6- hubble'ın 2.4 metrelik aynasına karşılık 6.5 metre çapında devasa bir aynaya sahip ve bu ayna 1000 atom genişliğinde incecik bir altınla kaplı

    7- 560 km yukarıda bulunan hubble'ın aksine 1.5 milyon km uzağa, güneş yörüngesine gönderilecek

    8- webb'i ikiye bölen güneşliğin güneş'e bakan tarafı 85 santigrat derecenin üzerine çıkacakken, derin uzaya bakan tarafı -233 santigrat derecelik dondurucu bir soğukta olacak

    9- dünya'dan ay'ın üzerinde bulunan bir yaban arısının ısı izini dahi tespit edebilecek kadar hassas bir teknolojiye sahip

    10- 13.5 milyar yıl önce yola çıkan ışığı toplayarak büyük patlamadan hemen sonra neler yaşandığını gösterecek. ayrıca yıldızların ve gezegenlerin oluşumu, öte gezegenler, karanlık madde gibi hakkında henüz yeterince bilgi sahibi olmadığımız konuları araştıracak

    bunlar bana yetmez daha yok mu diyenler için james webb uzay teleskobu
  • hubble teleskobu 30 yıllık hizmeti sonucunda evrende birçok gök cisminin fotoğrafını çekti. . uzak yıldızları ve galaksileri gözlemlemekten evrenimizin tam yaşını ölçmeye kadar, hubble birçok soruyu yanıtladı. james webb uzay teleskobu ise bize çok daha farklı bakış açıları kazandıracak..james webb teleskopu ile dünya benzeri gezegenler var mı diye daha detaylı bir incelemeye gideceğiz.

    hubble'ın en uzak gözlemi, 2016 yılında galaxy gnz11'in bir görüntüsünü yakaladığında yapıldı. bu gökada 32 milyar ışıkyılı uzaklıktaydı ancak alanının genişlemesi nedeniyle ışık galaksiyi 13.4 milyar yıl önceki haliyle bize göstermekteydi

    hubble ışığı dalga boyu aralığı ile gözlemleyebiliyordu. uzak galaksilerden gelen ışık bir noktadan diğerine geçerken, dalga boyu uzayın sürekli genişlemesi ile geriliyor. ışık hubble'a ulaştığında ise cisim görüş mesafesinin dışına çıkıyordu..hubble kızılötesi dalga boyunu gözlemleyemiyordu..

    evrenimizdeki en uzak ve en eski nesneleri gözlemlemek için, onlardan gelen kızılötesi ışığı algılamak gerekir.işte james webb teleskopu burada devreye giriyor. 1996 yılında geliştirme başladığında, teleskop için gerekli teknolojilerin çoğu henüz icat edilmemişti... teleskobu son derece düşük bir sıcaklıkta tutmak için muazzam bir güneşlik gereklidir. kriyojenik sıcaklıklarda çalışabilen özel dalga boyu sensörleri de geliştirilmeliydi bu teleskop için.

    james webb gözlemlerini kızılötesi aralıkta yapacak... yıldızlar ve gezegenler ilk oluştuğunda, genellikle devasa bulutların arkasında gizlenirler.. hubble bu muhteşem bulutları gözlemleyebiliyordu ancak arkasında neler olduğunu göremiyordu.

    kızılötesi ışıkta gözlem ise, bu tozlu bulutların arkasında neler olduğunu ortaya çıkaran yöntemdir.. ancak james webb ilk kızılötesi uzay teleskopu olmayacak. yıllar boyunca, uzayda birkaç kızılötesi teleskop vardı, ancak hiçbiri james webb'in sahip olacağı ayrıntı ve kabiliyete sahip değildi..

    teleskop daha büyük bir aynada daha yüksek çözünürlük sağlar. spitzer kızılötesi teleskopu sadece 0,85 m çapında bir aynaya sahiptir. hubble'ın aynası 2,4 m'den biraz daha büyük, ancak james webb'in muazzam bir aynası olacak, 6,5 m genişliğinde. bu, teleskopa inanılmaz derecede hassas bir çözünürlük verecektir.

