şükela:  tümü | bugün
  • içki içmeyenlerin, içkinin kokusundan bile nefret edenlerin aslında sarhoş, kuduz köpekten korkanların aslında kuduz, yükseklik korkusu olanların da aslında süperman oldukları gibi çıkarımlar yapmamıza olanak sağlayan müthiş bir mantığa ev sahipliği yapan sanrı.
  • 1996 yılında bir araştırma yapılmış.

    35 homofobik erkek ile 29 homofobik olmayan erkeğe heteroseksüel (erkek + kadın), erkek homoseksüel (erkek + erkek) ve lezbiyen (kadın + kadın) erotik videoları izlettirilmiş ve videoların penislerinde ereksiyona neden olup olmadığı gözlenmiş. heteroseksüel ve lezbiyen videolarına her iki grup da olumlu tepki verirken (penisin ereksiyon olması) sadece homofobik grup erkek homoseksüel videolarına olumlu tepki vermiş.

    bu araştırma ile homofobinin homoseksüel uyarılma ile ilgili olduğu kanıtlanmış.

    evde 5 dakikada tekrarlanabilir:

    - favori porno siteni aç
    - gay kısmına gir
    - en popüler videoyu izle
    - izlediğin hoşuna mı gitti, penisin mi uyandı. tebrikler, homoseksüel ilişkilerden uyarılıyorsun. elinde iki seçenek var. a) kendinle barışmak b) doğanı reddetmek
    - hoşuna gitmedi mi? hemen lavaboya koş elini yüzünü yıka, ardından youtube'u açıp komik kedi/köpek videoları izle (bkz: eye bleach)

    tabi bunları yapacak kişinin öncelikle açık fikirli olması lazım.
  • genelde lafının olayı bozduğu iddiadır. bu iddianın gerçeklendiği bir çok hal olmasına rağmen aksi de çoğu zaman söz konusudur.

    zira homofobik olan sadece bireyler değil, bireylerin sosyal hayatını düzenleyen / yöneten bir ton kurumdur. askeriye - yapısı gereği cinsiyetçi bir kurum olduğu için - dinler -keza toplumsal cinsiyete en çok şekil vermeyi iş edinmişlerdir nedense -, devletler, eğitim sistemi (bkz: ders kitaplarında cinsiyetçilik) hepsi homofobiden kırım kırım kırılmaktadır.

    sistemli bir şekilde homofobik bireyler yetiştiren toplumdan ne beklersiniz; homofobik bireyler ki bunun eşcinsellikle ilgilisi bulunmamaktadır. keza homobi annelerde babalarda, bebek kıyafetleri üreten firmalarda pembe / mavinin dışında çıkılmamaması erkek bebeği pembe giydirilmemesi ile başlar hayatımızın her döneminde devam eder.

    zaten yasalarla öncelikle toplumsal / kurumlara dair homofobiden kurtulmaya çalışıyor batı dünyası. böyle olunca bireyler zaten homofobi ile de facto olarak doğmuş olmayacaklardır. homofobi kavramı siliklenecek ve herkes kimin kiminle yattığını kendine mesele haline getirmieyecek bu entry anlamını yitirecektir.
  • homofobik bir önerme.
  • saçmalığın dik âlâsı. birkaç tane araştırmaya söz konusu oldu diye doğrulanması 'kilise böyle dedi' karanlığından başka bir şey değil. bir insan neden homofobik olabilir? soruyu değiştireyim: bilgiyi nasıl elde ediyoruz? ailede öğrenerek? okuyarak? çevre? kültür? din? bir insanın homofobik olması bedensel bir yolla (eşcinselliği gizlice yaşayarak) değil öğrenmeyle de olabilir. ne demişler? eğitim şart. eğer ki homofobikler eşcinseldir diye bir sonuca erişeceksek, sanıyorum türk toplumunun epeyce büyük bir oranı (% kaçı homofobik ölçmedim tabii, sadece bir genel öngörüdür benimki) gizli eşcinsel demektir. bu hatalıdır.

