şükela:  tümü | bugün
  • sosyolojide, bireyin her türlü davranışı kendi açısından yorumlayarak, kendini bunlara göre değerlendirmesi, başkalarının kendisi hakkında ne düşündüğünü anlamaya çalışması. böylece başkalarının bize yansıyan tavır ve hareketleri kendimize yansıtılanı gördüğümüz aynaya benzer.bu yansımadan ayna benlik kavramı doğar.
  • amerikalı hümanist sosyologcharles cooley”’in ortaya attığı ve bireyin benlik duygusunun , diğer insanların onu algılayı$ından yansıyarak olu$tuğu dü$üncesini savunduğu teorisi.
  • hani rahmetli bob ross tam da resim ne güzel olmuşken şuraya da bir ağaç istiyor diyerek caaart diye yırtarcasına kapkara bir şey çizerdi ya...
    tuvalin dili olsa da konuşsa belki iyiyim böyle diyecek,
    hadi bir ağaç daha diyecek
    orman isterim diyecek
    belki de rengini beğenmeyecek.
    ama ne oluyor? bu örnekte tuvalin benlik duygusu dışarıdan bir el tarafından oluşturuluyor.
    bizler de ekran başında hezeyan içinde çeşitli yorumlar, duygulanımlar üretiyoruz.
    lakin müdahale edebilecek bir diyalog halinde değiliz o an.
    anca programın ratingini ve rahmetlinin karmasını belki bir nebze etkileyebiliriz.
    daha fazlası içinse fırça, boya, tuval ve temas gerekiyor.
  • jacques lacan'a ait bir tanımdır. bebek bir aynada annesinin kucağındaki görüntüsünü anne ve kendinin bir bütün olduğu şeklinde alımlayarak görür. anne ve kendisini bir bütün olarak algılayan bebek, anne kucağından ayrıldığında benliğinin parçalanmış olduğunu düşünecek ve kendinin aynasında her zaman bütünden kopmuş olduğuna inanacaktır. bireydeki eksiklik duygusu temelde kendini ayrımsayıp benliğinin bütününün kendisinden oluştuğuna inanmasıyla kaybolur.
  • ınsanlarin bizi nasil algiladiklari, bizim kendimizi nasil algiladigimizi etkiler. kendi kendini gerceklestiren kehanet gibidir.
  • bireyin ''benlik'' kavramını geliştirme süreci olarak tanımlanan kavram. veya kişinin kendine yapılan davranışlara göre kendisi hakkında karar vermesi. yani bireyin, başkalarının kendisine karşı dışa vurmuş tutumlarına dayalı olarak oluşturduğu, kendi kendisine ilişkin yargıların toplamı; toplumsallaşmış benlik.