şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: 12 dev adam)
  • 18 eylül 2009 türkiye yunanistan basketbol maçı'nın ertesinde yeni kararlar almalı; ondan sonra on iki adam olacaksa olsun. her turnuvada 'coşturulup' hayal kırıklığına uğramaktan herkes bıktı....
  • biraz fazla sey bekliyoruz hem futbol hem basketbol milli takimlarimizdan. milli takimlar ulkelerinin aynalaridir. boyle istikrarsiz ulkenin milli takimlarindan istikrarli basarilar beklemek, beklentileri en hafif tabiriyle 'abartmak' oluyor. istikrarsiz ulke, istikrarsiz ulkede yetisen oyuncular, oynadiklari istikrarsiz oyun(sampiyonadan sampiyonaya, mactan maca, mac icinde) ve istikrarsiz sonuclar. bizim istikrarli olarak yaptigimiz tek sey istikrarsizlik.
  • 1993 yılında almanyadaki avrupa şampiyonasına katılan kadrosunun boy ortalaması sadece 1.89 idi. 1980 li yıllardaki pivotu ise, o boyuyla en fazla bir 4 numara yani power forward olabilecek efe aydan idi .

    90 lı yılların ilk yarısında yugoslavyadan kaçan isimlerle hem boyu uzadı hem güçlendi.
  • antalya kampından sonra şu anda istanbul'da çalışmalarına devam ediyor. yarın istanbul'daki son antrenmanını yapıp, 2010 dünya basketbol şampiyonası son hazırlık kampı için bormio'ya hareket edecek.

    şu ana kadar kamp döneminde herhangi bir sakatlığının olmaması sevindirici.
  • bugün son antrenmanını yapıp istanbul'daki kamp programına son veren 12 dev adam, henüz aday kadro daha geniş tabi.

    şu sıralarda kendilerine çırağan sarayı'nda bir yemek verilmekte, bormio'daki kamp dönemine uğurlanmadan önce.

    son antrenmanı izledim, biraz izlenim aktarayım.
    takım oldukça neşeli**, herkes birbirine saygılı.

    2010 dünya basketbol şampiyonası için eksikliğini gördüğüm birkaç nokta;

    -takımda o hep söylenegelen "abi" olayı yok gibi, ya da lider diyelim. kerem ve ömer takımda öne çıkan ve abi diye hitap edilen kişiler. hidayet antrenmanda yoktu, onun soyunması muhtemel bu liderlik pozisyonuna, ama umarım geçen sezonun moral bozukluğunu üzerinden atmış ve tüm konsantrasyonunu turnuvaya vermiştir. bir parantez harun erdenay'a için açmak gerekirse, tüm takım pegasus'u çok seviyor ve ona büyük saygı duyuyor, saygı duyulmayacak gibi biri değil zaten. mütevazi ve beyefendi bir kişi. keşke onun gibileri daha çok çok gelse.

    -ayrıca takımda koç sıkıntısı da var. öğrendiğime göre tanjevic ağustos'ta dönüyor, şu anda takım kıdemli görünümünde nihat iziç ve antrenör rolünde orhun ene ile çalışıyor. tansiyonu yüksek anları kaldırabilecek daha tecrübeli bir koç şart, umarım tanjevic iyiye giden sağlığı ile beraber güzel bir iz bırakır turnuvada.

    -biraz detay ama takımda üç numara eksiği var gibi. hidayet ve ersan'ın dışında uzun ve üç numara oynayabilecek biri olsaymış iyi olabilirmiş. hocaların bir bildiği vardır muhakkak takımı kurarken.

    bakalım ilk ciddi performanslarını adidas istanbul cup'ta göreceğiz. kendilerine sakatlıksız ve başarılı bir kamp dönemi dileriz.
  • mayıs 2004'ten beri bogdan tanjevic'e emanet.

    geçen 6 sene içinde oynadığımız bütün turnuvalar, şu yazın hazırlığıydı. hangi mantığa sığdırılır bu görüş bilinmez ama öyle dendi. hedef 2010. neydi bu hazırlığın amacı? 86-87 doğumlu altın(!) jenerasyonu takıma entegre etmek. hidayet abilerinin önderliğinde, ev sahibi olduğumuz 2010 dünya şampiyonasında efsaneleşmelerini beklemek.

    kerem tunçeri'nin yaş haddinden dolayı emekli muamelesi gördüğü ve yerine hakan demirel'in alındığı 2007 avrupa şampiyonası bile yaşadık biz bu yüzden. kerem'in o seneki performansını hatırlamayanlar için; hem tau, hem barcelona, hem de real madrid'den teklif almıştı. öyle bi oyuncuydu avrupada.

    şimdiye geliyoruz. olay ortada. onların zihniyetine göre kerem'in bi ayağının çukurda olması gerek şu an. ne de olsa o yaşlı kerem 3 yaş daha yaşlandı. peki, durum ne? kerem takımın beyni. bence hep öyle olması gerekti de, sizce bir şeyler yanlış gitmiş, belli.

    dilim varmıyor söylemeye ama mirsad'ı, mehmet okur'u falan yedik yahu şu sürede. lan, akıl alır gibi değil. gerçi, daha ne atraksiyonlarımız oldu. yazmaya kalksak sözlüğün veritabanı dahi kabul etmez, kusar.

