hesabın var mı? giriş yap

  • aslında tam olarak "buffalo buffalo buffalo buffalo buffalo buffalo buffalo buffalo." olan ve ingilizce'de gramer açısından doğru sayılan cümle. efendim buffalo, new york eyaletine bağlı bir şehirdir. aynı zamanda buffalo (çoğul olarak da kullanılıyor) diye bir hayvan mevcut. son olarak buffalo ingilizce'de "birini korkutmak" anlamını vermektedir.

    bu açıdan bakıldığında cümlenin anlamı şu şekildedir: diğer buffalo bizonlarının korkuttuğu bufalo bizonları, gene aynı buffalo bizonlarını korkutmaktadır. yani

    buffalo buffalo (buffalo bizonları) buffalo buffalo buffalo (kendi sürülerindeki buffalo bizonlarının korkuttuğu) buffalo buffalo buffalo (kendi sürülerindeki diğer buffalo bizonlarını korkutmaktadır)

    kaynak: http://en.wikipedia.org/…lo_buffalo_buffalo_buffalo

  • 22.00-23.00 arası spor ve stres atacağız güya(halı sahada) orta alanı geçip sol kulvardan rakip oyuncuyu çalımlamamla kaleye doğru yöneldim 2-3 adım kala kaleye şut vuracak iken rakip oyuncu beni takip edip ve o hırsıyla itekledikten sonra çenem kalecinin dizine çarpar ve olay orada başlar.

    çenem açıldıkça açılır kan gelmeye başlar dişimden, baş ağrısı çoğalır çenemi kapatamayınca net konuşamasamda beni hastaneye goturun dedim.giderken arkadaşla konuşuyoruz yorumlaşıyoruz çıkmıştır falan diye dörtlü yakmış arkadaş ışıklarda durmaz düt düt gidiyoruz.

    bende acil birşeyimiz yok çıkmıştır artık yapcak birşey yok yavaş git diyorum ama bi yerden de ağırlık çökmüş beynim uyuşuyor uykumak istiyorum eşşek gibi neyse acil'e girdik sıra aldık falnn muayene edecek nöbetçi doktor gelip bastırmasıyla acili inlettim aaaaaaa diyerek tomografi filmi çektirdik.

    doktor bakıyor fotoğraf felan çekiyor biz merakla ne olacak diye beklerken yatış verin kırık var şook ben kötü oldum bi anda almaya geldiler beni tekerlekli sandalyeyle psikoljim o an değişti. kuşkular var kafamda. ameliyat nasıldı ki hiç oluşturamıyordum kafamda. soğuk üşürüm felan neyse yattık plak sipariş verilecek gelecek 2-3 gün içerisinde dediler hafta sonuna denk geldi.

    ameliyat günü geldi çattı. ameliyata hazırlık için deli gömleğim, bone ve galoş geldi. giydik onları da sandalyeye bindim ameliyata girmeden boş odaya aldılar serum aldığım iğne yerlerine bakıp küçük bu, büyük serum vereceğim deyip bana meğerse narkoz vercekmiş teyze yarım saat geçmedi aldılar ters bir şekilde kafam arkaya gelecek şekilde girdim.

    ameliyathaneyi göstermediler, ameliyathane nasıl biyer kaç kişiler.başımda iki kişi vardı görebildiğim doktorum yok stres korku biryandan konuşturuyorlar birtanesi olayın nasıl olduğunu soruyor anlatıyorum arkadan itekledi bayan sen niye ona ittirmedin diye :) imalı bir şekilde deyince hepimiz güldük vs.arkdamdan boynuma bir sıcaklık hissetmemle gitmişim.

    ameliyat 2 saat sürecek deseler de 4-5 saat sonra çıkmışım asansör çıkışında karşılamış ailem gözlerim açık ağzımdan kanlar akıyor ama hiç birşey hatırlamıyorum zerre kadar. ölü gibiymişim kendimi yatakta yatmış bir şekilde öksürerek karnım ful kan. sanki ağzım dolu o şekilde tükermek isteyerek uyandım.sadece yatıyorum hiç biyerim ağrımıyor ama beton gibiyim şişkin hissediyorum yüz çevremi. konuşmaya birşeyleri ifade etmeye çalışıyorum kimse anlamıyor senin yüzünden ailenin korku endişe stres yaşaması seni daha çok üzüyor o apayrı bir duygu zaten.bir şey ifade etmeye veya bir sey isteyeceğinde malum konuşamıyorsun diş etlerimde 8 adet çivi var. onların üzerinde çarpraz bir şekilde küçük lastikli toka büyüklüğünde lastiği geçirmişler çenem sabit kalması için tabi bunları sonraları öğreniyorum orası ayrı tabi.

