şükela:  tümü | bugün
  • teklif edilen bir işi almadan önce enine boyuna tartın. oh iyimiş ya dediğiniz excel dosyası, yetiştirmek için 20 saat boyunca durmaksızın çevirmenize neden olabilir, gerek yok şimdi durduk yere.
  • en önemlisi dili öğrenmenin yanı sıra kültürünü de öğrenmeye çalışın. edebiyatıyla ilgilenin.
  • olmayın.
  • lokalizasyon dersi alın. asıl para öyle kazanılıyormuş.
  • (naçizane bir okur olarak önerim) bilmediğiniz alanda çeviriye kalkmayın. ne rezillikler görüp ("çini"yi "kırmızı kiremit" diye çeviren yavuz alogan gibi) o isimleri aklımızın bir kenarına yazmışlığımız, fellik fellik kaçmışlığımız var.
  • öncelikle dil bilmenin çevirmen olmaya yetmeyeceğini bilerek, alan bilgisi diye bir olgunun varlığını unutmayın, her alanda at koşturmaya çalışmayın. iktisat mı çevireceksin, tıp mı, edebiyat mı. birinde uzmanlaşıp o yolda devam edin.
  • çevirmenlikte çeviri etiği, dil bilmekten daha gerekli bir hal alabiliyor. elbette "ben çevirmen oldum." diyebilmek için yemin etmek gerek ama çeviri etiği yemin edilerek kazanılan bir irfan şekli değil. çeviri etiği, çeviri kuramı, çeviri yöntemi gibi alanlarda yazılmış pek çok kitap var. başucunuzu bu alanlarda yazılmış kitaplarla doldurun.

    ayrıca, eğer keyif alacaksanız yapın bu işi. -sözüm yazılı çevirmenlere- bu işte para yok. elinize geçen para, parmaklarınızdaki sızıyı, sırtınızdaki ağrıyı, gözlerinizdeki kararmayı çekilir kılmıyor.

    (bkz: lokalizasyon/#31590724)
  • lokalizasyon işleri için konuşursak;

    - çevirdiğiniz cümle size bağlama göre bir saçma geldiyse mutlaka bir dönün okuyun. kesin bir yerde hata yapmışsınızdır. gelmediyse bu işi yol yakınken bırakın. ciddiyim.

    örneğin traktörlerden bahseden bir metinde "challenging agricultural environments" ifadesini "iddialı tarım ortamları" diye çevirdiyseniz ve bu cümleye "ben biraz önce ne dedim ya?" diyip geri dönmezseniz işinizi okuyan redaktörün kulaklarınızı kızartacak kadar çınlattığına emin olabilirsiniz.

    - bilmediğiniz kelimelerde tureng'den bulduğunuz ilk karşılığı yapıştırmayın. zaten bunu yapmayın diye adamlar oraya bin tane farklı alandaki bin tane farklı karşılığı yazmışlar di mi? heh. işte bi zahmet hepsine bi göz atıverin. sonra dating sitesindeki "tanga" yı "tokyo terlik" diye çevirir, sakız olursunuz.

    - hiçbir, birçok, her şey, fark etmek, her bir, bugün, herkes, yalnız, yanlış gibi kelimelerin nasıl yazıldığını bilin.

    - işin kelime sayısını ve konusunu öğrenmeden asla ama asla yaparım demeyin. sonra yetiştiremez, çok sıkılır ve hem koordinatörünüzü hem de kendinizi acayip zor durumda bırakırsınız. sanılanın aksine koordinatörler bazen süreyi araya çok da tampon zaman koyarak veremeyebilirler. hele iş acil diyorlarsa kesin acildir ve büyük ihtimalle sizden önceki bir çevirmen patlattığı için o kadar acil hale gelmiştir.

    - işleri asla, ama asla patlatmayın (geç göndermeyin). işin gecikeceği hastalık vs gibi acil bir durum çıkmadığı sürece genelde ilk yarısında belli olur. bunu anlar anlamaz koordinatörünüze hemmen haber verin ki konu hakkında bir b planı oluştursun. ya işin tarihini biraz ileri atmaya çalışsın ya da işi başka birisiyle paylaştırsın. bunu gerçekten yapan çevirmenler her zaman has çevirmenlerdir. geç göndermeye başladığınızda bunu yapmak için iki, en fazla üç şansınız olur, sonra "haa x mi yok abi ona vermem hep geç gönderiyor" etiketini alnınıza yapıştırırlar ve onu oradan çıkarmak inanın çok zordur.

    - çeviri dosyaları ile referans dosyası, terimce vs gelmişse bunları fanatikçe okuyun ve bunlara fanatikçe uyun. çok basit gibi görünen çevirilerde müşterinin istediği terimler kullanılmamış ve özel istekleri uygulanmamışsa o çeviri ne kadar akkıcıı, güzzeel, şıık olursa olsun çöptür.

    - terimler için metin içinde her zaman tutarlı olun. örneğin bir sayfada "cihaz" derken iki sayfa sonra o kelimeyi "aygıt" olarak çevirmeyin.

    - lokalizasyon çevirisi için her yerden kopya çekmek serbesttir hatta teşvik edilir. özgün olacağım diye kasmayın. zira lokalizasyon yaptıran firmalar kurumsal firmalardır ve her yerde terimleri ıvırları zıvırları aynı olsun isterler. örneğin starbucks'ın bir şeyini çevirirken açın starbucks'ın türkiye sayfasını, adamlar ne için hangi terimleri kullanmışlar bakın. bunu yaparsanız en kral çevirmen siz olursunuz.

    - son olarak yazım denetimi yapın, yazım denetimi yapın, yazım denetimi yapın.
  • araştırma yapmaktan kaçınmayın. "herhalde böyledir" deyip bir terimi ya da anlatılan herhangi bir konuyu kafanıza göre çevirmeyin. emin değilseniz, zaman kaybetme korkusuna kapılıp hiçbir şeyi geçiştirmeyin. bunu yaptıktan sonra isterseniz dünyaları çevirin, o metinde bir şeyler olmaz, olduramazsınız. gerekirse o kaynak senin, bu kaynak benim bakının ya da o konuda bilgi sahibi olan birine danışın. çeviri yaparken bir şeyler öğrenme hakkınızı sonuna kadar kullanın. aksi halde sizin bile emin olmadığınız bir iş çıkar ortaya. özellikle tıp, hukuk vb. gibi pek hata kaldırmayacak alanlarda bunu ısrarla uygulayın.

    ama zaman konusunda sıkıntım var diyorsanız, böyle bir işe zaten kalkışmayın. her çevirmen her türlü işi yapabiliyor olmak zorunda değildir. fazla bilgi sahibi olmadığınız alanlarda acil bir işin altına girmek, yapacağınız en son şey olsun. her çeviriyi yapmak ya da kapasitenizin çok üzerinde olan işlere kalkışmak zorunda olmadığınızı unutmayın. kısacası yaptığınız işin tamamen sizin sorumluluğunuzda olduğu, hep aklınızın bir köşesinde olsun. ne kendinizi sıkıntıya sokun, ne de işini yaptığınız kişiye/kuruluşa mahcup olun.