şükela:  tümü | bugün
  • "aklı başında olan herkes, insan gözünün iki nedenden dolayı şaşkınlık geçirdiğini ve iyi göremediğini bilir. birinci neden, insanın aydınlıktan karanlığa geçmesi, ikinci neden ise karanlıktan aydınlığa çıkmasıdır. bu, beden gözü için olduğu kadar akıl gözü için de geçerlidir. bu gerçeği idrak eden kişi, kafası karışmış ve görüşü zayıflamış bir kişiyle karşılaştığında onun durumuna gülmemeli ve şu soruyu sormalıdır: bu adamın akıl gözü daha aydınlık bir dünyadan geldiği için mi alışkın olmadığı karanlığı yadırgamaktadır, yoksa karanlıktan aydınlığa geçtiğinde karşılaştığı yoğun ışıktan dolayı mı körleşmiştir? bunların ilki mutlu olunacak ve beğenilecek, ikincisi ise acınacak bir durumdur, zira karanlığı yadırgayan göz, aydınlık bir dünyadan gelmiş demektir. dolayısıyla, ona gülen kişinin asıl kendisi gülünç duruma düşer, ama karanlıktan aydınlığa geçtiği için iyi göremeyen bir kişi başkalarının ona gülmesini hak etmiştir."

    devlet
  • yunanlı felsefecidir. felsefenin mihenk taşlarından biridir... pluton olarak da bilinir.

    eflatun'a birgün sormuşlar
    "insanoğlunun sizi en çok şaşırtan davranışları nedir ? "

    eflatun tek tek sıralamış :
    - çocukluktan sıkılırlar ve büyümek için acele ederler. ne var ki çocukluklarını özlerler...
    - para kazanmak için sağlıklarını yitirirler. ama sağlıklarını geri almak için de para öderler...
    - yarından endişe ederken bugünü unuturlar. dolayısıyla ne bugünü ne de yarını yaşarlar...
    - hiç ölmeyecek gibi yaşarlar. ancak hiç yaşamamış gibi ölürler...

    bu kez; "peki sen ne öneriyorsun?" diye sormuşlar..

    bilge yine sıralamış ;
    - kimseye kendinizi "sevdirmeye" kalkmayın! yapılması gereken tek şey, sadece kendinizi "sevilmeye" bırakmaktır ...

    - önemli olan; hayatta 'en çok şeye sahip olmak' değil, 'en az şeye ihtiyaç duymaktır'...
  • "iktidar, iktidara duskun olmayan ve iktidardan gelecek yararlara ihtiyaci bulunmayanlara verilmelidir." sozunu soylemis filozof.

    bu ogudu uygulamak icin bayagi gec kaldik.
  • ''siyasetle ilgilenmeyen aydınları bekleyen kacınılmaz sonuç, cahiller tarafından yönetilmeye razı olmaktır.'' *

    eflatun
  • ''diktatörlük, doğası gereği demokrasiden doğar. köleliğin en ağır biçimi ise ileri derecedeki özgürlükten.''

    platon / devlet
  • hatta eflatun aynı zamanda.

    sokrates 'in öğrencisi olan platon, ilk başlarda sokrat'tan çok fasla etkililenmiş olduğundan özgün olamamış ama sonralarda, şekiller teorisi, ruhun ölmezliği konularında fikirler salmış ortaya.

    daha sonra en büyük eseri olan devlet'i bağışlamış insanlığa. bildiğim bir söz, "dünyadaki bütün kitaplar yakılsa ve sadece 'devlet' kalsa, o kitap okunduğunda bütün kitaplar tekrar yazılabilir" der. ahlakla siyasetin ayrı olmayacağını savunan devlet'e göre, birey devletin bir unsurudur ve devletin görevi erdemli bireyler yetiştirmektir. zanaatçılar ölçülü, savaşçılar cesur, filozoflar bilge, fahişeler muamemeli olmalıdır. bunların arasındaki uyumun sağlanması için ortadan kaldırılması gereken en önemli şey "bencillik"tir. hiç okumadan ben de insanlara "bencilliği kaldırın" diye yalvarsam da kimse bunu takmamakta, herkes evvela "ben"ci olmuş, osturuktan bu hayatı yaşamaktadır ve bu dewirlerde filozofa pek rastlayamamak bizi üzmekte, mağdur etmektedir... [kaç kişi kaldı ki]
  • platon'a göre kafamızda idea'larla doğarız, kafamızda fikirler mükemmeldir ve bizim bildiğimiz kavramkar bunların sadece yansımasıdır, platon burayı bir mağaraya benzetir ve bizim sadece bu fikirlerin duvara düşen gölgelerini gördüğümüzü söyler, bedenimiz değil ruhumuz buraya aittir, ve bu yüzden nietzsche platon'un ölümle yüzleşmeye çekindiğini söyler... cevap olarak platon da niçeye "sen ne anlarsin lan dümbük" der, biyiğini çeker...
  • hocasinin ait olan "hicbir sey bilmedigini soyleyen (anlayan) adamin arkasindan git. birsey bildigini soyleyen adam yanlis yoldadir." sozunun savunucusu oldu.
  • gerçek adı aristocles'tir, ki bu da o dönemde adet olduğu üzere büyükbabasının ismidir. ona platon ismini beden eğitimi hocasının verdiğini söylerler. şöyle ki, "platus" yunancada "geniş, geniş omuzlu" gibi anlamlara gelmektedir. biraz meçhuldur ama bugün hocasının bu ismi ona sağlam fiziği mi, fikirlerinin açıklığı mı, yoksa alnının genişliği nedeniyle mi verdiği.
  • açtığı okulun kapısında "matematik bilmeyen giremez" yazar.