hesabın var mı? giriş yap

  • mecnun namaz kılan bir faninin önünden geçer. namazı bitirdikten sonra fani sorar:

    - ey mecnun beni görmüyor musun da, namaz kılarken önümden geçiyorsun?

    mecnun cevap verir:

    - ey fani, ben leyla'yı düşünürken seni görmedim de, sen mevla'yı düşünürken beni nasıl gördün!

  • cm'de parmanin oyuncusu ama flamengoda loanda baslar. yaklasik bir yil sonra £7m ye falan alabilirsiniz, azicik da saftır, 8 yillik kontrati, yilda £200000'a imzalar. solaktir ve left, centre, attacking midfielder ve forward oynar. getirdikten sonra bi kac ay oynatmayip tough training yaptirirsaniz canavar olur, juventus'ta nedved'i kestirir size.
    12 sene sonra gelen edit: büyük oyuncunun başlığını açmak bana kalmış. unutulmayacaksın alex!

  • kuşatma zamanında donanma şu an dolmabahçe sarayı ve beşiktaş stadının olduğu yerde demirliydi. sütunlar denilen doğal limandan* akıntının ve rüzgarın uygun olduğu zamanlarda zinciri geçebilmek için saldırılar yapılıyor ancak hepsi başarısız oluyordu.

    zamanın teknolojisi gemi güvertelerine top yerleştirilmesine izin vermediği için ve osmanlı donanması 2, 3 ve bazıları 4 sıralı kadırgalardan oluştuğu için yüksek güverte yapılı bizans, ceneviz ve venedik gemileri karşısında etkisiz kalıyordu. kadırgalar kürekle ilerleyen hızlı ve çevik gemilerdi ancak kalyonlara karşı etkisizdi. bazı çeşitleri deniz seviyesinin sadece 1 metre üstündeydi ve esasen kıyılarda devriye görevleri için üretilmişti. bu sebeple yelkenli kalyonlardan oluşan haçlı gemileri kadırgaların ortasında bir kale gibi yukarıda kalıyor ve kadırga mürettebatı kendisinden daha yüksekte duran bir düşmanla çarpışmak zorunda kalıyordu.

    bu bariz dezavantaj karşısında fatih sultan mehmet yeni bir plan arar ve aradığı cevabı şehzadelik yıllarında okuduğu tarih kitaplarında bulur. tarihte karadan gemi yürütmenin bazı örnekleri mevcuttu ve genç sultanın elinde ki kitaplar da bunu doğruluyordu. hatta kuşatmadan* 50 sene önce venedikliler bu yola başvurmuş ve adriyatik denizinde bir kaleyi ele geçirmeyi başarmıştı.*

    amaç halice inen donanma ile constantinapolis'i almak değil, surlarda ki savunucu yoğunluğunu azaltmak ve moralleri bozmaktır. bu sebeple 3 ve 4 sıralı kadırgalar boğaz sularında bırakılacaktır. aynı zamanda bu büyük gemilerin taşınması da çok zor olduğu için bu karar alındı.
    yani bu demek oluyor ki, halice inen donanma 2 sıralı kadırgalardan oluşuyordu ve savaş esnasında tek başlarına büyük gemi desteği olmadan işe yarayamıyorlardı.

    gemiler için beşikler hazırlandı, ağaçlar kesilip yuvarlatılıp iyice yağa batırıldıktan sonra gemilerin altına serilmek için dizildi.* levazım kuvvetleri en uygun yolları belirleyip geçiş için hazırladı. planlardan haberdar olunmaması için bölge güvenliği ve devriyeler çoğaltıldı. herşey hazır olduğunda plan başladı. ilk gemi beşiğe yerleşip bugün taksim-dolapdere-kasımpaşa yolunu izleyerek haliç'e inmek üzere yola koyuldu.

    gemilerin hasar görmemesi için yelken direkleri sökülmüş, hareketli parçalar birbirine sağlam bir biçimde tutturulmuş, ağırlıklar azaltılmıştı. ancak sultan düşmanın moralini bozmak için tayfalarına kürek çekme emri verir. galata kulesinden gecenin karanlığından ayrıntıları seçilmese de, karada kürek çekerek ilerleyen osmanlı gemilerinin görüntüsü galata ahalisinde büyük bir moral bozukluğu yarattır.

    sabah olana kadar yeterli miktarda gemi haliç sularında birikir. güneşin doğması ile mürettebat direkleri diker, cephane ve mühimmatlarını toplar ve bir anda mehteran eşliğinde şarkıya başlar. bu seslere uyanan constantinapolis halkı, sağlam duran zincire, yanmamış donanmalarına ve haliç içinde ki gemilere bakarak bunun nasıl olduğunu anlamaya çalışır...