    en uzak gökadaları keşfetmek istiyorsak, bu ayna boyutu çok önemlidir.. james webb teleskopunun en etkileyici hedeflerinden biri, evrenimizdeki en uzak dünya benzeri gezegenleri gözlemlemek... bunu yapmak için, james webb, gezegenlerin yörüngesinde olduğu bilinen tek bir yıldıza odaklanacak.

    bir gezegen yıldızın önünden geçerken, teleskop ışıktaki küçük bir düşüşü ölçecektir. ilk başta, bu gezegenin boyutunu belirlemeye yardımcı olacaktır, ancak çoklu dalga boyları bize daha da fazla bilgi verecektir. atomlar ve moleküller ışığı farklı dalga boylarında emdiklerinden, spesifik olarak düşüşleri ölçerler ve dalga boyları gezegenin atmosferinde hangi moleküllerin bulunduğunu gösterecektir. teleskop, 1,15 ve 1,4 mikrometre civarında bir ışık düşüşünü ölçerse, su daha fazla miktarda emdiği için gezegenin atmosferinin su buharı içerdiği anlaşılabilecek...

    bu, dünya'da yaygın olan karbondioksit, oksijen ve azot gibi çeşitli molekülleri başka gezegenlerde tespit etmek için mükemmel olacaktır. dünya benzeri gezegenleri bulmak, bize kendi gezegenimiz hakkında da daha fazla şey öğretecektir. bu kocaman kozmik arenada yalnız olmadığımızı kanıtlamaya bir adım daha yaklaştık. james webb teleskopunu sabırsızlıkla bekliyoruz..
  • yıllardır takip ettiğim, o parçası takılırken bu parçası geliştirilirken görüp heyecanlandığım olağan üstü teleskoptur.

    merak edenler için ufak ufak bişiler yazayım teleskopla ilgili;

    hani o gördüğünüz binlerce yıldız fotoğrafı var ya, onu 100 kat net ve yıldız sayısını fazla olarak hayal edin. yani daha önce odaklanmış bir yıldız kümesi fotoğrafında 1.000 tane yıldızı gözlemleyebiliyorsanız, şimdi kaba bir hesap ile 100.000 yıldızı göreceksiniz. ayrıca o eski teleskop ile gördüğünüz 1000 yıldız inanılmaz detaylı görünecek.

    güneş sisteminde ki her hangi bir gezegen, meteor, kuyruklu yıldız vb tüm nesneleri ve cisimleri, odaklandığında, mükemmel bir detay oranına kadar fotoğraflayabilecek. hatta yüksek teknolojisi sayesinde, video şeklinde kaydedebilecek.

    kızılötesi kamerası inanılmaz bir şey. üzerinde ki bilimsel aletler muhteşem. incelediği güneş sistemi dışında ki her hangi bir gezegenin üzerinde ki tüm elementleri tanımlayabiliyor. yani kaba bir mantıkla, proxima centauri'de ki bir gezegene odaklandığında, atıyorum, suyu var mı yok mu?, oksijen oranı nedir vs detaylı bir şekilde keşfedebilecek.

    son bir şey daha söyleyeyim, yine kaba bir şekilde anlatıyorum ki her okuyan anlayabilsin, o hani gördüğümüz "dünya benzeri gezegenler" haberleri var ya, işte onların gerçekten ne kadar benzer olduklarını çalışabilecek. şuana kadar 1000 tane u şekilde gezegen keşfedildiyse ve bunlardan 100 tanesi büyük ihtimalle yaşam barındırabilecek kapasitedeyse, bunların yaşam için gerekli koşullara sahip olup olmadığı büyük oranda tanımlanabilecek.

    hani kusura bakmayın böyle mal gibi yazmış olabilirim fakat gerçekten de dünya için keşif çağının doruk noktası olacak bu teleskop.

