1. hutf farmakoloji bölümünde proftur kendileri ayrıca.
  2. yıllar önce sigarayı bıraktığı halde masasında her zaman bir paket sigara duran ve siz uzanıp o paketten bir sigara alıp yaktığınızda sizden daha çok keyif alan, bana eski yazıyı öğreten, müzik, edebiyat, tarih, bilim ya da güzel herşey meraklısı adam. bu ülkeye uyum sağlayamayacak kadar zeki olan bu adamın kendine yarttığı küçük dünyayı bir parça paylaşırsanız keyiften dört köşe olabilirsiniz. bu güzel insan eski pipolarından birini bana hediye ederek "öğrencisine uzak hoca" tribinden ne kadar uzak olduğunu da göstermiştir. hergele meydanında eski birşeyler karıştırırken rastlarsanız şaşırmamnız gereken kişi. güzel insan
  3. bozuk olarak aldığı serkisof marka cep saatini tamir ettikten sonra bana hediye eden insan, saat tamir etmeyi seven insan
  4. salah birselin bi çok siirinde ismiyle atifta bulundugu, arkadasi olan sair.
  5. 1920 yılında zonguldak-devrek'te doğmuş ve o dönem türkiye'nin başına dert olan tüberküloz salgını yüzünden 22 yaşında hayata gözlerini yummuştur. tıpkı en yakın 2 şair arkadaşından biri olan muzaffer tayyip uslu gibi. tüm hayatı orhan veli ve arkadaşlarının başlattığı garip akımı şiirleridir. o tarz şiirler yazmak ve hayata hep iyimser bakmak inadındadır ama hastalık yakasını bırakmaz. zonguldak'ta küçük memurluklar yapmış, liseyi hastalığı yüzünden bitirememiştir. istanbul'a tedavi amaçlı geldiğinde bir kızla nişanlanır ve bir zaman sonra nişanlısı ölünce kayınpederi ile aynı evde yaşar. bu dönem içinde yazdığı şiirler hazindir. kayınpederi ile oturduğu evin şair leyla sokağında olduğunu, seyyar tezgahta salatalık satarak geçinmeye çalıştığını bile şiirlerinden öğrenebiliyoruz.

    birgün kayınpederi ile kederli bir şekilde içerlerken tuvalete gider ve verem illeti onu orada öksürük krizine sokar, kayınpederi ölüsünü bulur kapıyı açınca. bu son anekdotu şair salah birsel'den imza gününde kendisinden dinlemiştim, rahmetli'nin en yakın iki arkadaşından bir diğeri de salah birsel idi. mektuplaşmalarında zonguldak-istanbul arası özlemler satırlar aracılığıyla sürekli iletildi. rüştü onur istanbul'a gelecek, iyileşecek ve salah birsel'le birlikte kendi şiirlerinden oluşan bir kitap çıkaracaklardı. kitabın adı bile hazırdı; iki kişi bir bina yapıyor

    salah birsel, şairin ölümünden sonra 1956 yılında "rüştü onur" adıyla şiirlerini topladığı bir kitap yayınlamıştı. 22 yaşında ölmesine rağmen kısa ömrü içinde en azından antolojilerde güzel şiirleri kaldı. tüm şiirleri, öyküleri, salah birsel'le olan mektuplaşmaları ve hayat hikayesinin yer aldığı kitap sahaflarda bulunabilirse ne güzel. bana ancak fotokopisini satmışlardı. her antolojide yer almaz, resimli antolojilerde resimleri bulunmaz, bendeki resminde masum, zayıf, çelimsiz, hasta yüzü genede umudu barındıran küçük gözleri ve papyonuyla vardır. hep de varolacaktır.

    nasıl geçmişti günlerimiz nasıl
    esen bir step şarkısı halinde
    ve hergün bir hatıra sahilinde
    nasıl geçmişti günlerimiz nasıl

    öten kuş ki dalda muttasıl
    şarkılar getirdi bize bahardan
    uzak kaldığımız günler o yardan
    nasıl geçmişti günlerimiz nasıl

    rüştü onur (1920-1942)
  6. şair olanı, hacettepede profesör olanın amcasıdır.

rüştü onur hakkında bilgi verin