şükela:  tümü | bugün
  • istanbul'un anadolu yakasında, e5 ile tem'in kesiştiği yerde olan kocaman bi yerleşim yeri. avrupa yakasında okuyan ya da çalışanların ve arabası olmayanların asla oturmaması gereken, arabası olanlar için ise hiç bi yere çok uzak olmayan yer. toplu taşıma araçları saatte bir kalkan, onların da "semtin ruhuna uygun değil" diyen cipli insanlar tarafından engellenmeye çalışıldığı semt
  • yerleşim düzeni ve binaları bakımından ataköy'e benzer, lakin binalar daha yeni ve dolayısıyla moderndir.
  • depremden sonra binalar/temel saglam diye kira ve ev fiyatlarının acayip arttıgı ancak krizle beraber fiyatların giderek dü$tügü, 2 oda bi salonlu evinin kirası 3 oda bir salonlu evinden pahalı* yavru $ehir
  • yine bir emlak bankası projesi olmakla birlikte,ataşehirin konsepti ataköy'den tamamen farklıdır.
    ataköy'ün aksine ataşehir,bariz çizilmiş sınırlarla çevresindeki yerleşim birimlerinden ayrılmıştır.ataşehir sakinlerinin ataşehiri yeğlemesinin sebebide bu izolasyon duygusudur.çevresindeki çingene mahallelerinden,düzensiz görünen yapılanmadan kendilerini soyutlayıp,küçük çapta bir ideal kent içerisinde yaşamak,böylelikle "ayrıcalıklı olma" hissiyatını tatmak isterler.

    istanbul gibi türkiye'nin gelir dağılımı eşitsizliğinin herhangi bir sokakta yürürken bile göze battığı bir şehirde,ataşehirliler kendilerini,vicdanlarını rahatsız edecek her türlü görüntüyü sınırlarından dışarıda tutmaya uğraşırlar;ataşehir sınırlarına girildiğinde "elite" bir görünüm sunulmalı,insan kendisini güvende hissetmelidir.bu güven hissi tamamen aldatıcıdır esasında,çünkü gece bekçilerine rağmen hırsızlık yaşanmakta,"izolasyona" rağmen kapkaççılar "içeri" girebilmektedir;yani türkiye gerçeği ataşehirede sirayet etmektedir.

    ataşehir sakinlerinin profilleri,genelde gençliğinde solcu örgütlerle haşır neşir olmuş,sonradan "globalizmi kavramış" ve parayı bulmuş babaların kurduğu ailelerden oluşmaktadır.gençliğinde sahip olmadığı imtiyazlar için iktidara başkaldıran bu insanların şu anda başkaldırdıkları yegane şeyler verdikleri aidata rağmen düzgün biçilmemiş çimler veya kamelya durağı önüne konuşlanmış simitçinin göz estetiğini bozuşudur.
    gençliklerinde aktif olarak katıkları eylemlerin getirdiği karakter alışkanlığı sonucu bu insanlar ataşehirde direk yönetim kurulu başkanlıklarına,apartman yöneticiliğine ve benzeri görevlere namzet olurlar.nasıl ki gençliklerinde belli bir siyasi görüşün taraftarı olmuşlarsa,şimdi de,ataşehirin,"ataşehirli olma adabının" savunucusu,oluşturucusu,taraftarı olurlar.içeri girip çıkan "it,kopuğun",çingenenin arsızlığından dem vurur,minibüs şöförlerinin kravat takmamasından,ataşehir-üsküdar hattında servis yapmanın haysiyetini,gururunu kavrayamamalarından dert yanarlar.

    bütün modernliğine karşın yapay,bütün "uydu kentliğine" karşın yetersiz,bütün ulaşım olanaklarına karşın izbe bir yerdir ataşehir.oturmaktan hoşlanmadığım bir yerdir.
  • durmadan isim değiştiren,kimi zaman "ataşehir alışveriş rehberi",kimi zaman "ataşehir yaşam dergisi" gibi değişik formatlarda küçücük posta kutularına zorla sıkıştırılan,insanı gülmekten yerlere yatırabilecek,ataşehir sakininin profilini ortaya çıkaran sinir törpüsü dergi.

