şükela:  tümü | bugün
  • toplumsal yaşamın kadın-erkek gibi ikilikler üzerine inşa edilmesinin, bizim bu kategorileri gerçekten var olan şeylermiş gibi algılamamızı sağladığını söyleyen post modern feminist felsefeci ve sosyolog.

    "düzenleyici ideal" dediği bir kavramdan söz eder. bu kavram, bedeni düzenleyen bir bilgi/iktidar biçimidir. butler'a göre beden söylemlerle üretilir ve bu söylemler olmadan fiziksel cinsiyetin bir anlamı yoktur. bu iktidar veya bilgi biçimine de "heteroseksüel matris" der.

    ayrıca "performativite" kavramından da bahseder. toplumsal cinsiyetin performatif olarak yani tekrarlar ile kurulduğunu söyler. bu tekrarlar anlamlandırma ve yeniden anlamlandırma sürecidir.
  • bu kadının ne zaman herhangi bir yazısını okusam “okuuuuu babet köpeği” diye bana bağırdığını hissediyorum. saygımdan ve korkumdan yazıyı bi an önce bitirip bel hizamdan yukarı bir yere koyuyorum ki kitabın içinden çıkıp saçımı başımı yolmasın. öyle bir dili var ki, sanki içerden ayı gibi bağırıyomuş gibi. şimdi koca judith butler efsanesine ayı demiş gibi oldum ama milli güvenlik dersine gelen albay gibi üslubuyla ödümü koparıyor. çok korkuyorum. inşallah türkçe bilmiyodur lan.
  • (bkz: bela bedenler) kitabından sonra az çok bişey anladığımı düşünerek bir çalışmamda kullanmak üzere bir soru sorayım dedim ve mail attım judith hocaya.
    kitap gibi cevap verecek diye çok korktum ama gayet güzel anlaşılır bir şekilde yazdı.
    kitabı bırak yüz yüze konuşalım hocam daha iyi.
    ingiliz edebiyatı profesörü. feminizm ve queer teori ile ilgileniyor.
  • akademik camianın ve batı entelektüel anlayışının şimdilik peygamberi sayılan düşünür. bir yerde " butler der ki..." diye başlarsanız bilin ki orada herkes susacaktır ve söylediklerinizi huşu içinde dinleyeceklerdir. tabi gender study falan filan
  • herkes okuyup anlamış, alt metin bile çıkarmış.
    sosyoloji bilgim olduğu halde, dili fazla akademik geldiği için zorlandım.
    şu koca sözlükte, bir ben miyim okurken beyni yanan?
  • bela bedenler adında güzel mi güzel bir kitabı olan (ayrıca başkada güzel bir sürü kitabı vardır) çağdaş filozof. genelde lgbt ve queer teorisi savucunuluğu yaptığıyla ilgili algılar var ancak o kendini queer olarak tanımlamaktan kaçınıyor. ancak onun şu satırlarını okurken bende onun queer olduğunu düşünmeden edemedim. “asıl derdim, toplumsal cinsiyet sınırları içinde dayatılan bir takım basmakalıp fikirlerle, toplumsal cinsiyetin eril ve dişiliğine dair var olan görüşlere itiraz getirmeye çalışmak”
    arkadaş walla sözlerin ve cinsiyet kavramını tamamen ortadan kaldırmaya yönelik öngörün buram buram queer kokuyor. ayrıca söylemeden edemeyeceğim bu butlerin benimde çok sevdiğim bir konu olan nefret söylemi ile ilgili ciddi çalışmaları var.
  • lgbtı sorunlarında en etkili figürlerden biri, kapitalizm ve savaş karşıtı aktivist.
  • son röportajında bizdeki cahil cühela feminizmini yerden yere vurmuş.

    maskünalite ve şiddetin ilişkili olmadığı, marksizm ve feminizmin bireyselcilik karşıtlığındaki ortaklığı, erkeklerin kadına karşı şiddet eylemlerine katılmasının sadece hak değil zorunluluk olması gerektiğine yaptığı vurguları çok iyi.

    bir yerinde de artık neyin performatif olduğundan emin değilim diyor ki çok önemli.

    gender studies alanıyla hatta genel olarak günümüz felsefesiyle ilgilenen herkesin okuması gereken bir röportaj olmuş bence. derleme ve çeviri de güzel :)
  • cahil cühela feminizmi "for me, violence is not male or masculine" kadar açık bir cümleyi çarpıtmaya kalkan feminizm oluyor.

    "herhangi bir erkeğin sosyal yapılar beni şiddete yöneltti deme hakkı vardır" diyen ancak bir gerizekalı olabilir sanırım. burada söz konusu olansa kuramsal bir tartışma, şiddetin kökeni, "erkeklik, erillik vb." midir yoksa patriyarka mıdır tartışması...

    ülkemizin cahil cühela feminizmi çevreleri birincisini tercih ediyor, butler ikincisini...
  • tek kitabını okumakla "gender studies"e hakim olduğunu zanneden cahil cühela feministlerinin, entelektüel dürüstlüğünü örnek alması gereken düşünür.