şükela:  tümü | bugün
  • hafizam beni yaniltmiyorsa tarihte tek ornek olarak bir imparatorlugun artik daha fazla geli$memesi gerektigi gibi marjinal bir karari alan tek imparator. bu karari uzerine romanin sinirlarini belirlemi$, ozellikle ingilterenin kuzeyinin gereksizligine karar verdikten sonra bir duvarla ingiltereyi ikiye ayirmi$tir. bu duvar halen gorulebilmektedir, yuksekligi ise cin seddi gibisinden bir yukseklik degildir, daha cok 120cm , 150cm gibisinden degi$en bir yukseklige sahiptir. burclu, yuksek kisimlari var mi onu bilemiyorum. hadrian abinin bir ba$ka animsanmasi gereken ozelligi tek tek imparatorlugun hemen her ko$esine gitmi$ olmasi, hayatinin cogunu yolculuklarda gecirmi$ olmasidir. turkiye de, misir da , ve daha bilmem nerelerde adina pek cok eser bulunmasinin sebebi de , bu ziyaretleri $erefine onun adina dikilen anitlardan dolayidir.
  • publius aelius hadrianus. roma'nin iyi ve akilli imparatorlarindan, trajan'dan (bkz: trajan) sonra gelen imparatordur. trajan gibi ispanya kokenlidir, tahta cikisi biraz saibelidir, trajan'in hadrian'i varis ilan ettigi bir iki gun sonra da oldugu aciklanmistir saray tarafindan, bunun trajan'in karisinin da karismis oldugu bir saray entrikasi oldugu varsayilir.

    imparatorlugun elde tutmasinin mantikli olmadigi topraklardan geri cekilmis ve araya duvar ordurmustur, bu duvarin iskocya'da kalintilari halen durmaktadir. grek kulturu hayranidir, imparatorlugunun her tarafina yolculuklar yapmistir, savas disinda bir sebepten bu kadar gezen tek imparatordur, anadolu'da kendi adi ile anilan kopru, hamam, sehir kapisi gibi bircok eseri vardir.

    ismini verdigi hadrianapolis (bkz: edirne) kentimizi kurmus oldugu pek dogru degildir ancak onun sayesinda kucuk sehir savunma amacli bir kale-kent haline gelmis ve onemli olcude gelismistir, sehirde o zamandan kalma hadrian kulesi adli sur kalintisi hala ayaktadir.

    escinseldir, sevgilisi (bizim karadeniz civarlarinda tanistigi bir delikanli) misir gezisi sirasinda denize dusup olunce buyuk uzuntuye kapildigi soylenir, kendisinin oldurttugu de soylenir ayricana *.
  • fi tarihte, yanındakilere "artık ölümümü düşünmek istiyorum" demiş garip imparator. ek olarak (bkz: marguerite yourcenar).
  • edirne'ye de ismini vermis roma imparatoru.
  • tiksindirici bir şekilde bin yıllık hadrianus'u hadriyanus şeklinde anan ekşi sözlük 'e (trene 'tiren', kral'a 'kıral' demek gibi bir şey bu) onunla ilgili her entiri girdiğimde yüreğim sızlar (abartma beğolum) ancak yine de bu mühim imparatorun kıskançlığına (gerçi okuyunca göreceksiniz; hangi imparator aksini yapardı ki. ancak bu hususta hadrianus'un davranışını kıskançlık olarak değerlendiren francis bacon'dır. bkz. sermones fideles ix.) dair bir hikayeyi aktarmazsam olmaz; senelerden bilmemkaç, imparatorluğunun yanında mimarlık da yapan hadrianus efendi bir gün bir venus tapınağı için bir plan çizer, söz konusu planı dönemin tanınmış mimarlarından apollodorus'un önüne koyar, o dönem araları sıkı fıkı olduğundan iki mimar gibi konuşurlarken apollodorus aradaki samimiyete güvenerek çzilen plana kahkahalarla gülmeye başlar ve şöyle der:

    " hahaha eğer bu plana göre bir tapınak inşa edersen, heykellerin kafası her sabah uyandıklarında alçak tavana çarpacaktır"

    bunun üzerine hadrianus sinirlenir ve onu ölüm cezasına çarptırır.* bu küçük fabldan (yani apollodorus'un koca bir imparatorla eğleşmesi hayvanlıktan başka bir şey değildir, o açıdan fabl) çıkaracağımız ders siz siz olun aradaki samimiyeti suistimal ederek, karşınızdaki insanın gücünü bir an için bile olsa gözardı etmeyin.

    güç güçtür zira.

