şükela:  tümü | bugün
  • kabinler arasındaki paravanların yerden yaklaşık 10 cm yüksek olması dolayısıyla bazı açılardan yan kabindeki insanların ayaklarını görmenize el vermek bir yana, alaturkalarında sıçmak için çökmüşken yerde birikmiş su dolayısıyla paravan arasındaki boşluktan yan kabinde işini gören kişinin yansımasıyla gözgöze gelmenize yol açabilen gereklilik.
  • fantastik yerlere, havalandırmak için koydukları pencerelerin amaçlarını anlamadığım mekanlar.

    yer: kızılay büyülü fener sinemaları

    mekan: kızlar tuvaleti

    her normal insan gibi giriyorum tuvalete , işimi bitirip sifonu çekmek için dönüyorum arkama.. döndüğüm gibi arkadaki küçük pencereyi , ve bana bakan bir çift ayak-bacak ikilisini görüyorum. evet.. mimarı nasıl güzel düşünmüşse artık , tuvaletin havalandırma penceresi, insanların oturup kahve içtikleri cafe bölümüne bakıyor *..

    bir fıkra vardı ; temel birgün gölde yüzerken, çocuklar onun kıyafetini alıp kaçarlar. temel'i eli şeyinde , köyün içinde çırılçıplak koşturur biçimde gören babası da ; 'ula temel , şeyini kapatacağına yüzünü kapatsana , oranı kim tanıyacak? '.. işte bendeki de nasıl bir hafızaysa , direk olarak , beynimde bu fıkranın mantığını kullanma fikri canlandı , ve donu monu bırakıp direk yüzümü kapattım. göt açıkta, ama ben yüzümü kapatıyorum..

    yandan yandan yengeç gibi tuvaletin en ücra köşesine gidip toparlandım sonra.

    yıllardır en büyük korkumdur bu , yakında biri arkamdan bağıracak ;

    '' bu göt , aman allahım , bu göt.. evet evet bu göt , o göt!''
  • bu tuvaletlerin standart bir ücret politikası niye yok arkadaş? birinde 50, birinde 60 kuruş; son gittiğim tatil beldesinde ise direkman 1 tl idi. umumi tuvaletler derneği diye bir kurum mu var? fiyatlar neye göre ve kim tarafından belirleniyor? kullanımın çokluğu mu yoksa azlığı mı etken oluyor? çözemedim.

    şahsen bahsettiğim yerdeki 1 liralık işemeler, en hüzünlü işemelerim olarak kalacak anılarımda. bıraktığım ürün katiyen 1 lira etmez, en fazla 10 kuruşluk işiyorum allah inandırsın. olayın büyüğüne ise kolay kolay girmem çok mecbur kalmadıkça. demek ki ishal olup bunlara mecbur kalsak, günde 10 lira civarı masrafımız olacak. "bu da benden olsun birader" filan demeyecek ölçüde ciddi tipler aynı zamanda amcamlar. perensip sahibi hepsi.

    düzgün bir sistem getirilmeli bence bu tesislere, misal kombine satışı yapabilirler, kartlı geçiş imkanı sunabilirler, belli dönemlerde grup indirimi yapabilirler. şu ahvalde vatandaş çok mağdur oluyor, ayıp şeyler bunlar, şahsen yakıştıramıyorum.
  • insanların içindeki ilkel yaratığı dışa vurduğu deşarj ortamlarıdır.
    ortamlarda gördüğünüz takım elbiseli, prezantabl, albenili bireyler umumi helaya girdiğinde kapılara sümüklerini süren, klozetin en işenmeyecek yerlerine işeyen, en sıçılmayacak yerine sıçan hayvanlara dönüşür. dönüşmez demeyin, ne "elit"(?) ortamlarda ne tuvaletler gördüm ki, sanki kırk yaşına kadar tuvalet terbiyesi almamış, bir iki yıl önce donuna sıçmayı bırakmış bireyler sarmış etrafımı..

    sonra da masalarına dönüp "aşkım sence de carpaccionun parmesanı az olmamış mı, en iyisi biraz ekleteyim" gibi cümleler kurarlar utanmadan.
  • sağa sola dokunmamayı ve parmak izi bırakmamayı öğreten ,bir nevi hırsız eğitim semineri tadında tuvalet.
  • yan yana dizilmiş kabinlerden en başta olanı tercih ederim. çünkü onun daha az tercih edildiğini düşünüyorum.

    gözlemlediğim kadarıyla umumi tuvalete girenler ileriye doğru ilerleme, mümkün olduğu kadar uzaktaki kabinlere gitme eğiliminde. ilk kabine pek girmiyorlar.

    *

    mutlaka açık bir musluk olması bu tuvaletlerin olmazsa olmazı galiba.

    hacetimi giderdikten sonra bu musluklarla ilgileniyorum. kıçını yıkamış, taharet musluğunu açık bırakıp gitmiş mesela. çok mu zor ulan kapatmak?

    elini yıkamış, musluğu açık bırakmış. yahu niye?

    *
    1 tl fiyatları var genelde. bazı yerlerde 1,50 tl. bence pahalı. hatta bence tuvalete para vermek külliyen can sıkıcı ya neyse.

    bir kere bir tuvaletçi ile bir müşteri gelir gider hakkında konuşuyordu. tuvaletçi "valla bir şey kazanmıyoruz, bütün para bunlara gidiyor." demişti tuvalet kağıdı ve kağıt havlu yığınını göstererek.

    bir kere de bir tuvaletçiye arkadaşı "naber, napıyorsun?" diye sormuştu. "n'apayım, çalışıyorum." demişti minik ekranda izdivaç programı izleyerek önüne konan 1 tl'leri alan tuvaletçi.

    *

    bazılarının kapı arkasında yazılar oluyor bunların. bence olağanüstü bir can sıkıntısının eseri bu yazılar. tuvalete girmişsin, işemişsin/sıçmışsın. otomatik olarak yapacağın şey, çıkmak ve elini yıkamak. otomatik bir şey bak bu. ama böyle yapmayıp çantandan/cebinden kalem çıkarıp müstehcen yazılar, siyasi sloganlar, telefon numaraları yazmışsın. arşa uzanmış bir can sıkıntısının eseri bu.

    bir de burada yazan telefon numaralarını arayan oluyor mu acaba?

    -merhaba, ateşli seks mi? numaranızı tuvalette gördüm.

    olmamalı.
  • kullanımı bir kültür göstergesi. en temiz yeri sifon muhtemelen. yoksa bu kadar pis olmasının bir açıklaması olamaz.
  • türkiye'de önüne kırmızı kurdela çekilerek seçim öncesi belediye başkanı ve adayı tarafından açılışı yapılan yerdir. gerçekten de 17 yılda gelinen medeniyet seviyesinin tarifi yok, o kadar ileri.

    http://www.cumhuriyet.com.tr/…_tuvalet_acilisi.html
  • elleri yıkamamanın yıkamaktan daha hijyenik olduğu mekandır. o muslukla elini yıkadıktan sonra daha başka kaç kişinin dokunduğu belli olmayan musluğu kapatmak tüm yıkama işlemini gereksiz kılar. tabi fotoselli musluk olan tuvaletler de yok değildir. yalnız burada da sıvı sabun almak için düğmeye basmak gerekir. en güzeli kolonyalı mendildir. (bkz: tuncay kantarcı)
  • dünyada ülkemiz dışında girişi ücretli olanına kolay kolay denk gelemeyeceğiniz oluşum.