    şahsen dünya dışı yaşamın bulunacağını - ispatlanacağını bu teleskop ile birlikte bekliyorum.

    edit: bu arada teleskop biz amatör bir şekilde astronomi ile ilgilenen kişilerinde erişimine açılacak. yayınlayacağı milyonlarca görüntüye erişim hakkı alıp, kendi keşiflerimizi yapmamıza fırsat tanıyacak ki beni en çok heyecanlandıran şeylerin başında bu da geliyor elbette.
  • james webb teleskopunun fırlatılmasından heyecan duyanlar ve bunu gereksiz bulanlar bir şekilde tespit edilip ayrıştırılsa ve iki farklı ülkede yaşamaya başlasalar mesela. bir ülkede insanlar büyük bir refah içinde yaşar, diğerindekiler bokunda boğulurdu.
  • evet, vakit geldi çattı. yaklaşık 20 yıllık bir çalışmanın ardından, dünyanın en iyi mühendisleri, bilim insanları ve gökbilimcileri yepyeni bir uzay çağını başlatıyor. fırlatmaya sadece 2 gün kaldı. daha önce ufak tefek bir şeyler yazmıştım ve daha detaylı bilgileri bir ara aktarırım diye de söz vermiştim. merak eden olursa buradan farklı detaylara ve özet bilgilere ulaşabilir;
    ekşi şeyler

    bu seferki yazımda daha farklı detayları sizlere anlatmayı tercih ettim. herkesin kafasında ki soruları da yanıtlamaya çalıştım. aynı zamanda fırlatma ve fırlatma sonrası bizi bekleyen süreç ile ilgili de bir şeyler karaladım. başlıkta sorular başka sorular veya kafası karışan kişiler görürsem onlarında soruları için yeni bir yazı yazıp ilerleyen günlerde gönderebilirim. herkese iyi okumalar ve iyi uçuşlar!

    öncelikle adı neden james webb?

    ismini nasa'nın ikinci müdüründen alıyor ki bu adam bütün apollo görevlerini ve 75 den fazla uzay görevini yönetti 60 lı yıllarda.

    teleskobun adı aynı zamanda "webb" ve "jwst" olarak da anılıyor. bende aşağıda bu kısaltmayı kullanıyorum yer yer.

    bugüne kadar ki en büyük uzay teleskobu kendisi. ünlü hubble teleskobundan yaklaşık 100 kat daha güçlü. daha büyük bir alanı kapsıyor ve hassaslık derece inanılmaz fazla.

    bazı bilim adamları/kadınları james webb teleskobuna zaman makinası adını da veriyorlar hatta. bunun sebebi ise çok büyük + geniş + uzun bir dalga boyuna sahip. bu sayede zamanda çok daha gerilere bakabiliyor. evrende oluşan ilk galaksiler ve yıldızları örnek gösterebiliriz buna.

    aynasından bahsedeyim. o gördüğünüz sarı renkli ve bal peteği şeklindeki altıgen aynaların toplam çapı 2.7 katı daha büyük. yani hubble teleskobunun kapladığı alanın 6 katı daha büyük bir alana sahip james webb teleskobunun aynası. toplamda 18 adet altıgenden oluşuyor ve 6,5 metre genişliğe sahip. yaklaşık olarak 25 metre karelik bir alan kaplıyor.

