hesabın var mı? giriş yap

  • türkiye'de yılan zehri olarak bilinen ama bunula yakından uzaktan alakası olmayan bir toksindir/zehirdir.(evet zehir olduğunu tutturduk) aslında bu toksin clostridium botulinum bakterisi ve ilgili türler tarafından üretilen nörotoksik bir proteindir. öncelikle bu toksini üreten aileyi bir tanıyalım ve göreceğiniz üzere bazılarını tanıdığınızı göreceksiniz.

    clostridium cinsi bu bakteriler , gram pozitif bakteriler içinde yer alır. ilk olarak 1700'lerin sonlarına doğru almanya'da, sosis yemeye bağlı görünen bir dizi hastalık salgını yaşadı. fakat ilk anda neden kaynaklı olduğu bulunamadı yıl 1817'ye geldiğinde alman nörolog justinus kerner , bu sosis zehirlenmesiyle ilgili araştırmalarında çubuk şeklinde hücreler tespit etti. daha sonra 1897'de ise belçikalı biyoloji profesörü emile van ermengem , bozulmuş jambondan izole ettiği endospor oluşturan bir organizma bulgusunu yayınladı.

    ancak bir hata yapmışlardı çünkü buldukları bakteriyi bacillus cinsinden bilinen diğer gram pozitif spor oluşturucularla birlikte sınıflandırmışlardı. fakat buldukları bu bakteri oksijenli ortamda üreyemiyordu yani zorunlu anaerob(oksijensiz ortamda üreyebilen) canlılardı.

    1924'e gelindiğinde ıda a. bengtson , van ermengem'in bulduğu mikroorganizmalarını bacillus grubundan ayırdı ve onları clostridium cinsine atadı ve sonunda bakterimiz yerini bulmuş oldu.

    bu bakteriye veteriner hekimlikte(ben) özellikle çiftlik hayvanlarında çok rastlanılır ve ani ölümlere yol açar. ayrıca insanlarda gıda zehirlenmelerinde çok görülmektedir.

    botulinum toksinleri bilinen en zehirli maddelerdir ve kabaca sinirler arası iletimi sağlayan asetilkolin sistemini bozarak etki gösterir, böylece böylece kasların felç olmasını sağlar. zehirlenme doğal olarak yara veya bağırsak enfeksiyonunun bir sonucu olarak veya gıdalarda oluşan toksinin yutulmasıyla meydana gelebilir. a tipi toksinin tahmini insan öldürücü dozu intravenöz(damar içi) veya intramüsküler(kas içi) olarak uygulandığında 1.3-2.1 ng(nanogram) /kg , solunduğunda 10-13 ng/kg veya ağızdan alındığında 1000 ng/kg miktardadır ve bakteri toprakta bol miktarda bulunur. ayrıca bal , c. botulinum sporlarının bulunabildiği bir besin deposudur ve bebek botulizmiyle bağlantılıdır. bu nedenle bir yaşından küçük bebeklere bal önerilmemektedir.

    şimdide bu toksini üreten bakterinin kardeşlerine bir bakalım; yaklaşık 250 tür içerir ama hastalıktan sorumlu başlıca türler şunlardır.
    *clostridium perfringens , gıda zehirlenmesinden , nekrotik enterite ve gazlı kangrene gibi sorunlara neden olur.
    *clostridium tetani tetanoza neden olur.

    bu kadar zehirli ve ölümcül olabilen bir bakterinin toksinini nasıl oluyor da kozmetik sektöründe kullanabiliyoruz. 16. yüzyılda yaşamış doktor, kimyacı ve bilim adamı paracelsus'un ünlü bir sözüyle başlamak istiyorum; her şey zehirdir. mühim olan dozdur. bundan ötürü botoks'u 1970'li yıllarda alan b. scott adlı bir doktor göz kası rahatsızlıklarının yani şaşılığın tedavisinde kullandı ve olumlu sonuçlar alınca da bir anda ilaç şeklini aldı. daha sonraları dermatoloji başta olmak üzere serebral palsi, çeşitli kas spazmları, migren gibi bir çok hastalığın tedavisinde kullanılmaya başlandı.

    2002 yılında abd gıda ve ilaç dairesi (fda) tarafından onaylanarak, özellikle yüzün en üst üçte birlik kısmındaki yüz kırışıklıklarının azaltılması için nispeten güvenli ve etkili olarak kabul edildi ve kozmetik sektörüne de girmiş oldu.

    son not: botoks'un bir zehir olduğunu unutmayın! örümcek-adam'ın ben amcasının da dediği gibi büyük güç büyük sorumluluk getirir onun için bu işi eğitimini görmüş kimselere yaptırın.

  • kampüste bildiri okuyan devrimci delikanlının ezan okunmaya başlayınca söylevine ara vermesi. ülkücülerden önce alkış alması sonra dayak yemesi.

  • arkadaşımın oğlu kuzey(5) kreşte bir kıza aşık olur ve epey bir süre ''ben kübra'yla evlencem'' diye dolanır. gel zaman git zaman, gönlünü başka bir kıza kaptırır.

    kuzey: ben ilayda'yla evlencem
    annesi: aa hani kübra'yla evlenicektin?
    k: istemiyorum..
    a: ama oğlum sen ''kübra'yla evlenicem'' dedin diye, ben çiçek aldım, çikolata aldım, gittim evlerine kübra'yı istedim. şimdi vazgeçemeyiz artık çok ayıp olur
    k: yaa anne naaaaaptın seeeen?? her şeyi mahvettiiiin!!! (gerçek sanıp, inanılmaz yıkılmış ve sinirlenmiş bir halde)
    a: artık evlenmek zorundasın, yapacak bir şey yok oğlum
    k: üff peki ya tamam... napalım o zaman, evleniyim bari... of anne of...

  • babam bir kaç gün önce vefat etti. acına mı yanarsın, ne oldu diye soranlara bilmem kaçıncı kere anlatmak zorunda kalışına mı, haber verilmesi gereken yüzlerce insana nasıl ulaşacağına mı derken en azından işin bu kadarını whatsapp'ın çözebileceğini düşündük, babamın, annemin, kardeşimin ve kendimin whatsapp hesabından durum mesajı olarak vefat haberini, cenazenin nereden kaldırılıp nereye defnedileceğini paylaştık.

    çok işe yarayıp yaramayacağını bilmiyordum, çünkü ilk defa whatsapp durum mesajı paylaşmış oldum, işe yaradı. babamın yıllardır görmediğim arkadaşları, izmir'den, ankara'dan çıkıp geldiler, onlarca insanla, o sıkıntılı halde iken konuşmak zorunda kalmadık.

    kalitesiz insan olduk ama olsun yükümüz bir nebze hafifledi.

  • derste hocanın "anlamayan var mı?" sorusundan sonra parmak kaldıran öğrencinin ikinci anlatıştan sonra verdiği "anladım" cevabıdır.

  • dövmekle az bile etmiştir. kendini kurtarmak için başkasını riske atanın hakkı kötektir. adam ceza yese bi allah'ın kulu sahip çıkmaz. artı mühürü kesmişler adamın başı sadece bundan dolayı bile belaya girebilir. show tv boş yapma