    * hikayeyi teyit etmek isteyecekler için iki kaynak:
    - the civil engineer and architect's journal scientific and railway gazette v.13 p.305, 1850.
    ( http://books.google.com/…drian apollodorus&as_brr=1 )
    - luigi canina, james whiteside, the vicissitudes of the eternal city: or ancient rome, p.68, r. bentley 1849.
    ( http://books.google.com/…drian apollodorus&as_brr=1 )
  • şahane imparatorluk yapmış o ayrı da ölen götoğlanını tanrı ilan edip nil kenarına tapınak yaptırması olayına takılıyorum ben. hoca tamam bilinen dünyanın tek hakimisin, hatta ölünce millet senin heykeline tütsü dikip ekmek bırakacak da bu antinous olayı biraz diktatör olunca yapılacak ufak şımarıklıklara girmiş sanki.
  • roma imparatorluğu kültürü ve bayındırlığına yaptığı katkılarla en önemli imparatorlardan birisidir.

    m.s. 24 ocak 76'da doğan hadrianus imparatorluğundan önce devletin çeşitli kademelerinde başarılı bir asker olarak birçok savaşta savaştı.

    lejyon subayı, praetor, aşağı pannonia valisi, consul görevlerinden sonra m.s. 117'de suriye valiliği görevine getirildi.

    aynı sene imparator traianus'un kendisi varis gösterdikten sonra vefat etmesi üzerine senatus tarafından resmen imparator ilan edildi.

    traianus'un yayılmacı politikasının aksine augustus dönemindeki sınırların muhafazası yönünde bir politika izliyordu. hatta bu polika doğrultusunda bir önceki dönemde fethedilen toprakları da yerel krallara geri bırakmıştır.

    hadrianus başarılı bir asker olmasına rağmen imparatorluğu baştan başa gezmesi ve gittiği yerlerde imar faaliyetlerinde bulunması ile ünlüdür. ve bunu başaran ilk imparatordur.

    imparatorun 2 büyük seyahati olmuştur:

    1) m.s. 121-125 yılları arasını kapsayan ilk seyahatinde gallia, avrupa kıtasının büyük bölümü, kuzey afrika, syria eyalet başkenti antiokheia (antakya), malatya, karadeniz, ankara, bithynia ve mysia (buralarda kendi adını taşıyan kentler kurmuştur), çanakkale, ephesos (efes), rhodos, trakya, atina'yı gezmiştir.

    ilk seyahatinde trakya'da bulunduğu sırada "hadrianopolis" (edirne) kentini kurmuştur.

    2) 128-133 yılları arasında süren bu seyahat ilkindeki rotaya ek olarak anadolu'nun büyük bölümü suriye, filistin, mısır ve libya'yı içermektedir.

    m.s. 133/134'te roma'ya dönen imparator 2 yıl sonra hastalandığı sırada taht kavgalarını önlemek amacı ile antoninus adlı bir senatörü evlat edinip varis ilan etti. 10 temmuz 138'de vefat ettikten bir yıl sonra kendisi için yapılan anıt mezara defnedildi.

    hadrianus'un eşcinsellik eğilimi modern tarihçilerin dikkat çektiği bir konudur. antik dönem yazarları bu konuyu açıkça dile getirmezken bize önemli bilgiler verirler.

    imparator'un antinoos adlı bir gence ilgisinden söz eden antik kaynaklar imparatorun mısır'da bulunduğu dönem(m.s.130) antinoos'un da orada olduğu ve o sıralarda öldüğünden bahseder. gencin nasıl öldüğü bilinmezken; nil'deki gezinti sırasında kayıktan düşüp nehirde boğulduğu veya kendisini imparatora kurban ettiği ihtimalleri üzerinde durulur.

