şükela:  tümü | bugün
  • gecici konaklama icin in$a edilen mini yerle$im yerlerine denir.. ortaya bir ate$ yakilir geyik cevrilir ve etrafinda uyunur..
  • (bkz: camp)
  • doğayla içiçe bir bungalowda, bir çadırda, cırcır böceği sesleri eşliğinde, hafif bir meltemle uyumak. ne yazık ki her zaman öyle olmamaktadır.
    örnek 1a: iki buçuk saat banyodaki kahverengi oluşumları çamaşır suyu ile fırçaladıktan sonra, hala her su tutşda duvarlardan kahverengi bir şeyler akması. sifonun klozete bağlandığı yerdeki temazsızlık nedeniyle suyun tuvaletin içine gitmek yerine banyonun bilimum yerlerine fışkırması, sinekler için pencerede koruyucu tellerin olması fakat bunların bir türlü pervaza oturmaması, böcek sesi yerine her yarım saatte bir geçen yük trenin sesi, hafif bir meltem yerine insanı yatağa yapıştıran çılgın nem, ve tüm bunların ötesinde ertesi sabah sekizde kahvaltıda olmak zorunluluğu ve günün ilerleyen saatlerindeki uluslarası kamp toplantısı için okunması beklenen onlarca sayfa on puntolu yazı, ve tüm bunların arasında nasıl olduğu anlaşımayan bir şekilde böyle bir mekanda wireless internet bağlantısı bulunması.
    varan1: kamp yapmayın
    varan2: kamp yapıyorsanız da kendi çadırınızı tasınızı tarağınızı toplayıp gidin
    varan3:kamp yapmaya gittiğinizde kamp yapmak dışında bir amacınız, dürütnüz, mizyonunz olmasın
    varan4:afrikalı kabilelerin çanak antenle uydu iletişimlerinin olması sizi şaşırtmasın perdesi bile olmayan kamplarda internet bulabilebilirsiniz.
  • fem yurtlarında* ders çalışma amacıyla* kalmaya verilen isim.
    (bkz: bir şakirt'in ağzından hocaefendi sistemi)
  • mecazi manada; çeşitli noktalardan farklılık arzeden grupların meydana getirdiği topluluk.
  • süper zevkli bir şey. onlarca aksiliğin bir araya gelmesi bile bu olaydan keyif almanıza engel olamaz.

    kısaca ateş yakılır ve olaylar gelişir.
  • santiyelerdeki konaklama alanina da kamp denir. prefabrik yatakhane, lokal, yemekhane, market, berber vs prefabrik binalardan olusur. (sehirici santiyelerde beyaz baretler genelde eve cikar ama ozellikle sehir disi santiyelerde cumbur cemaat tum personel kampta yasar.) disi populasyonu sifira yakin oldugundan erkekler cok romantik olur. biyigi olmayan tum kadinlara dunya guzeli gibi davranir. * haliyle.
  • beş günlük ayder rehabilitasyonumu iki gün evvel sonlandırıp, zorunlu hayat engamesine geri dönen biri olaraktan ısrar ediyorum; "bol bol kamp yapın uşaklar!"
    telefon çekmiyor, elektrik !!! yok (forever lüküs!), yiyecek de sadece yanınızda kısıtlı getirdikleriniz..
    yapılacaklar listesi:
    - kendini dinlemek, düşünmek yok!
    - küçük çaplı treking
    - deli gibim kitap okumak
    - güzine dibinde kedi gibi kıvrılıp uyumak

    yeme-içme faslı için ise; (ayder için söylüyorum)
    derede balık bol, yakınlarda ineği olan kesin biri de vardır; oradaki yaşlı teyzemden de yoğurt-çökelek-köy ekmeğini al.. yan gel osman, ohhh yi memet yi!

    akrabanın derme çatma, tek odalı, helası dışarda bi kulübesi var ayder'de, kışın soğuğunda kimsenin götü de yemiyor çıkmayı..
    (bkz: deli mi sikti seni?)
    (bkz: buyrun, o benim)
    yalnız kalmak için birebir! kamp sonuçta aga, fazla kalabalık olmamalı. kafanı ütüleyen güruhtan kaçmıyor musun zaten? onları da yanında getirmenin amacı ne?
    aranız iyi ise eşin ya da sevdiğinle de kamp kurulabilir. ama yok bozuksa, kesin ve kesin tek gidin! etrafta kimsecikler de yok, bi de limonisiniz, durduk yere birbirinizi boğazlamayın!

    neyse, pamukkale turizm'in aylık dergisinde (şubat sayısı) türkiye'de kamp yapılacak 20 harika yer makalesi vardı, üşenmeyip taradım.. belki kamp yapılacak yerleri araştıran birinin işine yarar..
    1 2 3 4 5
  • kampçı <nazarımda> ikiye ayrılır. birisi tiki kampçı, diğeri de allah ne verdiyse türü kampçı. 20 seneyi geçti , yaz tatillerinde kamp alternatifini de hayatıma ekleyeli. açıkçası türkiyede kamp yaparken, allah ne verdiyse modum çok olmuştur. sadece bir çanta ve üstüme bir çektiğim örtü ile yıldızların altında çam iğnelerinin üzerinde sabahladığım... ama zamanla yurtdışındaki konforu görünce sanırım tiki oldum. artık çadırımın içerisine dışarıdan aldığım kablo ile bağladığım müzik aleti ve onun ucuna besleme yapan iphone dock şarjı ile uyanmak. sonra kahvaltı da geçiştirme yerine kamp ocağında pişen ekmek ve üzerine konulacak sucuk organizasyonu. sonra geceleri projektör ile perde asıp film izlemek diskten! derken mağduriyet bitti, yerine bildiğin krallık geldi diyor benimle kampa gelenler. memnun muyum? evet yaşım ilerledikçe, memnuniyetim artıyor. artık gözüm yemiyor , yerlere örtü atıp sabaha taş gibi kalkıp buz gibi suya girmeye. girmeden önce alışmaya çalışıyorum. hayat 35'ten sonra herkese cidden oyun oynuyor. bunu ne 34 yaşında anlarsın ne de okuduğundan bir şey anlarsın. bunu ancak 36 olduğunda anlayacaksın!