    6,5 ton ağırlığı var jwst'nin. hubble teleskobunun yaklaşık yarı katı ağırlığında diyebiliriz.

    teleskobun en önemli parçalarından biri de güneş kalkanı. görsellerde gördüğünüz o gri renkteki alan yani. bu kalkanın görevi ise teleskobun ana aynasını ve ikinci berilyum dan yapılmış ve aynı ilk aynada ki gibi altınla kaplanmış ikinci aynasını korumak. teleskobun soğuk kalmasını sağlamak ana amacı diyebiliriz buna detaylara çok girmeden. açıldığı zaman yaklaşık 20-25 otomobil büyüklüğünde bir alan kaplıyor. 5 katmandan oluşan bu kalkan kapton adı verilen bir materyalden yapılmış durumda. bu madde aynı zamanda uzay giysilerinde ve astronot kıyafetlerinde kullanılan ana maddedir. tamamen alüminyum ile kaplı bu 5 katmanda. bildiğimiz alüminyum folyo ile kaplamışlar teleskobu yani bozulmasın diye :)

    her 5 katmanda bir birinden bir kaç cm fark ile ayrı duruyor. en aşağıda ki en sıcak, en sonda ki en soğuk olacak şekilde çalışıyor diyebiliriz. katmanların ayrı olmasının olayı bu. gelen sıcaklığı 5 kademede soğutuyor. en dış katmanda sıcaklık 85 derece. en iç katmanda ise sıcaklık -233 derece arkadaşlar. yani 5 katmanda toplamda 318 derecelik ortalama bir sıcaklık değişimi oluyor. teleskobun düzgün çalışabilmesi için sıcaklığın -223 derecelerde olması gerekiyor. o kadar hassas bir sıcaklık dengesi var yani anlayacağınız. aksi takdirde kızılötesi radyasyon bütün bileşenlere zarar veriyor. (alet çalıştığı için ürettiği kendi yüksek sıcaklığı nedeniyle)

    bu noktada jwst'de ki sıvı helyumda bu soğutmaya yardımcı oluyor gerektiği noktalarda. ama işte bu sıvı helyum sınırlı miktarda var.

    jwst'nin aynaları neden altın renginde ve içeriği nedir?

    teleskobun aynası berilyum adı verilen çok özel bir maddeden yapıldı. bu madde sayesinde büyük miktarlarda ışık toplayıcı güç alabiliyor. görmüş olduğunuz altın renginin sebebi ise aynanın gerçekten de altın ile kaplanmış olması. çok ince bir tabaka, hatta şöyle söyleyeyim, 1000 atom büyüklüğünde bir tabaka bu. nasıl yani 1000 atom tabakayı nasıl hesaplamışlar ki diye düşünüyor olabilirsiniz. bu ayrı bir başlığın ayrı bir konusu. işin içinde inanılmaz detaylar var. şimdilik özet geçiyorum. şu kadarını söyleyebilirim ki, bu 1000 atom kalınlığında altın kaplama alan toplamda sadece 48.25 gram altın ile yapıldı. 6,5 metre genişliğe sahip olduğunu hatırlatmak isterim.

    bu tabaka sayesinde kızılötesi spektrum da ki yansımayı optimize ediyorlar.

    jwst (teleskobun kısaltılmış adı), yakın kızılötesi ve orta kızılötesi radyo dalgalarını tespit edebilmesi için dizayn edilmiş bir teleskop. bu seviyeler ışığın ve insan gözünün tespit edemediği seviyelerdir en basit tabirle.

    teleskobun çalışabilmesi için tamamen donmuş olması gerekiyor.

    mesela şöyle bir görsel örnekle anlatayım. daha rahat anlaşılsın. aşağıda paylaştığım görsel carina nebulasına ait.

    görsel

    soldaki görsel, görülebilen ışıkta çekilen fotoğrafı. sağda ki ise kızılötesi ışık ile çekilen fotoğrafı. yani eski teknoloji hubble teleskobu ile çekilen fotoğrafı. arada ki farkı gördüğünüz zaman olayı doğrudan anlayacaksınız zaten. kızılötesi ışıkta çekilen fotoğrafta on binlerce yıldızı görebiliyorsunuz. james webb uzay teleskobunun çekeceği fotoğraf bu sağda ki fotoğrafın bile 100 katı netliğinde olacak ortalama. bunu bir hayal etmeye çalışın. edemiyorsanız merak etmeyin, her şey doğru ve düzgün giderse zaten 6 ay sonra hayal etmenize gerek kalmayacak :)

    jwst'nin maliyeti ne kadar peki?

