şükela:  tümü | bugün
  • tiyatro3 tarafindan sergilenen nefis oyun!
    -----------------------------------------------------
    filler, dünyanın en duygusal hayvanlarıdır...

    kalabalık bir şehirde kaotik bir apartman. şiddet, seks, intikam, entrika ve yalan... otuz iki kısım tekmili birden..

    şehrin loş barlarında beyaz atlı prensini arayan nevrotik bir prenses... genç yaşta ömrünü bir erkeğe ipotek etmiş intihara abone domestik bir hayalci... son kullanma tarihi bir yıl sonra dolan rahmiyle dünyayı kurtarmaya soyunan ekolojik bir anarşist...

    aynı gün içinde dünyalarını hayallerini ve masallarını yakmak zorundalar. daha iyisini hep birlikte yaratmak için...
    -----------------------------------------------------
    (bkz: kadinlar filler ve saireler)
  • tiyatro eleştirmeni yaşam kaya'nın "izlenmesi gereken 10 oyun" listesinde 3. sırada yer alan aynı anda güldürüp ağlatan kara komedi türünde tiyatro oyunu.
    oyun her pazartesi saat 20:30'da, kadıköy'de alternatif bir mekan olan kast salon'da izleyiciyle buluşuyor. oyuncular; sevi yılmaz, selin türkmen ve melisa iclal gürmen.
  • -klozetin kapağını açık bırakanlara ve açık bırakanlara kızanlara
    -endüstriyel tarıma karşı sürdürülebilir tarımı destekleyen, aşksız kalmış ekolojik anarşistlere:)
    -ayrılık acısını atlatamayan, ölüme döşek atmak üzere olanlara
    -gülmeyi hakeden ve özleyen herkese!

    diyerek resmen beni çağıran tiyatro oyunu.
    tamam. gidiyorum!
  • dün akşam yarısını izleme fırsatı bulduğum oyun.

    açıkçası dayanamayıp ilk perdeden sonra çıktım. sanırım salonda ben ve benim gibi birkaç kişinin haricindeki çoğunluk baya eğleniyordu. ünlü oyuncuların çıkıp sığ, evde kalmış kadınlar tiplemeleri ile adeta evde tvnin karşısında çok güzel hareketler bunlar izliyormuşum hissine kapıldım. gözlerim salonda yılmaz erdoğanı aradı, belki arada mikrofonu eline alıp yorum yapar diye düşündüm. ama yoktu.

    beklentiniz bu tarz bir şeyse tavsiye ederim. ama bana nedense tiyatro izliyormuşum hissi vermedi.
  • yunus emre gümüş’ün yazdığı, özen yula’nın yönettiği; vahide perçin, yasemin çonka ve açelya topaloğlu’nun oynadığı güzel oyun...

    hayatları defaaten erkekler tarafından ellerinden alınan, zindan haline getirilen 3 ayrı kuşaktan 3 kadının başlarındaki musibetlerden kurtulma yollarını gayet eğlenceli bi tekst ve başarılı bi reji ile anlattığı bi oyun seyrettim. özellikle vahide perçin'i o lanet hastalık sonrası sahnede şov atarken seyretmek çok keyifli. her salı bkm'de seyredilebilir.

    bence kaçırmayın...
  • her ne kadar bir erkek eliyle yazılmış olsa da, kadınların dünyasını üç birbirinden farklı kadın karakterle anlatan çok güzel bir oyun.

    vahide perçin, yasemin çonka ve açelya topaloğlu çok eğlenceli oynuyor. güncel göndermelerle, eskiden beri süregelen dertleri sahneye komedi sosuna bulayıp taşıyorlar. iç acıtan konular da bu sayede daha bir dinlenebilir, üzerine düşünülebilir oluyor.

    hele bir de neden çocuk sahibi olmamız gerektiğine dair bir tirad var ki, izlemeden etkisi anlaşılmaz.

    not: kadın ağzından (sayısı az da olsa) küfür duymaya tahammülü olmayanlar uzak dursun.