şükela:  tümü | bugün
  • karadag'in ortasinda yer alan ba$kenti.. podgoritsa diye okunur..
  • araba plakalari pg ile baslar. ''dagin altinda'' anlamina gelir, karadag o kadar dagliktir ki tek duzluk gercekten de buradadir. havaalani bile vardir, nufus 200.000'e dayanmistir.denize uzakligi kus ucusu 40 km. yoktur,deniz kokusu hissedilir, yeni yapilan binalariyla yavas yavas birseye benzemeye baslamistir, kimse is yapmaz, en cok kafe ve restoranlar calisir. avrupa'da ne kadar calinti manyak araba varsa burada kullanilir.
  • "tepenin alti" anlamina gelir. uzun sure turk hakimiyetinde kalmistir. ortacagda ismi ribnica olarak gecer, sosyalizm doneminde ise titograd ismini almistir. tarihi eserlerden yoksun, soluk renkli bir dogu avrupa sehridir, turistik maksatla karadagi ziyaret edeceklere cetine tavsiye edilir.
  • (bkz: berane)
  • türklerin bögürtlen olarak isimlendirdikleri balkan sehri.
  • predrag drobnjak'ın doğum yeri.
  • karadag ın baskenti.sokakta yururken montenegro cumhurbaskanı ıle karsılasabılıyorsunuz.ınsanlarıyla anlasabılmek ıcın bıraz sırpca bılmek gerekıyor cunku ıngılızce bılen esnaf sayısı cok cok az.
  • subat 2009’da gittigim sevimli orta avrupa kenti. ulasimi biraz dertli, belgrad aktarmali, montenegro airlines ile ucarsaniz kucuk ama yeni, jat ile giderseniz rezalet her an dusecek gibi ucaklara binersiniz.

    sehir ayni ulkenin geri kalani gibi, kucuk ve maalesef cok fakir. ancak hersey cok ucuz, sigara bile, marlboro 1.25 euro, o derece. o kadar kucuk bir sehir icin inanilmaz yuksek sayida bar ve restorana sahip, gece hayati hayli hareketli. ozellikle kurutulmus etler ve elbette domuz urunleri hem ucuz hem de her yerde. geleneksel yemekleri de domuz etine sarilarak kizartilmis domuz pastirmasi. 1 kilo kabak 1 kilo etten daha pahali, enteresan. onun disinda butun karadag bir kucuk italya sanki ve gayet de basarililar.

    az sayida ve ucuz olmayan oteller ucuz ve cok sayidaki yemek mekanini dengeliyor. city hotel merkeze 10 dakika yurume mesafesinde oldukca basarili. best western yeni bir mahallesi olan vectra’da iki tane otel acmis, pek guzeller ama fiyatlar yuksek. bir de hotel crna gora var ki gormek, fakat kesinlikle kalmamak lazim. tito yaptirmis ve aynen ilk gunki gibi muhafaza edilmis...

    yemek icin benim bulabildigim en guzel mekan vectra’daki carine idi, ki bu aslinda bir market zinciri olmakla beraber sehrin her yerine restoranlar da acmis. gordugunuze girebilirisiniz, fakat vectra’daki subesi daha bir hos ve daha cok cesit var. bu arada iskembe dahil pek cok turk yemegi de bulabilirsiniz. fiyatlar da iki kisi icin 1 sise sarap dahil 40 euro gibi. zaten icki cok ucuz oldugu icin yuksek hesap odemek cok mumkun olmuyor. yine podgorica’da uretilen plantaze saraplari her yerde karsiniza cikacak, cekinmeden icebilirsiniz, en pahali mekanda sisesi 10euro, marketlerde ise 2 euro. bu fiyata bu kadar guzel sarap ben icmedim.

    alisveris icin pek fazla secenek yok, turistik bir buzdolabi miknatisi bulmak bile mumkun olmadi. bir tane delta city adinda alisveris merkezi var, kucuk sevimli pek cok markanin bulunabilecegi fakat yine karadag’a ozel bir urun bulunamayan. hercegovacka caddesi merkezde belli saatlerde arac trafigine kapali ve hos bir cadde. aksamlari piyasa gencler bu cadde ve etrafindaki sokaklara akiyor. zaten her yer bar restoran, guinness bira 6 euro, yerli bira 1 euro. yazin daha eglenceli diyorlar, ama biz goremedik.

    insanlar genel olarak iyi, biraz eski komunist etkisi devam ediyor, kimse satis yapmak icin kendini yirtmiyor. ingilizce bilen yok denecek kadar az, buyuk oteller ve arac kiralama yerleri dahil. yabanci oldugunuzu anlayinca bir almanca konusma tutkusu var. tek tuk de olsa ortak kelimeler oldugu icin turkce konusmak bazen daha faydali oluyor.
  • montenegro diger ismi karadag`a ulasmak icin thy nin yeni destinasyonu.
    212 euro bayilmak simdilik yetiyor.
  • gorica tepesinin hemen yanında kurulu, yugoslavya dönemindeki adı titograd olan bu şehrin 2011 haziran itibariyle durumunu özetlemekteyim ki: tüm şehir sanki geçen hafta yapılıp bitirilmiş de yeni açılmış gibi pırıl pırıl, tertemiz ve gıcır gıcırdı ki, buranın uyduruk diye burun kıvırdığımız, hiç doğru dürüst adını sanını duymadığımız bir ülkenin başkenti mi yani diye çok şaşırdık. şehir hap kadar, hepi topu 130 bin kişi yaşıyor. moraça nehri yanında. osmanlı'dan kalma, 2 ufak camisi, bir gariban osmanlı saat kulesi olan, sokakları dar ve eğri büğrü olan, çok da çekici olmayan ama şehrin göbeğinde yer alan tarihi kısmı tertemiz şekilde aynen duruyor. moraça'ya dökülen, çok güzel bir vadi içinde akan dereciğin öteki yanındaysa modern şehir merkezi bulunmakta ve sokaklar, binalar, kaldırımlar, şehir mobilyaları, mağazalar ne var ne yoksa o kadar yeni, tertemiz, pırıl pırıl ve ışıl ışıldı ki hayran kalmamak elde değildi. üstüne akşamları o caddelerin hepsinin trafiğe kapatıldığını ve birbirinden güzel insanların caddelerde sere serpe dolandığını, bangır bangır bir gece hayatı olduğunu, her sokağının inanılmaz ferah, geniş ve sıfır hatalı olduğunu görünce aşırı kıskandım. moraça üzerindeki köprülerin yanında nehrin de tertemiz ve pırıl pırıl akıyor oluşu, sokaklarda tek bir falso, çöp, kırık dökük birşey görmemek o kadar şaşırttı ki, gezdiğim tüm balkan şehirleri arasında beni en fazla şaşırtan şehir oldu allahın podgoritsası. şehir planlama konusunda da kesinlikle çok ama çok başarılı olduğunu düşünmekteyim zira tipik ızgara plan uygulanmış komünist dönem modern şehrinin yarattığı modern binaların yanında, genelde düz olan arazinin ortasında ara sıra beliren tüm tepeleri yapılaşmaya kapatıp orman ve park olarak düzenlemeleri de şehri çok çekici yapmış. kaldığım şehir merkezindeki crna gora oteli'ni de çok rustik mimarisiyle ayrıca beğendim. sanırım budva ve kotor gibi yeni avrupa'nın turizm mekkelerinden kazandıklarını bu şehri parlatmaya dökmüşler ve sonuç gayet başarılı olmuş. çok sevdim seni podgoritsa...