hesabın var mı? giriş yap

  • bizimki neden kontrol edilmedi arkadaşlar durduk yere tedirgin olduk gece gece? pazartesi en yakın okula gidip ilgililere gösteriyorum.

  • komple edit:

    oh ne güzel be. vallahi çok güzel!
    sizin amacınız ne ben anlamadım, anlayan bana da anlatsın şu olayı.

    siz şimdi dilediğiniz zaman askere, polise, sivile saldırın ama ses çıkarılmamasını bekleyin. eeee paşam, başka arzunuz?
    askere saldıracağınız zaman nizamiye kapısını açıp askerlerin ellerinden silahları da alsınlar mı? polise saldıracağınız zaman polis tüm donanımını bir kenara bıraksın mı? dilerseniz sivilleri öldüreceğiniz yerleri önceden belirtin de devlet oraya halkı toplasın daha çok insan ölsün, ne dersiniz?

    siz bunca yaptığınız şey karşılıksız mı kalacak sandınız? bunların elbet bir karşılığı olacaktı. bunu dünyanın tüm devletleri bu zamana kadar 40 defa yapardı. geç kalan yerinde bir operasyondur.

    şimdi bir de utanmadan sokağa çıkıp eylem mi yapacaksınız? bu nasıl bir pişkinliktir, siz insan olduğunuza emin misiniz?

  • patronu acun’un tertip ettiği engizisyon mahkemesi yargıçlarından biri! bütün kibir ve ahmaklığıyla gariban bir çocuğu binlerce insanın önünde küçük düşürme pahasına, bu pespaye tiyatroyu oynamakta beis görmemiştir.

    edit: tekrar edeyim: bir suçu varsa rahatsız olan şikayetçi olur. o da yasalar önünde kendini savunur, cezasını çeker! size mi düşüyor yargılamak! sizi ne ilgilendiriyor bir insanın yemek yapma becerisi dışındaki görüşleri, hayat tarzı, ideolojisi. siz kimsiniz arkadaş! yarın acun çıkın takla atın dese, takla mı atacaksınız reyting için! bu kadar mı aç ve çaresizsiniz! çoluk çocuğunuz var! ayıptır günahtır.

  • bana balık verme, balık tutmayı öğret... (çin atasözü)

    bana balık ver, rakıyı tazele, buz da bitmiş... (türk atasözü)

  • nacizane az cok fikrimizin oldugu bu konu hakkinda ben o kadar da olumsuz dusunmuyorum. paris anlasmasinin en buyuk artisi, dunyadaki nerdeyse tum ulkelerin tek bir metin uzerinde anlasmis olmasiydi. bu acidan insanlik icin de muhim tabii. ancak, en buyuk devlet antlasmadan cikinca ortada buyik bir kaos oluyor.

    aslinda bakilacak pek cok aci var, su anda kiyameti de en cok enerji ekonimistleri kopariyor tabii. fakat isin aslinda, benim dusunceme gore degisen pek bir durum soz konusu degil.

    paris iklim anlasmasi (pia) nin en buyuk odak noktasi, dunyadaki en buyuk fosil yakit tercihi olan komurun gelecek yillarda dramatik olarak azaltilmasi diyebiliriz. komur tuketiminin dramatik azaltilmasi ayni zamanda enerji kaynagi tercihlerinde de dramatik degisikler ortaya cikaracagindan yeni enerji-ekonomi modelleri de hizla hayata koyulmasi gereken sey olarak karsimizda duruyor. daha uzun da bahsedebiliriz ama ozetle, "circular economy" denen bir model var ve bu modelde "atik" diye bir sey yok. her atik yeni bir urun. "linear economy" dedigimiz ise klasik model, bir atik var ve o hep atik. ondan faydalanirsaniz da atiktan faydalanma olarak gecer. pia, circular economy modelini de saglam temeller uzerine oturtmustu. trump bu anlasmayi bozarak da circular economy modelini biraz oteledi.

    simdi pratik olarak baktiginizda, anlasmaya imza atmasina ragmen ben buyuk komur tuketimleri olan hicbir ulkenin anlasmayi sallayacagini dusunmuyorum. dunya o kadar durust bir yer degil. anlasma okundu mu bilmem ama anlasmada soyle birsey de var mesela "seffaflik ve hesap verilebilirlik" tabii muhasebe acisindan hesap verilebilirlik diyor. herkes "cin bile imza atti yav" diyor ama beni kimse cin'in komur tuketimini hem azaltip hem bu seffafliga uyacagina ikna edemez. mesela turkiye de imza atti. komur tercihlerinde de seffaflik konusunda da gelisme olacagini dusunmuyorum mesela:)

    zaten fosil yakitlarin birincil musterileri abd, cin ve oecd ulkeleri. zaten dunyada abd ve avrupa devletleri haricinda (ki onlardaki de tartisilir) seffaflik muallak olan bir sey. yani ozetle, herkes imza atti ama kimse bu anlasmayi sallamayacakti.