    teleskobun yaklaşık 10 milyar dolar maliyeti var. ama tabi bu sadece malzemesi, taşınması, fırlatması, yakıtı vs. birde bu işte çalışan binlerce insanın maaşlarını da düşünmek gerekiyor. maliyetin çok çok daha yukarıda olduğunu tahmin edebilirsiniz haliyle. fakat toplamda 11-12 milyar doları geçtiğini şahsen düşünmüyorum. ama bu benim kişisel tahminim, bir yere dayandırabilecek veriye sahip değilim. maaş konusu biraz muallakta kalan bir bölüm. maaş dışında maliyetinin 10 milyar doları bulduğu ise gerçek bir veridir.

    peki ne kadar hassas bu teleskobun tespit gücü?

    yapılan detaylı bir çalışma sonucunda, teleskop yörüngesine oturduktan sonra ayın yüzeyinde duran bir arıyı tespit edebilecek. bakın ne dedim ben. yanlış mı yazdı acaba diye düşünüyorsunuz şuanda. hayır. ayın yüzeyinde ki bir arıyı tespit edebiliyor. evet arıyı.

    tabi bunu pat diye yapamıyor. bu inanılmaz detaylı ve küçük objeyi tespit etmek için zamana ihtiyacı oluyor ve arının hareket etmemesi lazım :)

    ama hemen hayal kırıklığına uğramayın çünkü bu bir sorun değil. evrendeki nesnelere baktığınızda hepsi sabit görünüyor. yani tam olarak nasıl anlatırım emin değilim ama belki başka bir konuda bunu detaylandırırım daha sonra veya başka biri yazıp açıklayabilir benim yerime.
    @dashing adlı yazarın buraya ufak bir eklemesi var;
    "takip edilecek cisimler en yakın yıldıza bile çevirseniz 4-5 ışıkyılı uzakta olacağı için o cisim isterse muazzam bir süratle hareket etsin aydaki arı çözünürlüğü kadar hareket edemeyecek." yani odaklanmak ve çekimleri yapabilmek mümkün halde zaten.

    james webb uzay teleskobunun ömrü ne kadar peki?

    her şeyin bir ömrü var arkadaşlar elbette. hiç bir şey sonsuza kadar süremez değil mi? (çok mu karamsar oldu acaba). jwst'nin ömrü yaklaşık 5,5 ila 10 yıl arasında. yani bu ortalama süre bittiğinde kendisi ile vedalaşacağız. bunun sebebi de araçta ki yakıt miktarı. e niye yakıta ihtiyaç duyuyor ki diye soracak olanlarınız olabilir. bunun sebeplerinden biri uzayda ki çekim güçleridir. sabit bir yörüngede kalabilmesi için belirli aralıklarla yakıtını kullanarak yörüngesini sabitleme ihtiyacı duyuyor.

    ayrıca yüksek teknoloji kızılötesi dedektörleri sürekli soğuk kalmak için sıvı halde helyum tüketiyor.

    peki bu süre arttırılamaz mı? bilimsel olarak mümkün. ama teknik anlamda henüz yapılamıyor. insanlı bir görev olması lazım ki teleskoba gidilip, yakıtı ve bakımları gerçekleştirilsin. teleskoba zarar vermeden temas sağlanmalı vs. bu da apayrı bir konu başlığı gerektiriyor. henüz planlanmadı böyle bir görev. ama dediğim gibi 10 yıl içinde yapılması bilimsel olarak mümkün.

    jwst uzayda nerede olacak? (hangi yörüngede yani)

    teknik detaylara girmeden en basit haliyle söylemem gerekirse, jwst, dünyayı güneş ile arasına alacak şekilde, dünyanın 1,5 milyon kilometre uzağına yerleşecek. peki neden daha yakına yerleşmiyor? böylelikle daha kolay ulaşabiliriz kendisine diye düşünenler olacaktır. bunun önündeki en büyük engel uzay çöplüğü arkadaşlar. müthiş bir çöplük var yörüngede. en ufak bir parça bile, atıyorum 1 cmlik bir uzay çöplüğü bile binlerce km hızla yol aldığı ve dünya etrafında dolaştığı için, silahtan çıkan kurşun misali, teleskobu delip geçer.

