şükela:  tümü | bugün
  • tanri'nin çoğulu.
  • beni kayıran tanrı, bizi gözeten tanrılardır.
  • kurban verilmesi gereken topluluk.
  • ölüp dirilien tanrılar arasında en ünlüleri baal, osiris, adonis, tammuz ve attis'miş. **
  • başlıca yunan mitolojisin'deki tanrılar;

    * birinci kuşak

    gaia: yunan mitolojisinde ilk ulu tanrıça ya da ana tanrıça, tüm yaşamı besleyen toprak ana.

    uranos: gaia'nın oğlu ve kocası; gökyüzünün hükümdarı.

    *ikinci kuşak: gaia ile uranos'un çocukları.

    yüz kollu devler: üçüzler; en iyi bilineni briareus.

    kykloplar: üçüzler; tek gözlü demirciler; zeus'un hizmet¬kârları.

    titanlar: on üç kardeş; tanrılar onları yenmeden önce, ço-cuklarıyla birlikte evreni yöneten ölümsüzler ırkı.

    kronos (satürn): en küçük çocuk; uranos'tan sonra gökyüzü tanrısı ve titanların efendisi; ilk altı yunan tanrısının, zeus, poseidon, hades, hera, demeter ve hestia'nın babası.

    rhea (kybele): kronos'un kızkardeşi ve karısı; gaia gibi ulu tannça veya ana tanrıça; zeus, poseidon, hades, hera, demeter, hestia'nın annesi.

    helios: daha sonraki yunan ve roma mitolojisinde, yerini apollon almadan önceki güneş tanrısı.

    selene: daha sonraki yunan ve roma mitolojisinde, yerini artemis almadan önceki ay tanrıçası.

    thernis: apollon kehanet merkezini ek geçirene kadar delphoi'de kehanet tanrıçası.

    atlas: en güçlü titan; zeus tarafından sonsuza dek gök- kubbeyi taşımaya mahkûm edildi.

    prometheas: en yaratıcı ve akıllı titan; çamurdan ölümlü insan yaratmıştır.

    epimetheus: prometheus'un erkek kardeşi; pandora'nın (ilk ölümlü kadın) kocası.

    • üçüncü kuşak: kronos ve rhea'nın çocukları

    zeus (jüpiter, jove): en küçük, en akıllı, en güçlü çocuk; kronos'tan sonra gökyüzünün hükümdarı; tanrıların yöneticisi, ölümlülerin dünyasındaki düzeni sağlar; yabancıları, konukları korur.

    poseidon (neptün): zeus'un erkek kardeşi; denizler hükümdarı; depremin nedenidir.

    hades (plüton): zeus'un erkek kardeşi; yeraltı dünyasının hükümdarı; ölülerin efendisi.

    hera (juno): zeus'un kızkardeşi ve kansı; olympos kraliçesi; evlilik ve doğum tanrıçası.

    demeter (ceres): zeus'un kızkardeşi; rhea ile gaia gibi ulu tannça ya da ana tanrıça, tohum tanrıçası.

    hestia (vesta): zeus'un kızkardeşi; tanrıların en yumuşak yüreklisi, en çok sevileni; yuvaların bekçisi.
    zeus'un ölümsüz çocuktan

    apollon: artemis'in ikizi; kehanet, tıp, okçuluk, müzik tanrrısı; daha sonraki yunan ve roma mitolojisinde güneş tanrısı.

    artemis (diana): apollon'un ikizi; av tanrıçası; daha sonraki yunan ve roma mitolojisinde ay tanrıçası.

    athena (minerva): güzel sanatlar, zanaat, savunma savaşları, daha sonraki yunan ve roma mitolojisinde akıl tanrıçası.

    aphrodite (vetıiis): güzellik ve cinsel arzu tanrıçası.
    persephone (proserpin): hades'in kansı; yeraltı dünyasının kraliçesi.

    kader tanrıçaları: klotho, lakhesis, atropos: her ölümlü¬nün hayatının ne kadar süreceğine karar verirler.

    ares (mars): savaş tanrısı.

    hephaistos (vulkanus): aphrodite'nin kocası; tanrıların dermircisi; yaratılıcığı ve yeteneğiyle ünlü.

    hermes (merctirius-merküri): zeus'un habercisi; yolculara yol gösterir, ölülerin gölgelerini yeraltı dünyasına götürür; tüccarlara, hırsızlara yardım eder.
  • ilahi gücün kaynağını karşılayan türkçe ismin çoğuludur. tekil hali ''tanrı'' dır. arapça karşılığı ''allah''tır. ibraniler ise "yehova" ismini kullanmaktadır. bizim arap türklerinin lügatında ise bir küfürdür, günahtır, hakarettir ama siz çok aldırmayın onlara...
  • bizden daha güçlüdür ama daha iyi değildirler
  • bize yaşadığımız süre boyunca uslu olmamızı öğütlüyor, sonra da şaraptan oluşan ırmaklar içinde sonsuz bir sarhoşluğu vadediyorlar.

