şükela:  tümü | bugün sorunsallar (1)
  • kadınlar, bir erkekteki celal tecellisine tutkundurlar.

    erkekler de, kadındaki cemal tecellisine.

    güzel bir kıza hayran hayran bakarsın, halbuki "ilk bakış lehine ikinci bakış aleyhinedir" uyarısının yapılmış olmasına rağmen.

    o kızdaki cemal, güzellik, yalnızca allah'ın sonsuz cemal denizinden sıçramış bir katredir ve emaneten gelmiştir. kalıcı değil eğretidir çünkü her şey eninde sonunda aslına döner. o kızın hastalanınca veya ihtiyarlayınca ne hale girdiğini düşün.

    bu tecelli ile allah bize demek istiyor ki, "o güzel kızda beliren cüzi cemal aslında bendendir, bana aittir. üstelik o cemalin sonsuz bir deniz halinde kaynağı benim. o güzel kızı, ibret alman için ben yarattım. ama güneşin küçücük bir pırıltısını görüp, orada takılı ve de çakılı kalma, hemen başını kaldırıp güneşe yani bana nazar et."

    aşikare bir şekilde görünmesi için de, erkekteki celal tecellisine hitler'i örnek vereyim.

    tam techizatlı nazi ordularının önünde kendinden geçmiş, ağzından köpükler saçarak nutuklar atan ve bir el hareketiyle milyonluk kitleyi hizaya sokan hitler'i gözünüzün önüne getirin.

    işte böylesine bir hakimiyet, kudret, otorite, yıkma gücü, ona yine emaneten verilmiştir ve allah'ın sonsuz kudret denizinden geçici ve cüzi bir yansımadır. geçici olduğunu şuradan anlayın ki, aynı hitler 5-10 yıl sonra çaresizlikten, yerin dibindeki bir sığınakta kafasına kurşun sıkıp, intihar etmek zorunda kalmıştır.

    işte burada da allah, bize yegane kudret sahibinin kendisi olduğunu ve yalnızca ona boyun eğmemiz gerektiğini ihtar ediyor.

    hasılı, ister bilsin ister bilmesin, her insanın aradığı gerçekte yalnızca allah'tır. doğrudan göremediği ve görmesi de mümkün olmadığı için, onu aynalarda arıyor.

    işte insan denen mahluk, yalnızca bu arayış için yaratılmıştır. bulduğu ölçüde huzura erecek, hedeften saptığı ölçüde de bunalıma düşecektir.

    çıkamam, aynalar, aynalar zindan.
    bakamam, aynada, aynada vicdan;
    beni beklemeyin, o bir hevesti;
    gelemem, aynalar yolumu kesti.
    (şiir nfk'dan)
  • çok ilginç, başlıkta chaucer yahut bath vs. kelimelerini arattım, bulamadım. halbuki, mütevazı nazarımda, naçizane indimde bu konuda yazılmış en ibretlik, asırlar öncesinde bile progresif ve her çağda güncel kalmayı başaran hikaye, chaucer'in "the wife of bath's tale" diye bilinen öyküsüdür. nasıl kimse bunu hatırlamaz, 1600 entry içinde bir kişinin bile yadına düşmez? gerçekten ilginç.

    efendim, hikaye şöyle: kral arthur'un şövalyelerinden birisi, bir genç kıza tecavüz eder. cezası ölümdür, ancak kraliçe guinevere ve kadınlardan oluşan maiyeti müdahil olur. şövalyenin öldürülmemesi, hakkındaki hükmün kadınlar tarafından verilmesi için arthur'dan ricacı olurlar. arthur kabul eder, kadınlar da şövalye için hükümlerini açıklarlar: gidip "kadınların [erkekte] en çok ne istediği" sorusunun cevabını arayacak, bir yıl sonra gelip, kraliçe ve saray kadınlarının hepsini tatmin eden bir cevap verecektir.

