şükela:  tümü | bugün
  • seyrettiğim en kişisel film "ayna" ile birlikte. hiroşima kentinin yaşadığı trajediyi, toplu acıyı, ve bu acıyı paylaşan mimarı, birde savaşın bambaşka biçimde bir aşk ile yaraladığı, fransız oyuncuyu görürüz.
    en sevdiğim filmdir seyrettiklerim içerisinde.
  • alin tasciyan'ın da en sevdiği filmdir bu..
  • st benoit efsanesi olarak kulaktan kulaga dolasan,artik izletilmeyen film.adamin fonetik olarak fransizca konustugu soylenilir.
  • hafıza denen şeyin ne kadar can acıttığını bir kere daha hatırlatan,insan beyni kadar daracık bir alanda filme göre 24 saatte iki insanın acı transferlerine şahit olduğumuz,kişisel bir acının bütün bir toplumun acısıyla birleştiğinde insanı nasıl bir görünüme soktuğunu emmanuelle riva nın bize gösterdiği, alain resnais in edebi anlatıma kendini teslim ettiği ilk filmi.
  • histerik kadının yaşadıklarını bir erkeğe(mimar-doktor hüviyetli) anlatmasıylan yol alan film, kurgusu ve anlatım biçimiylen işi bitirmiş. yetmezmiş gibi bir de müziği vardır ki romantizmden çok yıkıma yol açmıştır..nouvelle vague akımının ilk ve en sağlam örneğidir..
  • "you fit my body like a glove"
  • alain resnais'nin iki kilit filminden biridir,diğeri için:
    (bkz: l annee derniere a marienbad)
  • ankara ekin tiyatrosunca oynanmaya başlanmış olan duras romanıdır.

    http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=173478
  • alain resnais'nin en başarılı bulduğum filmi. hiroşima'da yaşadığı bir ilişkinin ona, geçmişte tattığı büyük aşkı ve ardından gelen yıkımı anımsattığı bir kadından yola çıkan film , şöyle son bulur: kadın eski aşkına "bak! seni nasıl unutuyorum" der, sonra yineler " bak seni nasıl unutuyorum hiroşima!!!"
    atom bombasından sonra insanların yaşadığı acı dolu günleri, yılları bir kez daha göz önüne seren çarpıcı karelerle doludur.
    acımasız insan hafızasından o kareler silinebilir mi gerçekten ve bak seni nasıl unutuyoruz hiroşima diye bağırabilir miyiz birgün?kimbilir...