şükela:  tümü | bugün
  • insanı "lan medeniyet böyle bir şeymiş mk" diye duygulandıran tema ve videosu.

    https://www.facebook.com/…/videos/1038259332859531/

    allah'ını seven üzerime biraz medeniyet atsın.

    edit: gerçek viral video budur arkadaş. adam kendi profilinden paylaşmış kimse siklememiş. sadece 7 kişi beğenmiş videoyu. oysa 24000 kişi videoyu paylaşmış. çoğu da türk...

    edit 2: bir de bu debe'ye giren entry'lerin edit'lenerek yardım kampanyasına destek verme durumları var. ben bunu doğru bulmuyorum. bu sözlük yönetiminin sorumluluğunda olması gereken bir husus. buradan sözlük yönetimine çağrıda bulunuyorum:

    yardım kampanyaları için ayrı bir buton, bölüm, vb. bir şey eklemelisiniz. bu durum debe'ye giren entry'lere ve oy verenlerine haksızlık oluyor.

    sevgiler...
  • sanki gerçek değil de simülasyon gibi geliyor insana. ideal olanı budur diye oluşturulmuş bir video oyunu gibi.

    avusturya'da bir süre eğitim gören bir kız arkadaşım, döndüğünde başından geçen bir olayı anlatmıştı. gece geç bir saatte evine giderken bir kavşağa yaklaşmış ve karşıya geçeceği sırada arkadan bir arabanın yavasladigini farketmis. kız tedirgin olmuş tabi. sonuçta gecenin bir yarısı ıssız bir yolda araba yavaşlıyor. sonra karşıya geçmiş ama araba hala duruyormus. kız o yoldan da karşıya geçtikten sonra araba kavşaktan sağa dönmüş.

    insan böyle dinleyince acaba diyor ama bu tarz videoları görünce tek yapabildiğim imrenmek.
  • tüm batı avrupa'da görülebilecek bir uygulamanın bir çeşit tatbikat sahnesi.
    bu durum orta avrupa'da da söz konusu olmakla beraber, güney ve doğu avrupa'da ve hatta cezaların gerçekten can yaktığı abd'nin özellikle kalabalık büyük şehirlerinde bir garantisi bulunmamaktadır.

    tabii bu durumu sağlayan esas imkanın, insana saygının yanı sıra hız sınırlarına uymak, 50 ile gidilecek yerde –illa da hızlanacaksan– bilemedin 55-60'la gitmek olduğu bir gerçektir; 70'le hatta 90'la değil!
  • biz bunu istanbul'da yapsak arkada 15 km araç trafiği oluşur. trafiğe takılan bir ambulansın içinde öldükten sonra da medeniyet dersiniz amk. hayır manyağın biri yaya geçidinde bekler, araçlar toplanınca da gidip dilenir lan. *

    kısacası türkiye'de tutmaz dediğim olaydır..
  • karşılaştırma yapmanın önde gideni olacak ama güzide ülkemizde o hocaların karakola gidip darp, hakaret, bıçaklanma gibi nedenlerden şikayetçi olmaları, bu sırada çocukların dört bir yana ağlayarak kaçışmaları, velilerin gelip dört bir yana saldırmaları gibi mahşeri bir görüntüyle devam edecek olaylar silsilesini başlatacak olan öğretim.
  • sonra uzuuun adam "şöyle 1845'ten" diyerekten ornekler verince kızıyorsunuz. adam hakli, bizlerle batililar arasinda en az 200 senelik bi medeniyet farki var. bu fark; yolda yurumemizden tutun da, ulke hasilasinin paylasimina kadar her yerde belli oluyor. bi seylere bugun baslasan, en az beş kuşak ister. o yuzden (bkz: çok sakat var)
  • adamlar, daha çocuklar yaya geçidine gelirken yavaşlayıp duruyorlar lan. biz olsak lan çocuk geliyor deyip gaza basarız ki bekleyip zaman kaybetmeyelim. bizim önce büyükleri eğitmemiz lazım bu ülkede.
  • (bkz: saygı) çocuk, insan, eğitim vesaire vesaire ve de vesaire gibi kavramların her birinin içlerinin dolu olduğu, kıymet gösterildiği; görgü, kültür ve incelik akan bir memleketin yansımasına tanık olmakla eşdeğer eylem. düşsel.
  • tır durdu ya la... tır durdu... uzun araç durdu.
    durabiliyorlar demek ki. türkiye'de göremiyoruz ama duruyor demek ki.
  • bundan 35 sene önce avusturya'nın köylüğünde ilkokula gittim. o zamanlar avusturya'da bildiğin heidi ve dedesi'nin memleketi gibi işte. her yerde inekler, tarlalar, çiftçilik falan. bizim evimiz de voralberg eyaletinde, dornbirn köyünde. köy artık. taaa o zaman bize böyle öğrettilerdi karşıdan karşıya geçmeyi. topluca gittik, yola götürdü öğretmenimiz bizi. sırayla geçtik. önce sola, sonra sağa, sonra tekrar sola bakın dedi, herkesin kafalar böyle gayet teatral sağlara sollara sallanır komik komik, sakın çapraz gitmeyin, verevine yanlamasına yürümeyin, başladığınız çizgide ilerleyin, karşıya ulaşın dedi. daha kısa olur dedi öğretmen. ben de dedim ki: ama eğer verevine gidersek karşıda daha uzak bir noktaya gitmiş oluruz, yol kısalır bence. öğretmen de böyle düşünme, yoldan çıkma dedi. türk aklı işte. o zamandan belliymiş çakallığımız (?).
    şimdi bu görüntüleri görünce hemen aklıma geldi 30-35 sene önceki anılarım. taa o zamanlardan eğitti millet bebesini. onlar da büyüdü işte ehliyet aldı, sapık manyak birşey değilse kimseye çarpmıyor, çarpsa da kaçmıyor, trafik kazası filan pek olmuyor, olsa da ölümlü değil, ölümlü olsa bile devlet ambulansıyla bilmemnesiyle anında olay yerinde.
    sonra almanya'ya gittim çokça. hocalarla falan karşıya geçerken hemen etrafa bakarlardı, eğer çocuk yoksa kırmızıda hızlıca geçelim diye yaya geçidinden. o da her yaya geçidinde değil de böyle tenhada, araba falan yokken denk gelirsek. eğer bir tane bile olsa bebe varsa etrafta herkes mum gibi dikiliyor bomboş caddelerde, yayaya kırmızı yandığı için. örnek olacağız diye.
    bizim de demin durağa otobüs dalsın ankara'da, 11 kişi ölsün. olacak işler değil de artık kaşar olduk, kayış olduk, davul derisi olduk şaşırmıyoruz. üzülüyoruz. çoklamıyoruz. hep üzülüyoruz.
    ne deyim nerelere gideyim.