    @dashing adlı yazarın ufak bir eklemesi var buraya;

    jwst, 1,5 milyon uzağa götürülüyor çünkü en pratik lagrange noktası orada, yani minimum yakıtla sabit durulabilecek başka bir yer yok. buradaki 5 noktadan birinde olmak zorunda, en pratiği ve anlamlısı l2 noktası, o da 1,5 milyon km uzakta dünyaya.

    görsel

    jwst'nin çalışmaya tam anlamıyla başlayacağı zaman/tarih nedir?

    teleskop fırlatıldıktan sonra ki 29 gün süre içinde bir çok kritik manevralar yapacak ve yörüngesine yerleşecek. bu 29 gün en sorunlu sıkıntılı zaman arkadaşlar. bir sürü tehlikeden geçecek. her hamlesinin çalışması ve doğru olması lazım. öyle bir gerginlik yani. ama tabi önce fırlatmayı başarılı bir şekilde gerçekleştirmek lazım.

    uzaya taşıyacak olan roket 5 metre çapında kargoları götürebiliyor şuanda maksimum. e bizim jwst ise çok çok daha büyük bir alan kaplıyor. (basket sahasının yarısı kadar neredeyse). haliyle teleskop kargo bölümüne yerleşebilmek için paket haline getiriliyor ki inanılmaz yüksek mühendislik gerektiren bir şey bu. zaten dünyanın en iyi mühendisleri çalışıyor bu iş için.

    teleskop uzaya fırlatıldıktan sonra sırasıyla 50 büyük açılış adımı ve 178 adet ayrılma işlemi gerçekleştirecek kendi içerisinde. toplamda 50 adet parçası açılacak, yerleşecek, yerine oturacak, yer değiştirip doğru konuma geçecek vs. hepsinin de başarılı olması lazım. bir tanesinin bile hatalı olmaması gerekiyor. yani teknik olarak 1 yanlış bütün doğruları götürüyor bu sınavda.

    bütün işlemler bittikten sonra, teleskobun tam anlamıyla çalışır hale gelmesi 5-6 ayı bulacak.

    şuanda dünya tarihinde ki en kapsamlı ve en detaylı uzay görevi olacak bir başka deyişle.

    peki fırlatmada neler olacak? çok detaylandırmadan, sırasıyla yazayım.

    26 dakika boyunca roket ilerleyecek kalkıştan itibaren. daha sonra üçüncü aşama bittiğinde motorlar duracak ve kargo bölümünün kapıları açılacak. teleskop roketten ayrılacak.

    güneş panellerini açacak ve elektrik üretmeye başlayacak. fırlatmadan yaklaşık 12 saat sonra jwst, sahip olduğu 6 adet reaksiyon çarkları ile kendini hedefine çevirecek-yönlendirecek. momentum kazanmasını sağlayacak teleskobun. bu reaksiyon çarklarına 3 adet star trackers ve 6 adet jiroskop eşlik edecek ki teleskop uzayda o an nerede ve nereye doğru gidiyor anlaşılsın. hani en basit haliyle yazıyorum yoksa detaylı burası baya. uzayda aşağı yukarı sağ sol, kuzey güney vs olmadığı ve dünyada ki pusulalar haliyle çalışmadığı için başka pusulalara ve göstergelere ihtiyacınız oluyor.

    daha sonra yörüngesine otururken, teleskopta ki ufak roketler önemli bir kaç manevra yapması için ateşlenecek. burası da çok önemli çünkü bahsettiğimiz bu 1,5 milyon km uzaklıkta ki yörüngeye oturup dünyanın yörüngesinden ayrışabilmesi için gerekiyor.