    şövalye epey bir zaman dolaşır durur, kadınlara bu soruyu sorar. ama hiçbir kadının cevabı, bir diğeriyle aynı değildir. nihayetinde bir yaşlı kadına, aslında bir cadıya denk gelir. ona bu soruyu sorduğunda, kadın tek bir şart koşar: "cevabı vereceğim, ama sen de benim istediğim bir şeyi yapacaksın." şövalye çaresiz, boyun eğer. kadının cevabı ilginçtir: hakimiyet. ( soveraynetee, metindeki ifade. yani sovereignty. hem hakimiyet anlamında, hem de bağımsızlık anlamında kullanabiliriz ki, metnin orijinali, hem kocaları üstünde hakimiyet kurabilmek, hem de onlarla eşit, özgür insanlar olabilmek istediklerini söyler.) zamanı dolmak üzere olan şövalye, yaşlı ve çirkin kadının verdiği cevabı kullanmaktan başka şansı olmadığını görür, çaresiz saraya gider.

    sarayda bulduğu cevabı kraliçeye ve haziruna ilettiğinde, hepsi ittifak ederler: evet, gerçekten kadınların en çok istediği şey, hakimiyettir. şövalyeyi salarlar. şövalyenin ihtiyar kadına borcunu ödeme zamanı gelmiştir. kadın isteğini açıklar: "benimle evlen!" ilk gördüğünde "ana" (my leeve mooder) diye hitap ettiği yaşlı, buruş buruş kadınla evlenmesi gerekmektedir.

    söz verdiği için mecburen ihtiyar ve çirkin kadınla evlenir. ama çok mutsuzdur. gerdek gecelerinde kadın bu mutsuzluğunu fark eder ve nedenini sorar. çirkin, yaşlı ve buruşmuş bir kadınla evlendiği için mutsuz olduğunu söyler. kadın da ona iki şans tanır: çirkin, ihtiyar ve buruşmuş bir kadın olarak kalacak ama ona ebediyyen sadık kalacaktır; yahut çok güzel, çok seksi bir kadına dönüşecek ama onu aldatacaktır. şövalye bunun üzerine biraz düşünür ve cevap verir: "seni hangisi mutlu edecekse onu seç. sen mutlu olursan, artık karım olduğuna göre, ben de mutlu olurum."

    kadın bir anda genç, güzel ve seksi bir genç kıza dönüşür. ama onu aldatmayacaktır da, çünkü şövalye, doğru cevabı vermiş, seçme hakkını karısına tanımıştır. bu yüzden ihtiyar cadı, dersini iyi alan şövalyeyi ödüllendirmiştir.

    efendim böyle yazılardan hoşlanıyorsanız: https://www.kitapyurdu.com/…oduct&product_id=544955
  • sahiplenen erkek tutuşu

    bu yoksa hayatta olmaz. en çok bunu arıyorum ben. işte size ufak bir örnek;

    http://i.hizliresim.com/rydpjg.jpg
  • 1- para.
    2- para.
    3- para.
    4- para.
    5- para
    ............
    314.746- para.

    yazmaya yoruldum... sadece para'dır...

    insanlık, dürüstük, iyi huy, yatakta başarı vs güldürmeyin adamı...
  • güç, parasal güç, cinsel güç, her türlü güç.
  • eheheh hala yazılmamış, iş başa düştü.

    (bkz: yarrak afedersin)
  • öncelikle kimse kendine paragöz denmesini istemez. o sebeple herhangi bir kadının evet biz parayı seviyoruz demesini beklemeyin. hem zaten kadınlar parayı sevmez.

    kadınlar problem çözen erkekleri sever. kadınlar yaptıkları planların ( evet kadınlar plan yapmadan tuvalete bile gitmezler) sorunsuz işlemesini ve çıkabilecek problemlere anında müdahale edilebilmesini ve çözülmesini isterler.

    bu çözümü sağlayacak güç onları etkiler.

    her konuyu, her sorunu salaha kavuşturabilmeniz için iki şeye sahip olmanız gerek. ayrı ayrı da olur. ikisi bir arada da olur. farketmez. bunlardan bir tanesi zekadır. diğeri de paradır.

    ne demiştik kadınlar erkekte parayı sevmez. paranın ve/veya zekanın ortaya koyduğu sorun giderme gücünü severler ve bir erkekte bunu isterler. yoksa kadınların neredeyse yüzde yüzünün "paradan nefret ediyorum. keşke olmasaydı." diyeceğine eminim.
  • başka kadınların da onu istemesi...
  • herkes zeka, para, yakışıklılık falan demiş de bu özellikleri taşıyıp da yalnız olan erkeği çok görürsünüz. boş beleş dediğiniz erkekler de yalnız kalmıyor nedense.