şükela:  tümü | bugün
  • bir can yücel şiiri:

    kayıp çocuk

    birden işitilmez olsun ayak seslerim;
    gölgem bir başka sokağa sapıversin;
    unutayım bir anda her şeyi,
    nerde oturduğumu,
    bir tuhaf adem olduğumu can adında.
    aklım arayadursun başka kapılarda kısmetimi,
    ben, bilmediğim sokaklarda bir başıma;
    gönlüm öylesine geniş, öyle ferah,
    ilk defa görmüş gibi dünyayı,
    bir şaşkınlık içinde, yeniden doğmuş gibi;
    hatırlamam artık değil mi, dostlar,
    hatırlamam artık garipliğimi?
  • (bkz: nowhere boy)
  • kayıp çocuk,
    sen ağlarsın ve ağlarsın
    ama asla vazgeçmezsin
    kovalamaktan ateş böceklerini.
  • "are you my momy?" doctor who
  • başta ailesi olmak üzere, aramaya çıkan herkesin bulma ümidi taşıyarak seferber olduğu, bir biçimde ortadan yok olmuş olan çocuk. önemli.

    az evvel bir habere gözüm ilişti. dün akşam saatlerinde oynarken kaybolan 6 yaşındaki zihinsel engelli bir yavrucak, izmir aliağa'dan. inşallah sağ salim kavuşturulur ailesine. buyrun
  • bi yazisinda bu konunun ana sebeblerinden biri icin ;bir kez daha gördük ki: insanlarımız çok mutsuz. kadını, erkeği sevgiden yoksun. çok acı ama kimse kimseyi sevmiyor. herkes yalan hayatlar yasiyor. ve bunun acisini cocuklar cekiyor.
    [of ki of... günümüz türkiye'sinde, konya'nın bir köyünde neler yaşandığını öğrenmek ister misiniz??biz bu ailenin yaşamına "bir kayıp" olayıyla şahit olduk ama her köyde benzer yaşamlar sürüp gidiyor. hiç ders alınmadan, hiç yanlışlar düzeltilmeden, hiç sorumluluk üstlenilmeden...?bir kadın ve bir erkek var hikayede.?kadın 16'sında. kalabalık bir ailenin onlarca çocuğundan biri... kimsenin umurunda değil ama olsa da olur, olmasa da. yediği bir lokma ekmeği hak etmek için davar peşinde koşarken, başka bir köyden gelen bir delikanlının dikkatini çekmiş.?hormonların etkisiyle yaşanan cinsel çekimin etkisini "aşk" zannedip hayatlarının en büyük yanlışlarını yapmışlar. adam "gel" demiş, kadın da "gitmiş". kiminle ve nereye gittiğinin farkında olmadan...?filmlerde, dizilerde izledikleri hayal ürünü kurguları gerçek zannedip erkeklerin kendileri için yanıp tutuştuğunu zannediyor kadınlar.?kurtarıcı olarak görüyorlar kendilerine güzel bakıp güzel şeyler söyleyen erkekleri.?gittikleri yerde el üstünde tutulacaklarını zannediyorlar.??sevgisiz ve mutsuz??ama öyle olmuyor işte. hayaller başka, gerçekler bambaşka. kaçıp geldikleri için, geldikleri evde bir değeri olmuyor kadınların.?kaçtıkları ev kayınvalidenin evi sonuçta.?ve kayınvalideler de "ben istemedim, ben almadım!" diyerek baştan reddediyorlar gelini.?aynı evde yaşadıkları için de kavga-gürültü eksik olmuyor. kayınvalidelerin beklentisi, gelinin kendisine hizmet etmesi. madem ki gelin geldi, bütün işleri o yapsın, isteniyor.?müge anlı'nın programında izlediğimiz hikayedeki kadın, ev işlerinden bihaber. yemek ve ekmek yapmayı da bilmiyor. o köyde ekmekleri halen kadınlar yaptığı için bu ekmek olayı önemli. ekmek yapmayı beceremediği için, itilip kakılıyor. dayak da yiyor, hakarete de uğruyor.?aynı evde yaşamaya başlayınca "aşk bacadan çıkıp" yerini rutin karı-koca ilişkisine bıraktığı için de mutsuz. hayal kırıklığı içinde.?pişman olmasına pişman ama seçeneği yok. baba evi de bir yere kadar. ki, iki kez denemiş bu seçeneği. arka arkaya olan çocukları kayınvalideye bırakarak hem de.?kayınvalide iş yapmayan ve elinden bir iş gelmeyen gelinden bıkmış. ilerleyen yaşına rağmen evin işini yapmaya devam ettiği gibi, 10 yılda sayıları 4 olan çocukları da o büyütüyor.??sevgisiz hayatlar??özetle: kadın çözümü kendini odaya kapamakta bulmuş. bütün günü ve gecesi dört duvar arasında geçiyor. kendisine ihtiyacı olan küçük bebeğinin dışında diğer çocuklarıyla da ilgisi yok. 5 yaşındaki yasin'in kaybından baba eve gelinceye kadar kimsenin haberinin olmaması da bu yüzden.?annede annelik duygusu yok. baba da babalık. ikisi de mutsuz. erkek mutsuzluğunun acısını kadına şiddet uygulayarak çıkarıyor.?kadın ise kendini odaya kapayarak...?kayınvalide bıkkın ve yorgun. çocuklar kendi kendilerine büyüyorlar. biri de kayboluyor işte.?bizler bir çocuğun evin önünde kaybolmasıyla haberdar olduk bu aileden. bir kuyuya mı düştü, ormanda mı kayboldu, cinsel istismara mı uğradı, kaçırıldı mı diye merak ederken ailenin dramına tanık olduk.?bir kez daha gördük ki: insanlarımız çok mutsuz. kadını, erkeği sevgiden yoksun. çok acı ama kimse kimseyi sevmiyor. herkes yalan hayatlar yaşıyor.?dedikoduyu kendilerine iş edinmişler.?kadınlar evlerde, erkekler kahvede birbirlerinin arkasından atıp tutuyorlar.?merak ettikleri veya duydukları bir konunun aslını astarını araştırıp sormadan kendi kafalarına göre senaryolar yazıyorlar. sonra da kendi yazdıkları hikayeye kendileri inanıyorlar.?bu arada olan her zaman olduğu gibi çocuklara oluyor. ya kayboluyorlar ya da anne- babalarının hayatlarını yaşamaya devam ediyorlar. !]
    seda kaya
  • harika bir ''one more page'' parçası.

    benim yorumladığıma göre çocuk gelinleri anlatan bir ağıt.