    hadrianus bu ölüme oldukça üzülmüş hatta "antinoopolis" adında kent bile kurmuştu.

    hadrianus yunan kültürü ve diline hayrandı. ilk seyahatinde çanakkale'ye gittiği sırada troia savaşında ölen yunan askerlerinin mezarlarını ziyaret etmiş, 2. seyahatinde de yunanistan'a geçip bu hayranlıktan dolayı çok önem verdiği atina şehrinde büyük imar faaliyetlerinde bulunmuştur.

    hadrianus roma imparatorları arasında çok özel bir yere sahip olup kendisini diğer imparatorlardan ayıran özelliklere sahiptir.
    başarılı bir asker olmasına rağmen imparatorluğu sırasında yeni yerler fethetmek yerine imparatorluğu gezme ve imparatorluk şehirlerine bizzat hizmet götürme tutkusuna sahipti. bu yönüyle sadece roma değil tarihteki birçok devlet ve imparatorluğa örnek bir figür sergilemişti.

    gittiği şehirlere yeni yapılar eklemiş, harap olan yapıları onarmış ve yeni kentler kurmuştur. hatta imparatorun ziyaret ettiği kentler roma sikkelerinde adventus (varış) veya restitutor (onaran) yazılarıyla vurgulanmıştır.

    ki adventus ve restitutor kelimeleri hadrianus'u çok güzel özetlemektedir. yaklaşık 21 sene süren imparatorluğu sırasında başından sonuna dek tüm devletler ve imparatorluklar için "örnek imparator" figürü sergilemiştir.

    "brick by brick, my citizens, brick by brick" -publius aelius hadrianus

    daha fazla bilgi için benim de kaynak olarak yaralanmış olduğum ülkemizin en iyi eskiçağ tarihçilerinden olan prof. dr. oğuz tekin hocamızın yayınlarına bakabilirsiniz.
  • selefi traianus gibi günümüzde sevilla'nın birkaç kilometre dışında kalan italica kasabasında doğmuş olan m.s. 117 ile 138 yılları arasının princeps'i.

    selefi traianus döneminde askeri ve idari, halefi antoninus pius döneminde ise iç barış ve güvenlik anlamında zirvesini gören roma imparatorluğu, kendisinin döneminde de refah, felsefe ve imar bakımından en verimli dönemini yaşamıştır.

    bilhassa antik yunan kültürü ve felsefesine olan hayranlığını hiç gizlememiş olan hadrianus, atina başta olmak üzere klasik antik dönemde sivrilmiş efes, larisa, bergama ve antakya gibi şehirlerin kalkınması için ciddi çalışmalar yapmıştır. mali, kültürel ve sosyal gönenç ve zenginliği roma'dan dışarı çıkarma konusunda belki de ilk somut adımları atan imparatordur ve bu sebepten senatörler arasında pek sevilmez.

    traianus ile askeri strateji hususunda çok ciddi anlamda ayrışık fikirlere sahip olan hadrianus, selefi döneminde imparatorluk topraklarına katılan pek çok eyaletten geri çekilmeyi ve bu bölgeleri vasal krallıklara ya da müttefik olarak gördüğü liderler yönetimindeki imparatorluklara bırakmayı yeğledi. bu kararı ve hadrianus duvarı gibi imparatorluğun sınırlarını güçlendirme odaklı defansif bir askeri strateji benimsemesi da onun roma'nın elitleri arasında sevilmemesine katkıda bulundu. bir de claudiopolis'li antinous ile meşhur bir aşk hikayesi vardır ki bu hadise ve devamında aşığını tanrılaştırma kararı, kendisini elitlerin gözünde hepten düşürmüştür.