    fırlatılışından yaklaşık 12-13 gün sonra teleskobun yaklaşık yarısı açılmış olacak. geriye kalan kısmın açılması da yaklaşık 10 günü bulacak.

    bu süre içerisinde çekilecek bir yıldız fotoğrafı olacak. bu fotoğraf tam 18 adet olacak. yukarıda bahsettiğim 18 adet altıgenin tek bir aynı olarak çalışmaya başlaması için, bu 18 adet fotoğraf uzun işlemler sonunda koordine edilip tek bir fotoğrafa dönüştürülecek. böylelikle optik ayarları yapılmış olacak. yani basit bir tabirle, çekilen fotoğrafın ayarları yapılacak ki bundan sonraki tüm çekilecek fotoğraflarda bu optimizasyon kullanılsın. tüm aynalar koordine hale getirilecek. bunu neden başta yapmadık peki? çünkü teleskobu katlayıp paket halde uzaya yolladığımız için. sonra yukarıda bahsettiğim şekilde teleskop açılıp yerleşince tüm optiklerin ve aynaların ayarlarının baştan yapılması ve kontrol edilmesi gerekiyor. sebebi bu. aynı zamanda teleskopta bulunan diğer tüm bilimsel aletlerde açılmadan sonra optimize edileceği için, bu süreç bu kadar uzun sürecek.

    ama hepsi bittiği anda, teleskop eğer sorunsuz çalışabiliyorsa, görevine başlayacak ve helyum soğutucularda devreye girecek.

    peki james webb teleskobu tam olarak neler yapabilecek?

    en temel anlatımla şöyle söyleyebilirim. kızılötesi ışık dalgalarını gözlemleyecek ve çok çok uzak mesafelerde ki çok eski objeleri tespit edebilecek. büyük patlamadan sonra oluşan galaksileri tespit edecek. yaklaşık olarak 13.8 milyar yıl yaşındaki evrene bakıyor olucaz. şuan ki tahmin edilen yaşının %2-3 üne tekabül ediyor bu zaman. bu yüzden zaman makinesi deniliyor bir bakıma bu teleskoba. çünkü zamanda çok çok gerilere bakabiliyor olucaz.

    bu nasıl oluyor ki diyenler olacaktır yine. ışığın uzayda kat ettiği mesafesi ve hızı nedeniyle bize ulaşması anlık olmuyor. mesela güneş ile aramızdaki mesafe 149.600.000 km. gökyüzüne kafanızı kaldırıp, güneşe baktığınızda onun 8,3 dakika önceki halini görüyorsunuz. çünkü ışığın uzayda kat ettiği mesafe, onun bize gözükebilir olması için belli bir süre yol almasına ihtiyaç duyuyor. gördüğünüz güneş aslında 8,3 dakika önce oradaydı yani. hani buradan hesap edin işte. baktığımız trilyonlarca km uzakta ki gezegenlerin aslında yıllar yıllar önceki halini görüyor olacağız. aslında başka bir konu da bu, başka bir zaman üstünden geçeriz. burada bu kadar açıklama yeterli olur.

    her neyse, zamanda yolculuk yapmanın dışında, çevremizde ki yüzbinlerce-milyonlarca yıldız sistemini net bir şekilde gözlemleyebileceğiz. yıldızlarını, gezegenlerini görebileceğiz. onların analizlerini mutlak doğrulukta veya buna çok yakın bir şekilde inceleyebileceğiz.

    tabi ki onları fotoğraflayamayız ama gezegenlerin büyüklükleri, kütleleri, içlerinde ki gazları, varsa sıvı halde ki oksijene kadar detaylandırabileceğiz. bu da bir gezegende yaşama elverişli bir koşul olup olmadığını bize net bir şekilde anlatacak. özellikle metan, karbondioksit ve su(helyum+oksijen) gibi elementler aranılacak. zaten kilit noktada bu. yani evrende yalnız mıyız sorusunun cevabını buradan itibaren bulacağız.

