şükela:  tümü | bugün
  • john turturronun yeni yonetmenlik denemesi. gun itibari ile proje bazinda.
    (bkz: john turturro/16)
  • uzaktan akrabası
    (bkz: coffee and cigarettes)
  • yönetmen john turturro olunca, yapımcısı da ethan coen olmuştur haliyle.
    yine durum gereği kadrosunda steve buscemi olmazsa olmazdı, ki zaten var.
  • http://www.imdb.com/title/tt0368222/fullcredits

    komedı-muzıkal tarzında, yenı john turturro fılmı.. buram buram coen bıraderler kokusu alınan, yok yok kıvamındakı kadrosuyla (gerek kamera onu, gerek kamera arkası) pek bır merakla beklenen, daha sımdıden guzel guzel elestrılerı sıralamak ıstedıgım turturro fılmı..
  • ismine vurulup bilet almaya karar verdiğim ve de nick cave in de şarkıları ile eşlik edeceği , hislerimde yamulmuyorsam keyifle seyredilecek film.
  • ilk bölümüyle son derece eğleceli, ikinci bölümüyle ise kısmen hüzünlü film. bol bol kahkaha attırmıştır.satır araları cinsellikle iligili esprilerle ve bilgilerle doludur.mandy moore un olduğu sahneler ayrı bir heyecanla izlenmiştir.
  • kurgu,senaryo,müzik,görüntü yönetimi gibi terimlerle uğraşmaksızın sadece sike sike etkilenmek zorunda olduğunuz filmlerden birinin izleyicisi olduğunuzu daha başından hissettiren bir film. eski zamanlardan kalma, saklanması gereken bir anı sanki bu yoksa 2005 yapımı bir john turturro filmi değil yani.
  • filmi, sinematografiyi, perdeyi, antraktı, çiş tutmayı -sinemaya dair her şeyi- bir kenara bırakarak söyleyebilirim ki şimdiye kadar gördüğüm en orgazmik kadrolardan birine sahip bir film romance and cigarettes. susan sarandon'ın hüzünlü hırçınlığı; mary louis parker'ın punk-rock/riot girl kimliği, piano çalarak yaptığı doğaçlama şarkısı, telefon konuşması; kate winslet'ın su altından ulaşan sesi, kırmızı tırnakları, kızıllığı, evlere şenlik orgazmı aklımdan çıkarsa beynime baktırmam gerekecek bir terslik var diye.
  • kadrosu muhteşem olan bi müzikaldir bu film .john turturro da steve buscemi gibi yılların verdiği yan rol/karakter oyunculuğu üstadlığıyla sinemaya atılmış ve üçüncü filminde müzikale atılmıştır.müzikal kanımca çekilmesi en zor film janrıdır. koreografinin kusursuz olması gerekir, geçişlerin uyumlu* , oyuncuların role uygun seçilmesi gerekir. bi james gandolfini den direğe sarılıp dönmesi istenmez. kalıbına yakışmaz adamın, tabi istisna olarak da görebilirsiniz .ama en azından çektiği müzikalde bi özgünlük var . misal tipik türdaşları , şarkı söyleyen bi oyuncu ve etrafında ona eşlik edip danseden figüranlarla sahneleri bitirirler. ama bu filmde enteresandır, bi şarkı içinde bi sürü geçiş yaşarsınız sahneden sahneye .herkes aynı şarkıyı aynı anda söylermiş gibi olur. bu güzeldir ama uydurunca güzeldir zira bazı bölümlerde çuvallamış yönetmen ,ama genel olarak alkışlanasıdır orjinallik vardır, cesaret ister çekmesi.
    üstte de bahsedildiği üzre coen biraderlerin filme muhakkak katkısı bulunmuş. senaryo basit bi senaryo , ayrıntılarla zenginleştirilmeye çalışılmış . tahminen , turturro senaryoyu yazmış , "beyler şuna bi göz atın ,varsa yanlış düzeltin " demiş ,coenler de özene bezene tipler yaratmışlar.
    çıtır kızlar kıvamında ev kızları ,hepsi de birbirinde tuhaftır mesela , mary louise parker yarmıştır tabiri caizse, mandy moore un yakın çekimde o kadar da güzel olmadığı görülmüş , diğer kız - filmdeki ismiyle rara- da doğallıktan uzak , kötü denilebilecek bi performans göstermiş ama göze çarpmaz o kadar nedense.
    kate winslet ın da bilerek ve isteyerek mokar hastası nihan rolüne uygun görmüşler, bu yüzden de abartmışlar iyice , pek hoş olmamış bu abartı ,zati kilo da almış göz zevkimize de hitap etmiyor ,keşke öbür kate oynasaydı dedirtti*.steve buscemi ye laf söylemeye dilim varmaz, adam ne dese ağzına yakışıyor ,garip bi tat bırakıyo ardında her filminden sonra.
    soundtrack albümü* alınacaklar listesine film biter bitmez alınır , hakkaten de müthiştir katalogda yazdığı gibi. velhasıl , turturro hayal gerçek karışımı bu müzikalden alnının akıyla çıkmış ,son saniyesine kadar zevkle izlememi sağlamıştır. izlenesidir.
    gerçi festivalde şimdiye kadar gittiğim üç filme de methiyeler düzdüm ya ben bi tür pollyanna oldum ya da festivalin her filmi güzel. hülya uçansu sağolsun varolsun.
  • geci$lerin ve kurgunun muhte$em oldugunu dü$ündüğüm müzikal.her ikisi de öldürür* ama müzikle bezenince hayat daha çekilir olur fikriyle ölene kadar ya$amak zor dü$üncesinin acaip keyifli anlatıldığı tekrar izlenmesi gereken film.