şükela:  tümü | bugün
  • aleksandr puşkin'in 1832 - 1833 yılları arasında yazdığı, gururundan ödün vermeyen ihtiyarları, haydut olmakla zorlanan bir genci, rusya halkını, rus derebeylerini, rus derebeylerine yalakalık yapan bürokrasiyi ve halk ayaklanmalarını anlatan romantik ve bir o kadar da gerçekçi bir eserdir. eserin en önemli özelliği puşkin'in önceki eserlerine göre daha akıcı ve daha realist olmasıdır.

    kısaca romanı özetlemek gerekirse, genç dubrovski nin, babasının rus derebeyi tarafından haksız yere suçlanması ve rus romanlarının klasik unsuru olan kötü olayların ardından dubrovskinin babasının hastalanması akıbetinde ölmesi, sonrasında dubrovski nin derebeyine karşı babasının intikamını alabilceği tek yol olan haydutluğu seçmesi, arından derebeyinin evine gizliden yerleşmesi ve burada derebeyinin kızına aşık olan genç dubrovski nin aşkı için babasının intikamından vazgeçmesi ve devletin sırf derebeyiye yalakalık olsun diye dubrovskiyi yakalamak için rus askerlerini haydut ordusunun üzerine sürmesi; ancak bu karşılaşmanın devletin mağlubiyeti ile sonuçlananması ve sonrasında dubrovskinin haydutluktan ve aşkından vazgeçerek rusyadan kaçması ve tüm haydutlardan, bu serseriliği bırakmasını istemesi ile romanın kısa özetini sözlükçülere sunulabiliriz.

    eserin en etkileyici cümlesi ise, genç durbrovskinin, yanında tabanca bulundurmasının sebebini, rus derebeyine anlatmasıdır.

    "tabancaya gelince, ünvanım dolayısıyla benden özür dilenmesini bekleyemeyeceğim haraketlere katlanmak niyetinde olmadığım için her zaman tabancamı taşırım yanımda"

    ukte.
  • (bkz: bir intikam hikayesi)

    "1837 yılında, henüz otuz sekiz yaşındayken bir düelloda hayatını kaybeden puşkin, ardına rus edebiyatının mihenk taşları sayılan yapıtlar bıraktı. özlü, gerçekçi ve şiirsel diliyle, sadece soylulardan değil halktan da seçtiği kahramanlar ve karakterler ve karakter tasviriyle ulusal kimlik, kültür ve bilinç yaratılmasının önünü açan puşkin, hayatının son yıllarında kaleme aldığı dubrovski'de hemköylü ayaklanmalarına hem de sınıf farkına dikkat çeker. eserinde, soylular ve sınıflar arası çekişmeyi bir intikam ve aşk hikâyesiyle verir. babasının ölümü ve halkının despot bir soylu tarafından ezildiğini öğrenmesi üzerine köyüne dönen ve adeta bir rus robin hood'a dünüşen dubrovski, edebiyatın unutulmaz karakterlerinden biridir. eser hem operaya hem de sinemaya uyarlanmıştır.
    (arka kapak)"
  • m.e.b yayınları, merkez kitaplar gibi yayınevlerinden sonra kırmızı kedi'nin de yayımladığı puşkin kitabı. kapak ise şahane. inanmıyorsanız, bakın.
  • ataol behramoğlu bu öykü için "... dubrovski'de, romantik aşk öyküsü çevresinde, puşkin'i çok ilgilendirmiş olan "halk ayaklanması" konusu ilk kez işlenmektedir... dubrovski'yi konunun romantik örgüsüne karşın; acımasız, baskıcı bir yönetime karşı halk ayaklanmasını anlatışıyla, yazıldığı dönem bakımından oldukça gözü pek bir yapıt saymak gerekir." yazmıştır.

    sözü geçen "halk ayaklanması" yine bir "bey" tarafından tertiplenmiş olsa da puşkin'in 1832-1833 yılında yazdığı bu küçük hacimli roman, benim için gerçekten de, asıl olarak şair olan puşkin'in byelkin'in öyküleri diye çevrilen kısa hikayeleri de dahil daha önceki düzyazı denemelerinden ayırt edilebilecek şekilde daha iyidir. daha sonra gelen muhteşem rus edebiyatı ile karşılaştırılamaz ama o edebiyata giden yolda önemli bir yapıttır. karakterlerin tasvirlerini çok çok iyi verir puşkin ve özellikle "kötü adam", derebeyi kirila petroviç troyekurov çok canlıdır. tam olarak 2015 oscarlar'ında en iyi yabancı film adayı olan*leviafan'daki "derebeyi" gibidir. bu romandaki derebeyi ile 2014 yapımı filmdeki görevli arasındaki benzerlikler aradan geçen 200 yıla -serfliğin kaldırılması ve komunist rejime!- rağmen rus kırsalında değişen fazla bir şey olmadığını gösterir.

    romanın aslında tam bitmediği iddia edilir. puşkin'in 1837'deki ölümünden 4 sene sonra basılır (buna karşılık rusça vikipedi 1842'de basıldığını söyler.) rusça vikipedi'deki bilgiye göre puşkin'in "... masha'nın hayatı... prens'in ölümü... dul... ingiliz... randevu... polis şefi... tecrit..." diye not aldığını ve buna göre eleştirmenlerce hikayenin devamının, masha'nın eşinin ölümünden sonra dubrovski'nin rusya'ya dönüp, bu sefer bir ingiliz kılığında masha ile buluşup ama olayı anlayan polis şefinin peşine düşmesi sonrasında yine kaçıp izole bir hayat sürmek zorunda kaldığı şeklinde yorumlandığını yazar. hikaye gerçekten de biraz havada biter. o yüzden bu yorum hoşuma gitti.
  • dubrovski ile mariya kirilovna arasındaki aşk, kavuşamamak derken gerçek bir isyan içindeki bir puşkin kitabı.