    işi ortaokul seviyesinde indirgemek çok komik. kötü demiyorum, komik geliyor bana. devlet ideolojisine göre biçimlendirilmiş bireyler de elbette ki homofobik olabilirler, ne bekliyoruz? hulk'a filan mı dönüşsünler? herkes nutella yiyip lost içmiyor değil mi? pardon uludağ limonata evet. şöyle bir şey var:

    (bkz: devlet ideolojisine göre biçimlendirilmiş bireyler)

    bu bireylere ne olur? ana hatlarıyla zaten anayasada ve diğer yasalarda bu bireylerin nasıl şekilleneceği kayıtlı. bunların en güzel örneklerini görebilmek için sanıyorum alana inmek icab ediyor. sen homofobikler gizli eşcinseldir dedin de böyle düşünen adama ne oldu? bir şey değişti mi? sen dediğinle kaldın, hepsi bu.

    devlet, ama özellikle bizimki gibi 'modern' bir devlet var karşımızda. bu modernleşmesi de sivil yollarla değil başka yollarla oldu, tepeden inmecilikle. işte bu tip bir devlet yapılanması kafanıza gerekmedikçe sopa vurmaz, sadece uzak tutar, ideolojisine göre büker/eğer. eğitim kelimesinin -eğmek kökünden gelmesi çok hazindir doğrusu. devlet kontrol demektir. dolayısıyla eşcinselliğe doğal olarak karşıdır. bunun sebepleri çok elbette. en basitinden 4320 sayılı ailenin korunmasına dair kanun ya da 1111 sayılı askerlik kanunu, eğitim sisteminin tamamı; vesaire. herkeslerin bir anda eşcinselliğin ne olduğuna, daha düzgün söylersek insani bir 'tavır' olduğuna inanması oldukça güç. aile de bundan etken elbette. erkek çocuklarına oyuncak silah, kız çocuklarına oyuncak bebek alan, ileriki yaşlarda standartlara bağlı heteroseksüel bir yaşam kurmaları için ortam sağlayan aileler bunlar. yapsınlar elbette, kimsenin karşı çıkmaya hakkı yok. gelgelelim böylesi bir ortamda, dilin kendisine yerleşmiş cinsiyetçilik de her yerde iken, bir insanın homofobik olması onun homo olduğuna delil teşkil etmez. eğilen ve bükülen bireylerin eşcinselliği indirgemesi onlar için doğal bir şey, gayetle doğal. çünkü adamın öğrendiği şey eşcinselliği 'kötü' olduğu yönünde. başka bir bilgiye sahip değil. dolayısıyla madem ki homofobiktir şu halde eşcinseldir demek saçma bir indirgemeceden başka bir şey değil.
  • cinsel kimliğini saklama amacıyla en maço adamdan daha maço görünmeye çalışan yavşakların yüzünden erkeklerin yaftalanmasıdır.
    napıyor bu amına kodumun piçi?
    homofobi diye tabir edilen şeyin tüm gereklerini yerine getiriyor ki erkekliğinden şüphe edilmesin değil mi? (toplumsal baskı, ailevi baskı, statü, ikili ilişki, ıvır zıvır nedeniyle saklamak zorunda kalanlardan bahsediyorum)
    ee işte gaylerin sürekli homofobikler gizli eşcinsel dedikleri adamlar bunlar.
    lan adam homofobik değil ki !!!
    homofobik taklidi yapıyor.
    kendi mantığınla da çelişiyorsun. homofobikler gizli eşcinseldir çıkmıyor yani senin mantığınla.
    gizli eşcinseller homofobik taklididir çıkıyor. homofobik adam iki erkeğin sevişmesini görünce erekte olmaz kardeşim. midesi kalkar.

