şükela:  tümü | bugün
  • robert de niro ve sean penn'in oynadigi cok eski bir film. iki mahkum hapisaneden kacarlar ve kendilerini bir manastirda papaz olarak bulurlar ve olaylar gelisir. demi moore'un da guzel katkilarini ilave etmek de faide var.
  • konu kanada sınırında bir allahin sittir ettigi yerde geçmektedir. demi moore'un koltuk altı kılları görülmeye değerdir.
  • (bkz: no angels)
  • sean penn ve robert de niro nun hapishane kackini rahip rolünde iyi is cikardiklari bir filmdir
  • üç hapihane kaçkınının, soymak için giridikleri bir evde dickensvari bir yaklaşımla noel meleklerine taş çıkartacak sevimlilikler yapmalarını konu alan bir film. bogart'ı kahverengi gözlerine çok yakışan pembe bir mutfak önlüğüyle hindi pişirirken ve arada sırada gülümserken görmek mümkün. peter ustinov'sa hem genç, hem tombul hem de pek sevimli, unicef gönüllüsü olmak bu adamın mayasında varmış.
  • 1955 yilinda michael curtiz tarafindan cekilen; ba$rollerini humphrey bogart, aldo ray ve peter ustinov'un oynadigi film. robert de niro ile sean penn'in oynadigi film bunun yeniden cevrimidir.

    sevdigim filmlerden biri. konu$amayan kucuk kizin "they are prisoners" demeye cali$tigi ama rahiplerin "they are protestants" anladigi sahne cok tatli. sean penn'in oynadigi karakterin konu$masi kayda deger. bence senaryosu cok guzel yazilmi$.
  • robert de niro'nun alışılmış tarzının dışında bir şeyler denediği film. burada komedyen hatta abarılı mimikleriyle pandomime soyunuyormuş izlenimi veren robert de niro, sanki imajını zedeliyormuş gibi gözüksede çok yönlülüğüyle daha da saygı duyulası bir oyuncu olarak kalbimde yer etmiştir. film zaten absürd mizah olduğu için pek zorlanmamış aslında. ben de oynarım lan ne var.
  • "robert de niro, sean penn ve demi moore yanyana gelirse nasıl bir film olur?" sorusunun cevabının kesinlikle aklınızdaki gibi olmayacağı film. afişi de oldukça komiktir.
  • hakkında bu kadar az entry girilmesine şaşırdığım harika film.
  • özellikle sean penn'in, bir silah satış buroşüründen esinlenerek yaptığı dinsel konuşması oldukça ilgi çekicidir. film, genel itibariyle mizah çizgisinde ilerlese de halkın kiliseye yaklaşım tarzına ve kilise görevlilerinin gerçek dünyasına dair önemli saptamalar da yapar. mesela; sean penn'in, çaldığı giysinin yakasından mandalı çıkarmayı unutması ve bunu farkeden rahibe, durumu belli etmemek için uydurduğu açıklama, daha sonra saf rahip tarafından bir dinsel uygalayış olarak benimsenecektir.