şükela:  tümü | bugün
  • vergi iadesinin sahneyi devrettiği azsolist. söylenen o ki asgari ücretli (yani 380 ytl kazanan) kimseye katkısı 100 ytl olacak imiş. üzülerek ifade etmek gerek ki 2200 ytl alan muhtaç kimseleri 500 ytl dolaylarında bir kayba uğrattıracakmış.
  • yıllık gelir vergisi matrahının tespitinde bir kısım tutarın vergi matrahı kapsamının dışında bırakılmasını ifade eder.

    asgari ücret artacak
    asgari ücret: 531,00
    ssk primi: 79,65
    asgari geçim indirim toplamı (kendisi, eşi, çocuğu): 358,43
    asgari ücretlinin gelir vergisi matrahı: 92,93
    gelir vergisi kesintisi : 7,43
    damga vergisi: 3,19
    asgari ücretliye ödenecek: 440,73
    asgari ücretliye vergi iadesiyle şu an ödenen: 412,00
    asgari ücretlinin eline geçecek ekstra gelir: 28,73
    (not: ytl olarak.)

    böyle bir şey işte uygulamaya geçtiğinde, ama asıl burdan kazançlı olacak olan her zamanki gibi sermayedir (kit'ler de dahildir). asgari ücretli çalışan ya da öyle gösterilen işçiler üzerinden devlete ödedikleri vergiden indirim yapılacaktır bir başka deyişle. 2007 yılı asgari ücret görüsmeleri öncesinde böyle bir düzenlemeye girilmesi ilginctir, kaldı ki düşük gelirliyi düşünüyoruz asgari ücret üzerindeki yükü azaltıyoruz gibi savsatalar söylendiği sırada, bir yandan da yeni zam ve vergi haberleri fink atıyor.
    ön yargılıyım arkadaş hiç bir hükümet halk için emekçi için faydalı bişiy yapmaz, kendileri icin kanunlar çıkartırlar (ahanda daha yeni balon şirket/kredi ilişkisiyle ilgili al baraka ve bağlı olarak unakatanı kurtaracak bir yöntemi geçiriverdiler kaşla göz arasında), bütçe doğrultmak için vergiler koyarlar ama senin hayat standartının bir önemi yoktur çünkü sen açlıkla mücadele eder hale getirilmişsindir çoktan.
    son olarak kdv yi kaldırıyorlar ya bunlar; kayıt dışının da önüne geçiceğiz de diyorlar di mi, ee sen şindi bilemediğim ne çeşit hesaplardan sonra kdv'yi kaldır fiş zorunluluğu kendiliğinden ortadan kalksın kayıt dışı uçurumu büyüsün. ama nedir hem iş vereni vergi yükünden bir nebze olsun kurtar hem de kendini kdv ödemesinden kurtar iki kuruş faydası olur umuduyla da çalışanlar sevinsin. hey yavrum hey
  • yamulmuyorsam 2003 ya da 2004 yılında uygulamadan kaldırılan, 2007 yılında tekrardan uygulamaya konulması gündemde olan indirimdir. işçinin gelir vergisi matrahından, belirlenen bir özel indirimin düşülmesi ve bu düşük matrah üzerinden vergi hesaplanarak işçiden kesilen verginin düşük olmasını, dolayısıyla işçinin cebine girecek net ücretin yükselmesini amaçlamaktadır.

    edit: değilmiş. alakası bile yokmuş.
  • özel gider indiriminin ortadan kalkmasıyla fiş toplama derdi son bulmuş ve asgari geçim uygulamasına geçilmiştir.

    asgari geçim indirimi (agi) aynı şartların sağlanması halinde asgari ücretliyle 5.000 ytl net maaş alan çalışana aynı getiriyi getirecektir.

    çalışanın kendisi için %50
    çalışanın çalışmayan eşi için %10
    ilk 2 çocuğu için % 7,5 2+ için ise %5 olarak uygulanacaktır.

    yukardaki verilerle bulunan oran asgari ücretin yıllık tutarı ile çarpılır ve çıkan tutar gelir vergisi kesintisinin birinci dilimi ile çarpılır, işte bulunan rakkam asgari geçim indirimimizdir.

    ör: bay x' in eşi çalışmamaktadır ve 3 çocuğu vardır. buna göre agi hesaplayalım;

    kendisi için 0,50 eşi için 0,10 çocuklar için 0,075(1.çocuk) 0,075(2.çocuk) 0,05(3.çocuk)
    0,50 + 0,10 + 0,075 + 0,075 + 0,05 = 0,80

    agi = 0,80

    asgari ücret şu an 585 ytl ancak indirimi alacağımız yılın başında belirlenen asgari ücret hesaplamada esas alınacaktır. 01.01.2008 de asgari ücret 620 ytl belirlenirse hesaplamada o kullanılacaktır.

