şükela:  tümü | bugün
  • balkondayken gördügü kusu yakalamak üzere kendini bosluga birakan kedi. 3-5 deneme ve kirik sonrasi özentisinden vazgeçen kedi..
  • kanat denen uzuvlara ve bu uzva sahip olup uçabilen bütün iki bacaklılara hasta bi kedi cinsidir bu. o yüzdendir kendini sürekli sağdan soldan atması tutması. "kanadım yok ama olsun havada da karada olduğum kadar çeviğim ben" mantığıyla hareket eder. bir iki deneme sonunda kum tepelerine* çakılır burun üstü. son denemesinde yüksekliği ayarlayamaz, göstergeleri karışır. kafayı süs havuzunun kenarında bırakıp konar yere cansız cansız. soğur sonra içi dışı.
  • bugün gerçekleştirdiğimiz taksimde oglen yemegi zirvesi 5te tüm katılımcılar olarak şahit olduğumuz minik kedicik. o kadar hızlı oldu ki. bazılarımız onu havadayken gördük, bazılarımızsa yere çarpma sesiyle irkilerek baktık ona. bütün sokak bir anda kalakaldı, sanki zaman durdu.
    hepimiz içimizden "umarım dört ayak üstüne düşebilmiştir ve kurtarır kendisini" diye dua ediyorduk. şaşkın biçimde çevresine bakındı, sonra doğrulmaya çalıştı, hiçbir şey yapamıyorduk. kalktı ve hızlı adımlar atmaya başladı, derin bir oh çektik. fakat o minik kedi, hani olmaz denen o uçan kedi birkaç dakika sonra düştüğü yerin hemen yanındaki duvara yanaştı ve titreyerek ölümünü beklemeye başladı. karşımızda bir kedinin, uçan bir kedinin kısa ömrü son dakikalarındaydı. ve biz o tuhaf acıma duygusuna düşüncelerimizi teslim ederek kalakaldığımız yerden devam ettik nerede kaldığımızı hatırlayamadan. fakat eminim o masadaki herkesin aklında, hemen iki metre yakınımıza büyük bir hızla düşen o yaramaz, o meraklı ve uçma meraklısı kedinin yanan canı vardı.
    hatırlanacak olursa, çocukken oynadığımız oyunlarda her bir yenilgi (yanmak denirdi) bir hakka (yani cana) mâl olurdu. yakar topta mesela, öyle değil miydi? 9 canı olan uçan kedinin bir canı gitti bugün saat 13:00 sularında. ve eminim ki hepimiz, o güzel kedinin daha yanacak canları olmasını umuyorduk. evet, onun bir canı gitti, bizim de canlarımızı yakarak.
  • uçan kazıyla nils'in en büyük kabusu arsız obur kedicik. hayatı boyunca yağlı bir kazı mideye indirmek için fanteziler kurmuş, sonunda da dört ayağını birden kırmış kedicik. tamamen kaza denilebilir, uçmak için ağzına aldığı tüycük burnunu kaşındırmış, vah vah...
  • aşağıdaki linkten bir örneği indirilebilir:
    http://rapidshare.com/files/7752242/flyingcat.mpeg
  • yakın gelecekte felis domesticus'un dna'sıyla oynanıp kendisine bir çift kanat eklenerek elde edilebilecek canlı türü... hakikaten korkutucu bir yırtıcı hayvan olacağı kesindir.
  • annesinden bir iki haftalıkken ayrı düşüp iki hafta tek başına yaşayabilen, tarafımdan bulunduktan sonra kurt tedavisine ancak beş ay sonra cevap verdiği halde sağlığında pek bir aksaklık yaşamayan bir kedidir. benim kedimdir. bunca kötü koşul altında sağlıklı bir hayvan olabilmesini bakıma, ilgiye bağlamış olsam da iki gündür gördüğüm manzara sonucunda bir hero, bir acaip ül garibat ile karşı karşıya olduğumu anlıyorum. önceleri evin içinde zıplayarak dolaşan bu canlı artık kesinlikle zıplamadan bir yerden havalanmakta ve oldukça uzak olan başka bir noktaya konmakta. bunu yaparken dizlerini kırmıyor, herhangi bir zıplama belirtisi göstermiyor, kanatları yok, beş aylık dişi tekir*
  • armandez de vitoro'nun arkadaşı funda'nın paylaşıp gece gece komaya soktuğu versiyonu için (bkz: http://lolsnaps.com/upload_images/real/465.gif) sdlfkjdslkfjsdlkfjdlk big up funda!
  • nasıl da havada süzülüyor gıdısını yaladığımının kedisi ya! işte böyle bir kedi olsa gerek uçan kediler.