    ben ayyaşlara inanıyorum, dünyayı onlar değiştirecek. (içmedikleri sürece tabii)
  • inanılmayan tanrılar mı ölür, direnilmeyen tanrılar mı ölür?

    aslında saldırgan insan kardeşler* bizden onları sevmememizin hesabını soruyorlar. 'bensiz nereye gidiyorsun?' diye sorguluyorlar. sevmemek hesap sorulabilir bir şey değil, ama sevilmemenin* saldırganlaştırması anlaşılır. bu tüm diğer ve genel ilişkiler için de geçerli. paranoyak, şizofren, takıntılı, histerik, mantık evliliği, paraya veya güce tapan kardeşler, neyse, muhataplar hep çaresiz de olsa alacaklılar. bak dilenciler de sırada olmalı. rte de sırada. sanal karakterler, cinler, şeytanlar, tanrılar, kurumlar hepsinin haklı-haksız diyecekleri, söyleyip isteyecekleri (alamayacakları) var. (bkz: ilişkiler/@ibisile)

    "insanın dilediği gibi bir tanrı, tanrılar içinde en katlanılmazı olurdu." elias canetti - die stimmen von marrakesch

    [eğer alınyazısı birini kötülük için yaratmışsa, onu kimse bundan vazgeçiremez; iyilerin yaratıcı iradeyi iyilik için kullandıkları kötüler de bunu kötülük için kullanırlar. bu nedenle özünde iyi olan birinin kötülük yapması o kadar büyük tehlike yaratmaz. çünkü davranışının bilincine vardığında, eyleminden pişmanlık duyar. bir iç çatışmaya hedef olabilir ya da korku duyabilir, bu olasıdır ama, her şey biraz katlantı sonucu düzene girecektir. doğulu düşünce şöyle der: "tanrıların isteğine göre, ya kral ya dilenci ya da suçlu rolü oynayacaksın."] carl gustav jung - insan ruhuna yöneliş

    "delilerin sesleriyle sanrılarının ve nevrotiklerin korkularıyla saplantılarının aklın kontrolünün ötesinde olduğunu ve benin istemli bir biçimde rüyalar üretemeyeceğini, yalnızca görmek zorunda olduğu rüyaları göreceğini bir kez kabul eder etmez önce tanrıların, sonra teolojinin geldiğini de anlayabiliriz." carl gustav jung - aspects of the masculine

    "sadece tanrılar gökkuşağı köprüsünü güvenle geçebilir; ölümlüler düşer ve ölürler, çünkü gökkuşağı bedenleri olan insanların kullanabileceği bir yol değil, sadece gökyüzünün üstünden geçen bir şekildir. insanlar onun altından geçmelidir." carl gustav jung - rüyalar

    "böyle bir küfür, sola doğru hareketin bir diabolica fraus olduğu, maymunun da şeytan olduğu varsayımına yol açabilir - çünkü şeytan aslında "tanrının maymunu" olarak görülür. bu sebeple sola doğru hareket* "kara hazretleri"ni tanrının yerine koymaya hazırlamak amacıyla ilahi gerçeği saptırmak olacaktır. ama bilinçdışının bu tarz dine küfretme gibi niyetleri yoktur; o sadece modern insanda olmayan son dionysus'u din dünyasına geri getirmeye çalışmaktadır. (nietzsche'nin hatırı kalmasın.) (...) ortaçağ karnavalları ve kilisedeki jeux de paume nispeten erken kaldırılmıştır. sonuç olarak karnaval laikleşmiş ve bununla birlikte ilahi sarhoşluk kutsal mekanlardan uzaklaştırılmıştır. geriye yas tutma, ciddiyet, ağırlık ve ölçülü ruhsal neşe kalmıştır. ancak cinnetin en doğrudan ve tehlikeli formu olan sarhoşluk tanrılardan yüz çevirmiş ve tüm coşku ve infialiyle insan dünyasını içine almıştır. pagan dinleri sarhoş esrikliğine kendi inançlarında yer vererek bu tehlikeyle yüzleşmiştir. herakleitos, "ama hades de, uğruna çıldırdıkları ve şarap ziyafeti sürdükleri dionysus'la aynı" derken, hiç şüphesiz bunun arkasında yatanı görmüştür. işte bu sebeple hades'ten beri tehdit oluşturan tehlikeyi kovmak için cümbüşlere dini bir izin verilmiştir. ancak bizim yaptığımız sadece, cehennemin kapılarını açmaya yaramıştır." carl gustav jung - rüyalar

    (ilk giri tarihi: 9.7.2018)