şükela:  tümü | bugün
  • bir jerry zucker filmi, müzikleri jerry goldsmith'e ait. başrollerde sean connery [kral arthur], richard gere [lancelot] ve julia ormond [leydi kaltaq]'a rastlamak mümkün.

    lancelot'un geçmişinden alıyor film... kılıçla halka meydan okuyarak para kazanan lancelot, macera canlısı bir çılgındır aynı zamanda... tam bu esnada eski yuvarlak masa sovalyelerinden sir malagant, şovalye sürüsünden ayrılır ve camelot'a talip olur.

    o sıralarda, yaşı hayli geçmiş olan arthur, bi kıza tav olur, tam ewleneceklerken, malagant dürzüsü bunnara saldırır, deliovlan lancelot da karıyı kurtarır falan, ewet şovmendir, artisin dik alasıdır. lancelot, kendisini yaşama bağlayan hiç bişi olmadığından kelli, gözü-kara, cengaver bi insandır, bütün karıların deli olacağı türdendir...

    kral arthur'la, leydi'nin ewleneceği gün, leydi'den öpücük almak için "çılgın" bir sınawdan başarıyla mezun olur, türlü kahramanlıklar gösterir, karıyı kurtarır. keydi olacak kaltaqsa hem kral arthur'u, hem lancelot'u sewmektedir oysa kral arthur, lancelot'u oğlu gibi sewmiştir, onu yuwarlak masa şovalyesi bile yapar.

    gün gelir, kral arthur müstakbel eşi leydi ile bu çılgın cengaveri herifi basınca newri döner, tam arthur şaşırmışken malagant saldırır... sonunu da biliyorum ama, söylersem sonum kötü olur.

    braveheart ile aynı dönemde çıkmasından ötürü, peq fazla ilgi görememişti bu film. ama yine de, benim peq bi sewdiğim, tarihi filmlerdendir. müzikleri hakikatten de hakikatlidir. yine de, filmi izlenir kılan öğelerden en önemlisi sean connery'nin karizmasıdır ve dı.
  • cine5'in süpriz güzellikteki filmlerinden
  • esas efsaneden tamamen farklı. resmen holiwood uydurması bi film. daha izlenir kılınsın diye bi sürü karakter ve olay atlanmış. sonucta olay tamamen ucuz bi aşk üçgeni haline getirilmiş
  • ozellikle lancelot un lady i optugu sahne dikkate degerdir diyorum..tutku bir opucukle ancak bu kadar iyi yansitilirdi..
  • tutkuyu en iyi yansıttığı sahnenin hemen sonunda sean conerry'nin ihanetin acısını en derin haliyle yansıttığı es geçilmemesi gereken bir film.
  • lancelotu paralı asker mertebesine sokan, guineverea futbol oynattıran sevimsiz ötesi film.
  • gordugum en suni filmlerden biri.. braveheart'i izlemis oldugum bi gunden sonra o devirlerde gecen baska ne mevcuttur diye bakinirken gordugum bi film (aptallik bende tabi kabul ediyorum).. yani sean connery var o yeter derdim ama onun kendi karizmasini bile sarsan kotulukte bi film olmus.. bastan sona olan biten hersey o kadar yapay gozukuyor ki silah zoruyla oynatilmis gibi herkes.. lancelot'un guinevere'i optugu sahnede adam oyle bi daldi ki bi lokmada kadini yutacak sandiydim, o kisim iyi guldurduydu.. ozetle kimseye tavsiye etmeyecegim bi film..
  • malagant leonesse'e saldırdıktan sonraki çarpışmada lancelot'un atından yere atlayıp da düşmanları haklaması cüneyt arkın filmleriyle yarışacak saçmalıktadır.
  • flm için iyi denmiştir, kötü denmiştir, o izleyenin bilecegi iş ama şunda herkes hemfikirdir ki; filmin en öldürücü sahnesi, en kalplerin durdugu, yani duygunun en iyi yansıtıldıgı sahne;
    esas kızın (guinevere - julia ormond), esas oğlanı (lancelot - richard gere) isteyerek öptügü o sahnede, içeri kral kocasının (arthur of camelot - sean connery) girmesidir. bütün o karmaşık duyguların hepsi mükemmel resmedilmiştir. aşk, tutku, korku, utanma, götün uçuklaması, ayıp oldu adama, nolur beni affet gibi bütün bu duyguların aynı anda verilebildigi bakışların oldugu sahnedir.