    öte yandan, kendisinin barışçıl bir imparator olduğu da ufak çaplı bir safsatadan ibarettir. eğer yanılmıyorsam, kendisinin hükümdarlığı döneminde yirmiye yakın senatör öldürülmüş ya da şüpheli koşullar altında ölmüştür. buna ek olarak, yaklaşık yüz yıla yakın bir süredir sürekli isyan kovalayan ve roma'dan yediği her darbeden sonra daha da güçlü bir şekilde ayrılık planları ve bunların ışığında şiddetli isyanlar planlayan yahudiler'e karşı da bir hayli sert bir politika benimsemiştir. sünneti yasaklaması ve kudüs halkını titus'un bile daha evvel uygulamadığı şekilde roma tanrılarına tapmaya zorlaması gibi ideolojik hamlelerin sonrasında ortaya çıkan bar kokhba isyanı, imparatorluk tarihinde en kanlı ve en sert şekilde bastırılan isyan olmuştur. bazı kaynaklara göre 12, bazı kaynaklara göre 16* lejyonla kudüs'ün ve hatta komple yahudiye'nin adeta içinden geçen hadrianus, üç yıl süren isyanı yaklaşık 600 bin yahudi'yi öldürerek, iki milyondan daha fazlasını göçe zorlayarak, elli civarında kenti yakıp yıkarak ve en nihayetinde eyaletin ismi olan yahudiye'yi* "syria palestina" olarak değiştirerek bastırmıştır. yahudi diasporası dediğimiz şey bugün var ise, bunu hadrianus'un acımasız ve tavizsiz bir şekilde uyguladığı güç gösterisine borçluyuz.

    tam bir helenizm aşığı olan hadrianus'un 21 yıl boyunca bütün imparatorluğu karış karış gezdiği ve helen mimarisine uygun sayısız eser diktirdiği zaten malumunuz, lâkin şunu da eklemek lazım gelir ki kendisi antik yunan felsefesine de ciddi bir ilgi duymaktadır ve bilhassa sinisizm akımına ve retorik sanatına ilgisi bir hayli fazladır. hatta atina'ya yaptığı ziyaretlerden birisini sadece dönemin ünlü düşünürü ve sinisizm savunucusu "sessiz secundus" ile tanışmak için gerçekleştirdiği bilinmektedir.

    (bkz: secundus/@ncpzbsn)

    bu döneme değin sinek kaydı tıraşla verdikleri pozlar ve büstleriyle görmeye alıştığımız imparatorlar arasında sakal modası da kendisinin helenizm tutkusunun doğal bir sonucu olarak başlamıştır. sakal bırakarak kendisini antik yunan filozoflarına benzetme yönünde bir takıntısı olduğu hep söylenegelmiştir.

    ölümünden evvel antoninus pius'u varisi ilan eden ve bunu da pius'un marcus aurelius'u daha o dönemden varisi ilan etmesi şartıyla kabul ettiren hadrianus, 138 senesinde çok ciddi sağlık problemleri yaşayıp vefat etmiş ve yerini de pax romana'nın zirvesini yaşatacak olan antoninus pius almıştır.

    roma'nın soyluları kendisi hakkında o dönemlerde her ne düşündüyse düşünsün, imparatorluk tarihindeki en başarılı 3-4 imparatordan birisi olduğu su götürmez bir gerçektir.
  • imparator olduğu dönemde tarihteki en huzurlu dönemlerden birini yaşattığı söylenir. çok gezen bir abimizdir. gezilerinden birinde bolu civarlarında tanıştığı 13-14 yaşlarında olan antinous ile aşk yaşamış daha sonra antinous boğulunca adına tapınaklar yaptırıp şenlikler düzenletmiştir. bu adam yüzünden uzun bir süre bir takım insanlar 20 yaşında ölen bir oğlana tapınmıştır
  • (bkz: hadrian's wall) bir de yapımı altı yıl sürmüş, latince orijinal ismi bilinmeyen ingiltere'de hala günümüze kalabilmiş uzun ince bir duvarı var bu adamın. turistik olarak duvar boyunca yürüyor insanlar artık ne zevk alıyorlarsa, tamam yeşillik açık hava güzel de bildiğin duvar yahu bunun da turizmi mi olurmuş... olurmuş...

    wikipedia'da latince ismini de vermişler vallum aelium diye, bilemeyeceğim artık. http://en.wikipedia.org/wiki/hadrian's_wall

hesabın var mı? giriş yap