    anlasmanin en buyuk artisi avrupa birligineydi. yani avrupa ulkeleri. anlasmanin bozulmasi da en cok onlari etkileyecek. avrupa ulkelerinde zaten uc buyuk ulke disinda adam gibi bir nufus yok, demografik yapi cok ilginc hal almis durumda. yenilenebilir enerji kaynaklari kullaniliyor cunku nufus ve gelismislik izin veriyor. mesela, ben de youtube'dan isvec'in bilmem ne bolgesindeki yenilenebilir enerji operasyonunu hayranlikla izliyorum, ama ancak isvec, norvec, danimarka, almanya'nin bir bolgesi vs. de olabilecek seyler bunlar, ticari acidan uygulanabilirlik ile baktigimizda. mesela yine cin ornegini verelim, cin'deki sartlar altinda avrupa'nin hayata gecirdigi sey cin'de sadece model olarak kalir, kaliyor.

    trump biraz da kita avrupasina kil oldugundan reddediyor anlasmayi. ki bu dedigim gibi kita avrupasinin politikalarini az da olsa etkileyebilir. kita avrupasi ozetle soyle diyor: ben, gelismis, seffaf, hesap verebilir ve nufusu az bir bolgeyim. o yuzden fosil yakit tuketimim de az, yenilenebilir enerji uygulamalarim da mantikli, teknolojim de yuksek. ama bu gelismeleri yaparken, guncel yonetmelikler, yurutmelikler beni zorluyor. baska ulkeler cok daha kirli emisyonlarla uretim yapiyor, ben daha temiz uretim yapiyorum, ama benim urettigim malin birim fiyati bu yuzden pahali oluyor. piyasada kar elde edemiyorum. o yuzden bu anlasmayi uygularsak pazarimi en azindan korurum.

    simdi diger ulkelerde, ozetle "yav he he" diyerek imzayi atiyor ama soyle dusunuyor: "sen gelismis ve nufusu bu bahsettigin yontemler icin cok uygun bir bolgesin ama sen gelisirken neler yaptigini da biliyoruz, biz de bunlari yaparsak gelisecegiz, evet dunya kirleniyor ama gelismezsek de tepemize biniyorsunuz, ben imzami atarim ama el altindan isime de bakarim, sen zamaninda en ekonomik diye hangi metodlari denemedin ki? ben de en ekonomik metodlarla gelisecegim" tabii gelisme derken ekonomik buyumeden bahsediyorum. bu arada sunu da soyleyeyim, cin'in bu anlasmaya uymayacagini tum dunya biliyor. cunku cin bu anlasmaya uyarsa ekonomik buyumesi yavaslayacak. cin'in ekonomik buyimesinin yavaslamasi demek global ekonomik kriz demek.

    trump da sunu soyluyor: ulan benim en buyuk rakibim cin. ımza atacak ama uygulamayacak, zaten komunist parti, tek parti rejimi ve denetim mekanizmasi les. uymus gibi yapacak, uymayacak, yine mali en ucuza uretecek. ben imza attigimda esek gibi denetim mekanizmalari var, beni bu mekanizmalar engelleyecek. ben yine istedigim fiyattan pahaliya uretmek zorunda kalacagim. o yuzden cekilirim daha iyi.

    durum ozet olarak bu. he tabii trump'in cekilmesindeki en buyuk problem, abd'nin yenilenebilir enerji ve kuresel isinma konusundaki arastirma projelerine butce ayirmamasi olur, ki oyle olacak saniyorum. ama ne kadar butce kisarlar, onu bilmem.

    tabii guzel haberler de var, cin dahil butun dunya zaten komuru terk etmenin pesinde. ama anlasmanin istedigi hizda degil de kendi uygun gordukleri sekilde yapmak istiyorlar. zaten 2040 gibi dogal gazin komuru gececegi soyleniyor ki gercekten oyle gozukuyor. bir suser arkadasim "shale gas(kaya gazi) sektorune soz verdigi icin cekildi" demis ama zaten kaya gazi kirli bir metod degil ki, cok mantikli ve uygulanabilirligi mumkun, ekonomik ve dogal gaza yakin cevreci bir sey.

    son olarak, eger bu dunyayi yenilenebilir enerji kurtaracak diyorsaniz, yaniliyorsunuz. yenilenebilir enerji fosil yakitlara hicbir zaman alternatif olamayacak. dunya fosil yakitlara alternatif olarak nukleeri, ve hatta eger basarirlarsa-ki basarmak zorundalar medeniyet seviyemizi arttirmak icin- soguk fuzyonu tercih etme pesinde. gercekten bu iki metod ancak fosil yakitlari bitirir.

    edit: imla

  • hoca tahtaya soru yazıyor. yazarken öğrencinin biri hangi takımı tuttuğunu sordu hocaya. hoca da bir eli cebinde olarak bize döndü "türkiye'de tutulacak tek bir takım var evladım" dedi. ben de tutamadım amk kendimi. "hocam şu anda da herhalde onu tutuyorsunuz" dedim. demez olaydım.

    "evet oğlum zil çalınca sana da tutturacam" demişti. herkes gülmüştü la bana. kalmıştım o dönem fizikten.

  • sıklıkla şişman kızlara, çok zayıf erkeklere, kısa boylu insanlara bazen açıkça bazen üstü kapalı yapılan eziyet. bu minareyi çalanlar genelde "takılıyorum yaaa, n'oldu bozuldun mu?! off sen de amma alıngan çıktın" ya da "ne var yani, dürüst bir insanım ben, doğruyu söylüyorum, yalan mı?" kılıfına sığınır.