    ben saygı duyarım ama iki erkeğim öpüşmesini görmek istemem aga.
    benim hissettiklerimi hissettiğini "söyleyen" gizli bir eşcinsel yüzünden benim söylemem eşcinsel olduğumu kanıtlamaz.
    anladın mı çocuğum?
    yani gizli eşcinseller kafeinsiz kahve seviyor diye kafeinsiz kahve seven herkes gizli eşcinseldir demek kadar aptalca bir çıkarım olamaz. ne tümden geliyorsun ne tüme vaıyorsun be kardeşim.
    homofobik tavır ve retorikler gizli eşcinseller için bir sığınak olabilir ki öyledir zaten.
    o adam bu sığınağa toplumsal normlardan dolayı girmek zorunda hissedip giriyorsa o sığınaktakilere gizli eşcinsel dersen sadece komplexini ortaya koymuş olursun. genellemeni sikeyim kanka.
  • her genelleme gibi yanlıştır.

    eşcinsellikle hiç ilgisi olmadığı hâlde anlayışsızlığı, sığlığı, kendisinden başkasını düşünmemesi ve kendisinden farklı olanı hor görmesi biçiminde aldığı eğitim/mâruz kaldığı ortam, içinde yaşadığı toplumun ataerkil koşulları, ya da bir eşcinselle yaşadığı gerginlik vb. yüzünden homofobik davranışlar içine giren insanlar da olabilir pek tabii.
  • bununla ilgili bir hikayem var.

    yakın bir arkadaşım (kendisi biraz piçtir), her akşam mutlaka internetten filan birilerini düşürür, onu kamerada bi güzel soyar, sonra bir osbir parlatıp öyle yatardı.

    neyse birgün nerde bulduysa bir gay bir elemana (bildiğin göbekli-bıyıklı bir arkadaş) denk gelir. aslında ilk başta karşı tarafın gay olduğundan da haberdar değildir. ancak uzun bir muhabbetin sonunda çocuk gay olduğunu söyler ve bizim elemana webcam'de orasını burasını gösterip gösteremeyeceğini sorar. bizimki de işin makarasında, çıkarır çükünü filan gösterir buna. neyse böyle seviyesiz bir muhabbet olur.

    bir süre sonra bu eleman bizimkine facebook'tan arkadaşlık isteği gönderir ve bizimki bir bakar, ortak arkadaş olarak skender görünüyor. sonra olayı bana anlattı, ben de olabilir dedim. o günden sonra muhabbet de kapandı gitti zaten.

    birkaç sene içerisinde bu arkadaş başı bağlı bir hanım kızımızla evlendi, bir de kızı var sanırım. ben bu gelişmeleri facebook'tan hep üzülerek takip ettim. toplumun insanın üzerindeki baskısının apaçık göründüğü bir örnekti benim için. hani bazı şeyleri bilirsiniz ama onunla yüzleşmeyince tam olarak kabullenemezsiniz. işte bu arkadaş benim bazı şeyleri kabullenmemi sağlamıştı. sürekli olarak gizli eşcinselleri düşünmeye başladım. neticede böyle bıyıklı, göbekli, aşırı milliyetçi, evli-çocuklu birisi bile eşcinselse, daha kim bilir kaç kişi öyleydi.

    bundan sonra ise iş daha ilginç bir hal almaya başladı. ben eşcinselleri destekleyen paylaşımları yapmaya başlarken, bu arkadaş da sürekli eşcinselliğin ne kadar aşağılık, ne kadar ahlaksızca bir şey olduğuna yönelik paylaşımlar yapıyordu. o paylaşımlardan altındaki "zaten bunları destekleyenler de gizli ibnedir" yorumuna ise gülsem mi ağlasam mı bilemedim. ama ne olursa olsun, onu böyle davranmaya, böyle söylemeye iten faşist zihniyetten hem utandım hem korktum.

    (bkz: faşizm konuşma yasağı değil söyleme mecburiyetidir)