    gelenlere hem seviniyorsun hemde haline üzülüyorsun çok değişik duygular. bir an önce eve gitmek istiyorsun enfeksiyon kaparım diyede çok korkmuştum, enfeksiyon olayınıda dedemden biliyorum 5-6 kez kalçadan ameliyat oldu oradan biliyorum. hemşireler 6 saate bir kontrol yapıp ağrı kesici yapıyorlardı sonradan bıraktılar. sorup istersem yapıyorlardı. onlarla da diyalog kurmakta zorlanınca hemşirenin birtanesi müsvette kağıtları not kağıdı gibi yapıp verdi ömrüm boyunca unutamam sanırım yazmaya başladım ilkokuldaki gibi bir ara sinirden kalemin ucunu da kırdık tabi.

    konuştuğumu net anlaşılacağımı düşünerekten neden anlamıyorsunuz diye stres yapıyorum. bir yandan da ağrı kesici istemiyorum ağrılarıma yavaş yavaş katlanmak istediğimden derken yarın çıkış verceğim dedi doktor. kontrole gelince diğersi gün çıktık. eczaneden ağrı kesici enfeksiyon için ağız fısfısı aldık eve geldim o rahatlık başka tabi süreç devam ediyor.

    çorbayı kemik suyuyla karıştırılıp pipetle yine muz karışık meyveleri 2 defa blender dan geçirip öyle içiyorum o şekilde bile takılıp lavaboya ikide bir gitmek çok zoruma gidiyordu çok sinirimi bozuyordu çok sıkmıştım kendimi dayanamadım anneme eşime kızmıştım 2-3 defadan sonra. sağa veya sola uyuyup kalmaktan çok korkuyordum ne bileyim eğri kaynar fln diye çok kasılıyordum boyun ağrısı oluyordu sürekli.

    3 hafta sonra gel demişti doktor randevuyu alıp gittim iyi çok güzel lastikleri çıkartabiliriz dedi. korkudan gözlerimi kapattım cımbız gibi bir aletle lastikleri çıkartıyor ama sanki çivileri çıkartıyor zor katlandım tamam kalkabilirsin dedi derin bi oh diyorum sonra aç bakalım ağzını diyor açıyorum ama bu şekilde olursa çenen kapalı kalır o şekilde mi kalmak istiyorsun diyor strese giriyorum korku başlıyor acaba açamam mı ! kalır mı bu şekilde diye. ben deneyeyim dedi doktorum eldivenleri giydi ağzımı gerdi ağrıyla beraber sesimi çıkarmadım ama direk rukü'ye gittim 5-10 sn. aklım çıktı sanki bu şekilde devam et açmaya 2 hafta sonra gel eğer iyi giderse çivileride alırız dedi. bizde eşimle beraber kapıya yöneldik odadan çıkmak için çıkar çıkmaz tansiyon gitti sanırım gözlerim karardı eşimin boynuna attığım gibi kolumu yükümü ona verdim terledim oturalım dedim direk 15-20 dk sonra kendime geldim.

    bu seferde çiviler kimisi çok içerde kimisi çok dışarda olduğundan çiviler yanağıma delik açmaya başladı pamuk koymaya başladım ama sürekli değiştirmek zorunda kaldım ağız kokusu, enfeksiyon oluşturur diye 3 öğün ve birşeyler içtiğimde ortalama 6-7 kere değiştiriyordum. 2 hafta geçti hastaneye tekrar gittim ben sanıyorum ki ofis ortamında çeker diye düşünüyorum meğersem tekrar ameliyathaneye girecekmişim lokal anestezi oldum kumanda söküp takıyor gibi bastırdılar çevirdiler vidaları sürekli konuşturdular ellerimle karnıma bastırıyorum ağrıdan alt çivilerin üstüne yanağımdaki et yürümüş cırtcırt kestiler, hissediyorum ama dayanabiliyordum dayan dayan derken bitti bitti diye öyle bir rahatlama geldi birde ağzımda hiç birşey kalmadı onun hissiyatı ile kuş gibi hafifledim ne lastik ne çivi iyi olcam hisleri kapladı.