    12 x 585 = 7.020
    7.020 x 0,80 = 5.616
    5.616 x 0,15 = 842,40 (% 15 gelir vergisinin ilk dilimidir)

    işte bulduğumuz bu rakkam agi'dir. 12 ay boyunca personelden kesilen gelir vergisinden 842,40 / 12 = 70,20 ytl mahsup edilecek yani işveren devlet yerine bu tutarı personeline ödeyecektir. ancak unutulmamalıdır ki hesaplanan tutar personelin o ayki gelir vergisini aşar ise aşan kısmı için iade yapılmayacaktır. örneğin o ayki gelir vergisi kesintisi 40 ytl ise 70,20 ytl'lik tutar değil 40 ytl lik tutar personelin maaşına ilave edilecektir.
  • öncelikle çocuk sayısı konusunda kaygıların iyi anlaşılamadığı uygulamadır.

    en fazla dört çocuk için asgari geçim indirimi uygulanmaktadır. eşten dostan duyduğunuz üç karım ve kırk çocuğum olsun, hayatta vergi ödemeyim gibi yaklaşımlara prim vermeyiniz.

    yasanın amacı fiş yazmak ve zarf doldurmak gibi çağdışı uygulamayı kaldırmak, yani iş yükünü azaltmak ve az kazanandan (asgari ücret) vergi almamaktır. netekim eşi çalışmayan ve dört çocuklu bir asgari ücretli iseniz vergi ödemeyeceksiniz.

    memurlar açısından şu anki rakamlarla, eski sisteme göre kar'a geçilmiştir. bekar bir memur 50*12 ay = 600 ytl vergi iadesi alacaktır yaklaşık olarak. ve yine yaklaşık 100 liralık bir kazanç söz konusudur. çünkü 2008 yılı için geçim indiriminde hesaba katılacak asgari ücret henüz belli olmamıştır.

    asgari ücretli zaten vergi ödemeyerek 70 - 80 ytl arasında kazanç elde ederken, bu sistemde olan yüksek ücretli işçilere olacaktır. sözleşme ücreti yüksek ve tavandan prim ödeyen, vergi veren ssk'lılar asgari geçim indirimi standart olduğu için eskisi gibi vergi iadeleri alamayacakdır. hani şu her çalışanını asgari ücretli göstermeyen, ödediği maaşı bordrosunda gösteren iş yerlerinde çalışan emektarlar... yıl sonu bilmem kaç milyarlık fiş vermek zorundasın denilenler... kayıp onlardadır.
  • işçi ne kadar ücret alırsa alsın aynı iadeyi aldığı uygulama.asgari geçim indirimi (agi) işçinin aldığı ücret üzerinden değil asgari ücret üzerinden hesaplanıyor.bu durumda eşi çalışmayan dört çocuklu 5000 ytl ücret alan işçi en az aylık 675 ytl vergi öderken aynı koşullar altında asgari ücretle çalışan işçi vergi ödemiyor.teoride çok kazanandan çok az kazanandan az vergi gibi görünüyor.ancak önceki uygulama olan azalan oranlı vergi iadesi işçinin maaşı arttıkça iade oranı azaldığı için az kazanandan az çok kazanandan çok kalıbına daha uygundu gibi geliyor. eğer agi’nin uygulanmasının amacı zarftı fişti ıvır zıvır işlerden kurtulmak olsaydı agi matrahı hesabında asgari ücret değil işçinin aldığı brüt ücret kullanılırdı.eğer amaç vergi de adalet sağlamak olsaydı azalan oranlı vergi iadesine devam edilirdi.agi nin avantajlı tarafları da yok değil.örneğin önceki uygulamada sadece beşlkalem gider iadeye konu edilebiliyordu (eğitim,sağlık,gıda,giyim ve kira) .bu uygulamada bunların ayrımı derdi ortadan kalktı.işverenler ve işçiler verdikleri zarfların doğruluğundan sorumluydular.oturup zarfları tek tek kontrol edenler bile vardı işverenler arasında.artık verdikleri aile beyanlarının doğruluğundan işçiler sorumlular.eski uygulamada zarflarını ne kadar doldurabilirlerse o kadar iade alabiliyorlardı.şimdi sabitlendi.kayıt dışılığı önleme açısından bakıldığında maliyenin bu yönde pek korkusu yok.haklılarda.kredi kartı kullanımı o kadar teşvik edildi ki artık kimse kartsız alışveriş yapmıyor.kredi kartlarını izlemek çok kolay olduğundan perakendeci kartlı alışverişlerde mecbur belge düzenliyor.eğitim ,giyim ve bir miktar da sağlık harcamaları bu sayede kontrol altında.insanımız gıda harcamalarının nerdeyse tamamını marketlerde yapma alışkanlığı da edindi.ha bunlar büyükşehirlerde olan şeyler taşrada böyle değil denebilir.ama zaten vergigelirlerinin çok büyük kısmını büyükşehirlerden toplanan vergiler oluşturuyor.taşrada zaten sigortalı çalışma alışkanlığı yerleşmediğinden iade de doğmayacaktır.dolayısıyla maliyenin buralardaki vergi kaybını çok umursayacağını zannetmiyorum.yani olan asgari ücretten fazla alıp bunu bordroda gösteren işçiye oldu.naçizane tahlilimdir.böyleyken böyle.hadi hayırlısı.
  • "2007 kayıp yıl oldu" açıklamasının ne anlama geldiğini bugün öğrendiğim uygulamadır.