    özetle; gemilerin haliç'e inmesi osmanlıya avantaj sağlar ama constantinapolis'in alınmasında etkisi çok azdır. içeri sokulan donanma ufak gemilerden oluşmuş olup, zincir tarafına 1 veya 2 defa sembolik hücum etmesi dışında genellikle savunmada kalmış, sadece bizans'ın haliç surlarına da asker koymasını sağlamıştır.

    gemilerin karadan yürütülmesinin ilk örneği değildir, ama en meşhur olanıdır. bölgenin tepeleri, zemini ve aşılan mesafe göz önüne alındığında, oldukça da zorludur. bu aynı zamanda osmanlı devleti'nin mühendislik konusunda ileri seviye de oluşunu da kanıtlar.

    not: istanbul fetihten önce constantinapolistir. o yüzden fetih anlatılırken istanbul demek kronolojik hata yapmak demektir. yoksa istanbul since 1453
    not 2: bunlarda kaynak belirtmek isterdim ama yıllardır okuduklarımdan ve sınavlarımdan akılda kalanlardır.

  • itiraf: çocuk doğduğunda kokmasın veya kıllı olmasın diye yapılan işlemlerin doğru olduğuna inananlardanım. üç kızkardeşiz. annem biz doğduğumuzda yüzümüze un sürmüş ki tüylü olmayalım. kaşlarımızı kalemle çizmiş ki düzgün ve gür görünsün. kokmayalım diye de kollarımızın altını tuzlamış. yani benim canım annem güzel olmamız için elinden geleni yapmış. ne yalan söyleyeyim, yaptıkları da boşa gitmemiş. üçümüz de birbirimizden güzeliz. ne kıllıyız ne de kötü kokuyoruz. üstelik yay gibi de kaşlarımız var.

    meali: kizkardeslerim de ben de cok guzeliz ama hafiften evde kaldik galiba.ucunuze ucumuz bayram etsin cukumuz tadinda olan beylerden mesaj bekliyorum acilen.

  • *kimseye güvenme. ofis arkadaşına, müdürüne. hiç kimseye.
    *unutma tek tutunabileceğin dal iş tecrübesi. gerisi yalan. (memur değilsen)
    *insanların senin hakkında dedikodu yapmasına veya alay etmesine izin verme. özel hayatın hakkında ısrarla muhabbet açanlara "özel hayatım seni ilgilendirmez" de. kaba olmaktan korkma.
    *mobbing'le yaşanmaz, zamanı geldiğine karşı saldırıya geç veya iş değiştir. mobbing yapanlar genelde görünüşlerinin aksine çok korkak insanlardır. dişini gösterince geri çekilirler.
    *belgeleri arşivle, sakla, savsaklama. nerede şu evrak diye olmadık zamanda sıkıştırabilirler.
    *torpilin varsa, doğru zamanda kullanmaktan çekinme, ama boş şeyler için de boşa harcama.
    *iş arkadaşlarını face'e ekleme. hatta mümkünse işyerinden samimi arkadaş edinme.
    *altındaki adama köpek muamelesi yapma, kuyunu kazmaya çalışır.
    *amire yalakalık yapmak pek işe yaramaz, senin hakkındaki fikri değişmez, ama saygılı davran ona.
    *yasal haklarını öğren.

  • öğrenci evlerinde makarna, yumurta en standart yiyecektir. kiminde vakitsizlikten, kimin de üşengeçlikten kiminde de parasızlıktan pişer. ancak bu durum evladının güzel yiyeceklerinden mahrum olduğunu düşündüp zaten üzülüp duran anneye söylenmez.

    - ne yediniz evladım bugün
    - köfte yaptık anne
    - kuru kuru mu yediniz onu
    - yo be anne yanına salata da yaptık
    - oyy oyyyy bi salata köfteyle mi duruyorsunuz
    - yok be anne, çorbada yaptık...
    - ah be evladım pilav, garnitur bişiler de yapsaydınız yanına
    - yaptık annem, pilavda yaptık, patateste kızarttık. yoğutta koyduk masaya, üzerine de puging yaptı selami onu yedik.
    - ay evladım kıyamam ben size, dün sınavın vardı ama uğraşamamıssındır. ne yedin kurban olduğum
    - eee ,eeee ay aman anne kafa mı kaldı ne yediğimi nerden hatırlayım, kurduk gene sofrayı merak etme

    telefon kapatılır, ev arkadaşları sayılan yiyeceklerden bi tuhaf olmuştur.

    - puding ne lan baklava aldık deseydin,
    - inegöl köfte olduğunu söyleseydin şöyle parmak parmak, yanında da turşu vardı hatta
    pilaki bile yaptık deseydin,
    - pilav da öyle sıradan pilav değildi, özbek pilavı deseydin...

    sonra herkes birbirine bakar cepte paralar sayılır, yakındaki dürümcüye gidilip gidilemeyceği hesaplanır. ehh be anne akşam akşam yaptırdığın masrafa bak bize denir.

    ben nedense hep dolma ve sarmayı özlerim, diğer yemekler bir şekilde marketten bile alınır yapılır da ya bunlar.. anneme hep sarma, dolma yediğimizi anlatırım, benim yapamayağımı bildiği için sürekli meçhul ev arkadaşı bu işi yapabilen insandır. annemde neden merak etmez bilmiyorum koca istanbul'da ev arkadaşlarımın hep dolma yapabilen insanlar olmasını...
    belki ve büyük ihtimalle onlar da bilir o yemekleri yemediğimizi, karşılıklı bir mutlu yalanı paylaşıyoruzdur.. ne yapalım bile bile bir anne evladının makarna ve yumurta ile beslendiğine razı olmayacaktır hiçbir zaman.