    çok acayip şekillemelerle onca sene hazırlandık bu yaz için. sonuç? sonuç daha yok, ama ben söyleyeyim;

    sırbistan, litvanya, ispanya, yunanistan, hırvatistan, arjantin, rusya, slovenya, amerika... ve hepsinden çok daha kötü bir türkiye.

    şu şampiyonaya bel bağlayıp, "belki olur" umuduyla madalya falan bekleyen varsa beni dinlesin. ne umudu kardeşim. gel, biz tenekeciye gidelim.
  • ne yazik ki sittin senedir kabak tadi veren fakat kabul etmek gerekir ki cok basarili olan ticari hareket sebebiyle 12 dev adam olarak anilan takim. artik gina geldigi icin -ve hatta bence basarisizlikta katkisi da bulunan- bu sifat tamlamasi basligin altina tanim yapmayarak takimin asil basliginin altina yalnizca onuncu entryi girmek beni ayrica uzuyor. neyse...

    yillar yili basarisizligini kaniksadigimiz bir takim oldu bu. her zaman yakalanan muthis jenerasyondan bahsedildi, ki bu dogruydu da, ama her turnuva sonucunda takimin potansiyeline ulasamadigi icin basarisiz oldugunu gorduk. bu basarisizliklarin degismeyen iki etkeni vardi ki bunlarin birincisi bogdan tanjevic, ikincisi ise yildiz -nba- oyuncularimizin verimsizligi ve takimin geneline olan olumsuz etkileri. tanjevic konusuna hic girmiyorum, zira belki bu basketbol kurdu denebilecek adamin basarisiliktaki sorumlulugu minimum duzeyde. sonucta biz sahada birbirlerine "niye pas vermiyon lan" diye saldiran oyuncular gorduk. nba'e ilk ayak basan turk oyuncusu olan mirsad turkcan'in oradaki basarisizliginin hazimsizligini, hali hazirda orada oynayan ve basarili olan hidayet turkoglu ve mehmet okur'dan cikarisina sahit olduk. hidayet turkoglu'nun rezalet oynadigi turnuvalarin herhangi bir macinda iyi oynadiktan sonra mikrofonlara "benim kim oldugumu herkese gosterdim" falan deyisini dinledik. yani kisaca aynen ismine yapildigi gibi, cisminin de ici bosaltildi bu takimin. farkinda misiniz bilemiyorum ama yillardir esas tartisilan sey milli takimin degil, yildizlarin basarisizligi. bunun bir benzerini en son dunya kupasinda fransa'nin basina gelirken izledik. disaridan izlerken gayet eglenceli "ehhehe hiyarlara bak nasil rezil oluyorlar" falan diyoruz. e ama yillardir ayni seyi bizim icin diyorlar iste. adamlar en azindan bir ara ortaligi dagittilar sonrasinda kotu bir donem geciriyorlar, bizde ise bu durum malesef karakteristik.

    ve simdi 2010 dunya sampiyonasinda bizim takima bakiyorum, malesef hicbirsey degismemis onu goruyorum. neymis, hido iki mactir kotu oynuyormus. sanki tek derdimiz bu gibi. rusya maci sonrai roportajlara bakiyorum "hidayet nasilsin?", "son dakikalarda kendine geldin , hadi insallah boyle devam?" vs. vs. diger oyunculara bile "hidayet'i oyuna sokmaya calistin , devamli pas verdin ne diyorsun?" falan diye soruyorlar. yapilan yorumlar hep hidayet'in de iyi oynamaya baslamasi halinde olabilecekler uzerine temellendiriliyor. bu sefer takimda yildizlarin cekismesi yok ama hidayet masallah bayragi aldi tek basina tasiyor, e haliyle cocuk top oynamaya konsantre olamiyor bu kadar agir bir gorevin altindayken. kendisi zaten asli olarak ilgi odagi olma gorevini yapmaya dunden razi. sessiz sedasiz isini yapan ersan ilyasova'nin kimse farkinda bile degil neredeyse. hayir bu adam da nba oyuncusu. problem imaj ise o da imaj yoksunu (hidayet'in oynadigi reklamlara falan bakildiginda adamda o tarz bir isigin olmadigi bariz zaten). ilgi gormek icin illa o da mi ciksin egosantrik hareketler yapsin yani? bizde prim yapan o malesef.

    zaten rusya macinin ikinci ceyregi tek basina takimdaki problemin kaynagini gozumuze sokmaya yeterli. "super" yildizimiz hidayet ceyrek boyunca oynamiyorken vasat rus takimini ne hale soktugumuz net ortada. ha bunu hidayet'in kendisi goremez zira ne algilama yetenegi ne de icerisinde kayboldugu egosu buna izin vermez. o simdi muhtemelen bir dahaki macta takimin degil kendisinin nasil basarili olmasi gerektigini dusunuyordur. ama bunu teknik yonetim, medya, seyirciler gorup anlamis olsalar keske ve ona gore davransalar. aksi takdirde degismeyen iki etken tanjevic ve yildiz problemi aynen yerli yerinde durmakta oluyorlar ki bu sebeple bu turnuvada da takimdan bir basari beklemek yersiz gibi gorunuyor.
  • beyni kerem tunçeri, yumruğu ersan ilyasova, kamburu hidayet türkoğlu'dur.
  • fast break ve serbest atış problemlerini de çözerse önünde hiçbir ülkenin duramayacağı takımdır.