şükela:  tümü | bugün
  • okey denen ebleh rehabilitasyonuna yonelik oyunun kafaya vurdugunda kan sicratan tahtasi disinda, bilardo sporunun da olmazsa olmazidir istaka.1.5 metre boylarinda esnek bir tahtadan yapilir ve uzun abanmalar sonucu ucu duser, yamulur kilic gibi olur.bazi dandik muesseselerde istakalar plastik olur(bkz: alf ataricisi).
    yamuk istaka oyun hakimiyetinizi lacka edebileceginden uzak durulmasi gerekilen bir materyaldir.masanin ilk kavgasi da genellikle yamuk istakayi kim alacak sorunsali uzerinden ortaya cikar.
    isi ciddiye bindirenler genellikle kendi istakasini alir, fast eddie gibi ortalikta dolanirlar.bahariye caddesi onlar gecerken alkis tutuyor zannina kapilirlar.bazilari uzaktan izler, haset eder.
  • pike yaparken ölçüsüz kullanıldığında masa bezini yırtan sopanın adı
  • (bkz: bilardo), (bkz: otobüs yapmak)
  • tebe$irlemek lazım yoksa ıstaka çıtlar ve beyaz topa dogru düzgün vurulamaz. bir de yan yana bir sürü masa varken ıstaka göz çıkarır, mideye saplanır; vuru$ yaparken dikkat edilmeli ve önce çevrenin müsaitligi saptanmalıdır.
  • bazı kaynaklarda isteka olarak da geçer.uzun süre bekletilmiş odundan yapılması gerekir ki böylece kısalıp kuruyacağı kadar kurusun sonradan yamukluk çıkarmasın. tabii tamamen düz olması gerekir. masa üzerinde yuvarlama yoluyla düzgünlüğü test edilebilir. yamuksa itme noktası doğru belirlenemez. eğer ısıtılmış bilardo masasının üzerinde uzun süre bırakılırsa en iyi en pahalı istaka bile eğilir yamulur. serbest ve tek bant oyunlarda 137- 140 cm. ve 450-750 gr. ucundaki deri kapakçığın* kalınlığı 10,5-11 mm. dir. üçbantta ise boy 142 cm., ağırlık 500-520 gr. ve uç kalınlığı 11-12 mm. dir.
  • (bkz: isteka)
  • 18.yüzyıl sonlarına kadar bilardo golf sopalarına benzer bir tarafı geniş "çoban sopaları" ile oynanıyordu. banta yapışık kalan toplara, bu geniş kısım ile vurmak çok zor olduğu için, asa adı da verilen çoban sopalarının ince ucu ile vurmayı, yani spot (nokta) vuruşu yapmayı öğrendi insanoğlu. ince ucun kullanılması, istakanın bulunuşu anlamına da gelmektedir. 1777'de yazılan, en eski kaideler" adlı kitapta oyunculara, çoban sopası ya da ıstaka'dan birini seçebilme hakkı tanınmış olması, bu tarihi ıstakanın bulunduğu tarih olarak kabul etmemizi sağlar.
  • kimi zaman amacı dışında da kullanılabilen bilardo oynama aparatı.

    90'lı yılların ortalarıdır ve o zamanlar bacak kadar bir velet olan polyester, birkaç arkadaşıyla beraber kahvehanedeki tek bilardo masasında mutlu mesut bilardo oynamaktadır. o sırada kapıdan içeri iri kıyım, kıllıca ve pembe gömlekli bir adam girer, direk bizim olduğumuz tarafa doğru yönelir. biz pek takmayıp oyunumuza devam ederiz. çok geçmeden adam ıstakaların bulunduğu köşeye gider, bize arkasını döner ve her nedense bütün ıstakaları şöyle gözüyle süzerek elden geçirmeye başlar. lakin kahvede tek bilardo masası vardır ve o masada da biz oynamaktayızdır. bunun üzerine kıllanan biz mahalle veletleri arasında şu konuşma geçer:

    a: olm, napıyo lan bu?
    b: olm, ne bileyim ben geçen okulda bi bebeyi fena pataklamıştım, babası falan olmasın?
    a: hadi lan ordan, adam nerden gelecek de bulacak seni...
    b: olm, ne bileyim ben baksana adam ıstaka seçiyo, en kalınını arıyo heralde vurdu mu kırılmasın diye?..
    c: lan ne biçim adamlarsınız, belki sadece "defolun lan veletler, ben oyniycam" diycektir. nerden çıkardınız hemen dayak mayak?
    a: adam başlarsa kovalamaya en önde sen kaçarsın ama!.. bilmiyoruz sanki...

    tam o sırada ıstakaların olduğu köşeden bir tangırtı gelir. biz hep birlikte oraya bakarız. adam sonunda bir ıstaka seçmiştir ve onu elinde tutmuş, hala süzmektedir. biz tam birbirimize "aha, şimdi boku yedik." bakışı attığımız sırada bir mucize gerçekleşir... adam ıstakanın ucunu yere doğru çevirir, bağrı açık gömleğinin yakasının ense kısmını geriye doğru çekerek aralar ve kolunu dirseğinden ensesine doğru bükmek suretiyle ıstakanın kıç tarafını gömleğinin ense kısmından içeri daldırır.

    ve sonra "haşır huşur haşır huşur" sesleri eşliğinde ıstakanın arka tarafını gömleğinin içinde bir aşağı, bir yukarı oynatarak o an kendisi için orgazmdan bile daha anlamlı olan bir hareketi yapmaya, sırtını kaşımaya başlar...

    olayın şokunu ancak üzerinden atabilen biz veletler için o an, aslında bir işkencenin başlangıç noktasıdır. pembe gömlekli, iri kıyım bir kıl yumağı karşımızda bilardo sopasıyla sırtını kaşımaktadır ve bizim bir an için bile olsa gülmememiz gerekmektedir. allahtan bir arkadaş çay almak bahanesiyle kahvecinin olduğu yere doğru yönelmeyi akıl eder, hepimiz onun arkasından gideriz de olayın keyfini uzaktan, yan gözle bakarak doyasıya çıkarırız.
  • garanti stick sözcüğüyle bir bağlantısı vardır.

    bkz. ıstaka mı isteka mı?