    şöyle ki; vergi iadesinde bir yıl boyunca çalışıp ve muhakkak fiş biriktirip, hatta onları sınıflandıra sınıflandıra yazıp, ertesi yıl memurlarda şubattan, özel sektörde mart ayından itibaren taksitlerini alır idik. yani önceden çalışmış ve bu ilaç gibi geldi durumu hak etmiş olurduk ertesi yıl.

    asgari geçim indirimi ise ücret alındığında hemen tahakkuk ettirelecek ve iade edilecektir. yani 2007 vergi iadeleri uçmuştur. ben başta bütün çalışanlara günaydınlar olsundur.

    ha bu sistemin artısı yok mudur? muhakkak vardır. aynı gavur memleketlerindeki gibi; ailenin ve çocuk sahibi olmanın özendirildiği, devletin vatandaşına değer verdiği gibi yalana inanmak toz pembedir. hem çalışanın, hem muhabesebecinin iş yükü azalmıştır. ne olursa olsun vatandaş vergisini ödemeli, fişini alarak satıcıya ödettirmek için elinden geleni yapmalıdır.
  • 4 aralık tarihli tebliğ ile konu hakkında iki açıklama yapılmış tebliğdir. şöyle ki;

    1- eşler konusunda yeni uygulamada, emekli eşten de indirim hakkı sağlanmıştır. yani eşiniz emekli ise, geliri olan sayılacak ama size indirim (%10 tutarında) hakkı verecektir. zaten vergi indirimi olan, bir geliri olan ve hatta asgari geçim indirimine benzer bir uygulamadan faydalanan emekli eşten de indirim yapılması, maliye'nin vergi almaya ihtiyacım yok demesinin bir çeşidi olmalı herhalde. çünkü ülkede çoğunlukla en kolay vergi toplama yeri ücretlerdir. hele ki emekliler için, peşin vergi demektir vergi ödemek.

    2- kamu çalışanlarında uygulanan çocuk yardımı konusunda beyan esas uygulaması var. yani 657'ye tabi iseniz gidiyorsunuz özlük hakları birimine benim çocuğum var, yardım istiyorum diyorsunuz ve az falan ama çocuk paranızı alıyorsunuz. ve yine asgari geçim indirimini de yine çocuklarınızı beyan ederek alacaktınız. memuruna güvenen maliye (söz konusu sadece beyan iken) , işçisine ve hatta tüm ssk'lı işçilere güvenmeyerek söz konusu tebliğle çocuklar için uygulanacak asgari geçim indiriminde, çocuklar sağlık yönünden hangi eşin üzerinde iseler asgari geçim indirimini o eşe vereceğini tebliğ etmiştir. çocuğunuzu sağlık yönünden üzerinize almak için gereken dünya kadar belge vardır çünkü. vergi indiriminin eşit olarak sağlanması için sevindirici ve tatmin edici, çocuk yardımı gibi zaten ayrımcı bir uygulamaya göre yine ayrımcı bir uygulamadır. çocuk yardımının da sağlık yönünden çocuklar hangi eşte ise yardımın ona verilmesi sağlanmadıkça adil olmayacaktır.
  • ilk çıktığında beni, vergi matrahını düşüreceği, dolayısıyla 2. vergi dilimine geçilmeyeceği ya da daha geç geçileceği, dolayısıyla yıl sonunda maaşta fazla düşme olmayacağı düşüncesine sevk eden, ancak uygulamaya geçince matrahla ilgisi olmadığı, gelir vergisi kesildikten sona bir kısmının geri ödendiği ortaya çıkan uygulama.