    doktor bana 2 kaşıkla açmaya çalış dedi ama ben beceremedim ben sol işaret parmağımla ve sağ baş parmağımla her gün 2-3 kere zorlamaya çalıştım. ilk 2 hafta bir parmak 2 parmak boşluğunda açabiliyordum aylar geçtikten sonra açmaya başladım ama süreçlerin hepsinde çenemden kulağıma kulağımdan da beynime ağrı sızı gidiyordu 3-4 ay geçti şimdi rahat bir şekilde açabiliyorum. soğukta ve ara sıra aynı ağrıları hissedediyorum.

    sadece sabahları açmakta çok azda olsa bi kuru ve sertlik oluyor ilk su içmek veya kahvaltı yapacağımda ilk 2-3 lokma aldıktan sonra yumuşuyor. allahıma binlerce şükür daha iyi hissediyorum. doktor en az 1 sene ağrıların olur dedi benim içinde geçirdiğim ameliyat ve önceki ağrılara göre hiç takılmıyorum seneyi bitirmeye bakıyorum herkese sağlık sıhhat versin rabbim.

    klişe bir söz ama hayattaki en büyük hazinelerden biride sağlık'tır.

  • oyuncu profesyonelce uyguladığı oyun içi sertliğinin ve oyun içi çirkefliğinin yanında hakemin görmediği anlarda oyun dışı çirkefliğe de mi başvuruyor? öyleyse güney amerikalı.

    oyuncu profesyonelce oyun içi sertlik uygularken bu sertliği pozisyon içinde çirkeflikle de mi süslüyor? öyleyse avrupanın akdeniz kıyılarından, muhtemel portekiz veya italyan pasaportlu.

    oyuncu profesyonel olmanın verdiği sorumluluğun ve futbol kurallarının izin verdiği ölçüdeki sertliğin dışına çıkmıyor mu? öyleyse orta veya kuzey avrupalı.

    oyuncu bütün profesyonel görüntüsüne rağmen, aniden dellenip, tüm dünyanın izlediği bir maçta hakeme kramponunu sallama potansiyelini mi barındırıyor? o zaman anadolu çocuğu. sen, ben, biz. vakti zamanında tarhana içtiği belli. sıcak, içten ve samimi.

  • cevabi belli olan sorudur. 15 yildir tek bir siyasi rakibinin karsina cikmaya cesaret edemeyenler simdi de cesaret edemeyecektir.

    bunun yerine, patronlara santaj yaparak ele gecirdikleri medya'da karsilarina 3-4 tosuncuk alip ellerine de soracaklari sorulari vereceklerdir.

  • bir tane var arkadaşımız. 35 yaşında yedek sağ bek. ve yıllardır yedek sağ bek. ama ısrarla her antremana gidiyor.. halı saha maçlarımızda da " ben top oynuyorum", "antremanım var" diyerek kendini sakınıyor, " ben bugün ilerde oynayayım" diyor. ertesi gün maçı varmış..

    bir gün hele " çok hırsladım, amatör kumede oynadığım gibi oynayacağım" demişti... o gün yedek soyundurduk. amatörde öyle oynuyor çünkü..

  • bu kişi hakkında sözlükte aklıma geldikçe yaptığım bir hatırlatma var. baktım uzun zamandır yapmamışım.

    kendisi kabataş provakasyon komplosunun baş aktörlerinden biridir. sözde kabataş vakasından sonra ölen her gencin ölümünde payı vardır. şimdi karnı tok, altı sağlamdır, ama bir gün mutlaka adalet önüne çıkacaktır.

  • özetle; yurtdışına gidenlere "kalın ve savaşın" demiş fakat neyle savaşılması gerektiğini söylememiş yazıdır.

    mesela zorlayıcı ekonomik koşullarla mı, dış güçlerle mi, iktidarla mı, muhalefetle mi, cehaletle mi neyle savaşmalıydı da kaçtı bu insanlar?

    edit: bir takım düzeltmeler.

  • reddedildiyse damat adayıyla ben bir çay içebilirim.
    erkeğim ama anlaşırız diye umuyorum hele bi çay içelim çay önemli.