    derginin muhteviyatına gelirsek,hangi mağazada ne satıldığı veya hangi kuaförde hangi sosyete berberinin teşrif ettiği* gibi sıkıcı bilgilerin yanında bir sürü eğitici,öğretici kısımlarla doludur ataşehir dergisi.ama bu öğretici,aydınlatıcı eserlerin,makalelerin sabit yazarları malesef yoktur;durmadan her nüshada değişik bir yazar teşrif eder konuk olarak dergi sayfalarına.

    "okul öncesi çocuklarının eğitiminde 3 altın kural;sevgi,saygı,şefkat" veya "hem istediğiniz kadar yiyip,hem 1 ayda 15 kilo vermenin mucizevi yolu!" benzeri doktor,pedagog,psikiyatrist kaleminden çıkmış zorla yazdırılmış kısa makaleler ile sayfa dolduran derginin esas yıldızı ise okşan hanımdır.

    "okşan'ın dünyası" isimli bölümde her ay yaşadığı olayları,arkopal,tefal marka gazete kuponuyla alınmış mutfak malzemelerinin dandikliğini,minibüs şöförlerinin arsız tavırlarını ve altın günü aktivitelerini sevecen,samimi bir üslup ile anlatan,resminden anladığımız kadarıyla 50sine merdiven dayamış okşan hanımın yazıları edebiyat dünyasını vahe kılıçaslan'ın "canlandım" isimli eserinden beri yaşanmamış bir şekilde sarsacak niteliktedir.nasıl yazar peki okşan,kimdir kendisi,nelerden hoşlanır?

    "sevgili ataşehirliler,
    geçen gün mozaik çarşıdan yukarı çıkarken ayağım bir takıldı,az daha düşüyordum!allahtan düşmedim.ama bir çığlık atmışım ki,herkes bana doğru baktı.arasıra hepimiz çığlık atmaz mıyız?" gibi bu satırların yazarı tarafından taklit amacıyla yazılmış bir cümle kafalarda bir resim oluşturacaktır herhalde.
    son olarak yıllar evvel dergide rasladığım bir şiiri aklımda kaldığı şekilde aktarmak isterim:

    ataşehirde kiralar pahalı
    ataşehirli olmak gibisi var mı?
    ataşehirin yolları düzgün
    ataşehirde oturmayanlar çok ama çok üzgün

    ataşehirden kadıköy 20 dakika
    haydi bilemedin,30 dakika
    ataşehirden heryere vesait var
    ataşehirli olmak ne güzel yar

    ataşehirli olmanın haklı gururu var bizde
    durmayın,katılın,bu neşeye sizde
    ataşehir kalitenin merkezi olmuştur
    mozaik çarşı üstündeki restoranda kadehleri tokuştur
  • nufusunun buyuk cogunlugunu 30-50 yas arasi egitim duzeyi yuksek beyaz yakalilar olusturur, ortasindan tem gecer buyuksehir belediyesi otogar yapmak istedigi icin projenin yarisina onay vermemis ve bati kismi tamamlanmamistir. bahcesehir'e gore binalarin tipolojisi daha bir butunluk arzeder.

    (bkz: uydu kent)
  • giri$ine tir otogari yapilmi$ uydukent*.
  • kamelya, botanik, mozaik adlı çarşıların yer aldığı, girişinden çıkışına kadar fiyatların normalden 5 6 kat fazla olduğu, sakin bir yaşam isteyenlerin tercih edebileceği uydukent
  • ders ilan fiyatını 3o milyon, iş ilanı 300 milyondan başlayan, her sayfası reklamlarla dolu, ataşehirlilere ücretsiz dağıtılan dergi