    atıyorum dünya ile aynı koşullara ve ortama sahip bir gezegende yaşamın olmaması diye bir ihtimal %1 bile değildir (bu bilimsel bir oran değil. tamamen kişisel bir tahmin). bugüne kadar binlerce dünya benzeri gezegen keşfedildi. teleskop sadece bunlara bile odaklanırsa ki odaklanacak, evrende yalnız olup olmadığımızın cevabını alabileceğiz. ama bu birincil görevi değil. ikincil görevi. nasa'nın asıl amacı bu gezegenlerin analizlerini yaptıktan sonra, yapılan çalışmaların neticesinde, bu elemelerden geçen gezegenlere bir çok teleskobu odaklamak olacak. nihai cevaplar ondan sonra gelecek. ama suyu, oksijeni, karbonu vb yaşam için gerekli yapıtaşlarının bulunduğu bir gezegende yaşamın olmama olasılığı neredeyse yok. bu ayrı bir konu. buna da burada girmeyeceğim şimdilik.

    peki bunu nasıl yapacak bu alet? diye soranlar olacaktır. bir başka yazıda bunu detaylıca anlatıcam sanırım, çünkü bilimsel bir konu bu epey. takdir edersiniz ki. james webb uzay teleskobunda sadece aynalar, optikler vs yok. aynı zamanda olağanüstü bilimsel aygıtlar ve donanımlar da var.

    bunun dışında kendi güneş sistemimizde ki her gezegenin ise öyle fotoğrafları ve analizi çekilecek-yapılacak ki, muhtemelen kendi dünyamız hakkında bildiklerimiz kadar bilgi sahibi olucaz onlar hakkında da.

    mesela, pluto'nun yüzeyinde bir otomobil olsaydı, ön koltukta birinin oturup oturmadığını görebilmemizi sağlayan netlikte fotoğraf çekebiliyor olucaz.

    aynı zamanda güneş sisteminde ki tüm meteorlar ve asteroidleri de fotoğraflayıp takip edebileceğiz.

    sonuç itibariyle, insanlık için atılan en büyük adımlardan biri bu james webb uzay teleskobunun fırlatılması ve çalışmaya başlaması. uzay hakkında bildiğimiz her şeyin çok ötesine geçeceğiz. bazı bilgilerimiz yenilenecek. bazıları gerçekliğini kaybedecek. hiç bilmediğimiz tonlarca yeni bilgilere sahip olacağız. uzayda yaşam var mı sorusuna mutlak bir yanıt bulma olasılığımız ise hiç bu kadar gerçekçi olmamıştı ki beni en çok heyecanlandıran şey bu.

    eğer her şey başarılı olur, fırlatma + birleşme ve ayılmalar başarıyla sonuçlanırsa, bundan yaklaşık 6 ay - 1 yıl sonra dünya yepyeni bir çağa giriş yapacak.
  • yukarıda yalan olduğunu anlatan bir video paylaşılmış. video'da geçen repliklerden bazılarını burada paylaşmak isterim.

    " e şimdi bir şeyi, bir uzay boşluğu olsun, normal bir boşluk olsun, dünya olsun yani belli bir hızda hareket edebilmesi için onun bir enerjiye sahip olması gerekmiyor mu?"

    "şimdi sen roketi dünyadan uzaklaştırmak için devasa bir hız harcıyorsun."

    bu sadece video'nun 3 dakikalık kısmında geçenler. rahatlıkla emin olabilirsiniz ki, tüm komplo teorisyenlerinin beyin gelişimi bu düzeydedir. işte bu cahiller, cahil olduklarından her konuda saçma sapan fikir beyan ettikleri gibi bu davranışlarından da hiçbir şekilde utanç duymamaktadır.

    hız harcamak diyor adam. abv hepinizin.

hesabın var mı? giriş yap