şükela:  tümü | bugün
  • sezen aksunun dugun ve cenaze albümünün gaz parçalarından biri.
    omuzlarımda dünyanın bütün acıları
    ıslatıyor beni ağır kasım yağmurları
    ben ne haldeyim görmüyorsun
    sen acılara değmiyorsun
  • (bkz: november rain)
  • sezen aksu şarkısı olan kasım yağmurları, ritmi ile sözleri arasında acayip bir bağıntısızlık ama bağımlılık bulunan bir şarkı. efenim sözlerini neşredelim..

    söz : sezen aksu - pakize barışta
    müzik : goran bregovic

    artık sen eski sen değilsin
    uzaksın bu çekinen sakınan sensin
    omuzlarımda dünyanın bütün acıları
    islatıyor beni ağır kasım yağmurları
    ben ne haldeyim görmüyorsun,
    sen acılara değmiyorsun

    duydum ki başkasına cömertsin
    yabancı kucaklarda sıcaksın
    eğildi kederimden buğday başakları
    matemim var söndürün ışıkları
    kim yaşar böyle yasla aşkları
    kim böyle durur ihanetlere karşı
    kim döker bu kadar gözyaşı
    yalancı, beni de aldattın
    yalancı, beni de aldattın

    yıllar üzerimden geçer
    her gün öncesinden daha beter
    çalmıyor artık kapımı tanıdık yüzler
    kırlangıçlar gitti, bitmiyor güzler
    ne bahar kokuyor ne sümbüller
    sormaz oldu hatrımı artık ümitler
    kim böyle sabır üstüne sabır ekler
    yalancı, beni de aldattın
    yalancı, beni de aldattın

    ihanetlere karşı
    kim döker bu kadar gözyaşı
    yalancı, beni de aldattın
  • (bkz: var git turnam)*.
  • en essiz yagmurlardır.. lakin yasanılan mevsim en mukkemmeli*, yasanılan ay en essizi* oldugundan dolayısıyla yagmurun kokusunun icte en hissedilebilecek, en anlamlanıcak olanıdır... bi de tabiiki de sonbahar, yagmur ve kasım uclemesine en gidecek sey kahve, sigara ve cikolatadır suphesiz...
  • kimi sonbahar ekimde yağmaya başlayan yağmurlardır; sabırsız ve huzursuz...

    "mevsimin hangisi olduğu önemsizdi aslında... bir yazın tam ortasında değilde şubatın soğuğunda da olsaydı seni ilk görüşüm, yine kalbim tutuşacaktı, biliyorum. bilmediğim, ya da o zaman önemsemediğim diyelim birden çıkıverip her yanı saran yangınların içten içe ilerleyen, sinsice kül edenlerden daha çabuk söndüğüydü. farkettiğimde, arada bir etrafı saran dumandan fırsatını bulup normal gözlerle bakabildiğimde artık sönmesine tahammülüm olmadığını düşündüm ilk; korktum. bizim yangınımızı ben kundakladım...

    ne yaparsan yap aniden parladığı gibi, yağmaya başlayan okkalı bir yağmurla sönebiliyor böylesi alevler. bitmese de tükenişe yüz tutuyor. yaz yağmurlarına kulak asmadım pek ama ahh kışın habercisi olan var ya, o mahvetti beni... küçücük bir söz, fişi çekti...
    sen artık eski sen değilsin, uzaksın bu çekinen sakınan sensin... uzaksın... evet buydu işte, ilk gördüğümde bende zaten hep varolmuşluğunu düşünürken seni bunca tanımışlığımdaki uzaklığındı yağan yağmur. damlalar hızlandı, üstüm başım en çok da kalbim perişan...

    düşündüm ki kendindin vazgeçemediğin, oysa ben; ben ne haldeyim görmüyorsun. seni bunca severken ellerimden kayıp giden huzuru bilmiyorsun. öylesine bencilleşmişsin ki uzun yalnızlığında, tepkisizlikleri problemsizlik sanıyorsun. madem ki yağmuru yağdırıyorsun, bir şimşek de ben çaktım. ufacık bir gökgürültüsü duyuldu. istedim ki farkına var, böyle giderse biryerlerde bir fırtına kopar. en olmayacak zamanda düşen bir yıldırım bütün o güzelim şehri yıkar...

    yetmedi... bir küçücük şimşek huzurumu getiremedi. sabırsızdım, bir tane daha çaktım... birden aydınlandı ortalık, belki gizli kalmış gölgeler kıpırdandı arada yanılttı, bilmiyorum, bilemem de... çarklar hala bir parça yabancı bana... yine de o saniyelerle ölçülen aydınlıkta koca bir savaş gördüm, sen ve sen... öylesine bir mücadeleydi ki verdiğin, gözünün önündeki diğer kavgayı göremedin; benimle ben... kendime yenilmek pahasına elimdeki silahları bıraktım, savaşına katıldım. ikinizi de kurtarmaya çalıştım, yangınımıza bir odun daha attım..."
  • pastırma yazının peşi sıra havayı boğazına kadar dolduran lodosun ardından gelir buz gibi.. gerisi kıştır.

    "yalancı, beni de aldattın"!!!
  • ağıırdır, kendisi de kraliçenin sözleri de
  • buna sarki demek dogru degil, insani bitiren bir agit.
  • düğün ve cenaze'nin üçüncü parçası. mevsimsel içerikli görünmekle birlikte dört mevsim dinlenebilecek ama kasım ayında bi başka vuruveren insanı, öyle bir şarkı. sezen aksu'nun pakize barışta ile birlikte sözlerini yazdığı ağır kasım yağmurları altında aldatılmışlığın yükü altında adamı ezi eziveren bir şarkı üstelik.

    "beni de aldattın" derken, "herkesi aldattın beni de aldattın" mı demek istemiştir yoksa "beni de aldattın ya, ne diyeyim ben sana" mı demek istemiştir bilinmez, o anki ruh haline göre her türlü şekilde algılanabilir ama ağır gelir şarkının yükü bazen insana.

    her kasım, telefon sapığı bir arkadaşım tarafından tek söz edilmeden bir kez dinlettirilir, şarkı ahizede yankılanır. bu bakımdan da özel ve önemli bir parçadır.